Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Det er sådan, jeg hjælper andre ofre. Og det er min sidste bøn til jer:
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Det här är mitt sätt att hjälpa andra offer och det är min sista uppmaning till er.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.É a minha forma de ajudar outras vítimas e é o último apelo que vos faço.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.È il mio modo di aiutare altre vittime, ed è la richiesta finale che vi faccio.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.E modul meu de a ajuta alte victime și e rugămintea mea finală față de voi.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Es mi manera de ayudar a otras víctimas, y es mi última petición hacia Uds.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Ez az én módom arra, hogy segítsek más áldozatokon is, és ez az utolsó kérésem magukhoz.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Het is mijn manier om andere slachtoffers te helpen en het is mijn slotvraag aan jou.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Je to můj způsob, jak pomáhat ostatním obětem a toto je má závěrečná prosba na vás.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.이것이 제가 다른 피해자들을 돕는 방식입니다. 제가 여러분께 마지막으로 부탁드리고 싶은 것은 이것입니다.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Tämä on tapani auttaa muita uhreja, ja se on viimeinen pyyntöni teille.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.To mój sposób na pomoc innym ofiarom, i to moja końcowa prośba do was.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Είναι ο τρόπος μου να βοηθάω άλλα θύματα, και είναι η τελευταία μου παράκληση προς εσάς.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.По този начин помагам на другите жертви, което е и моята последна молба към вас.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Это мой способ помочь другим жертвам. У меня к вам есть просьба.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.זוהי דרכי לעזור לקורבנות אחרים, וזוהי בקשתי האחרונה אליכם.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.هي طريقتي في مساعدة ضحايا آخرين، وهو أخر طلب مني لكم.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.あなたに最後のお願いです ここで聞いた事を話してください
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.De sa att jag var ett dyrbart offer- -och att allt var förstört om jag dog.
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.De sagde, at jeg var et dyrebart offer, - - og at alt var ødelagt, hvis jeg døde.
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.Dijeron que yo era un sacrificio muy importante y que les fastidiaría que muriera.
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.Disseram que era um sacrifício precioso e que teriam problemas, se eu morresse.
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.Hanno detto che ero un prezioso sacrificio, e che se fossi morto sarebbero stati fregati.
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.He sanoivat, että olen arvokas uhri- -ja he ovat pulassa, jos kuolen.
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.Mówili, że jestem cenną ofiarą i że mieliby przechlapane, gdybym zginął.
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.Είπαν ότι ήμουν πολύτιμη θυσία, και ότι θα την είχαν βαμμένη αν πέθαινα.
Benim değerli bir kurban olduğumu ve ölürsem mahvolacaklarını söylediler.Они сказали, что я - драгоценная жертва, и что им будет очень неприятно, если я умру.
Ben... kurbanlardan biri miyim?Är jag...ett av offren?
Ben... kurbanlardan biri miyim?Er jeg ... et af ofrene?
Ben... kurbanlardan biri miyim?Eu sou... um dos sacrifícios?
Ben... kurbanlardan biri miyim?Io sarei... uno dei sacrifici?
Ben... kurbanlardan biri miyim?Jestem... jedną z ofiar?
Ben... kurbanlardan biri miyim?Olenko minä yksi uhreista?
Ben... kurbanlardan biri miyim?¿Yo soy... uno de los sacrificios?
Ben... kurbanlardan biri miyim?Είμαι μία από τις θυσίες;
Ben... kurbanlardan biri miyim?Я... одна из жертв?
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.Dat toont de namen van de duizenden slachtoffers door een mooi concept, "zinvolle nabijheid" genaamd.
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.Es zeigt die Namen tausender Opfer und nutzt das schöne Konzept "bedeutungsvoller Nähe".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.Exibe os nomes de milhares de vítimas usando um belo conceito chamado "proximidade significativa".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.Il affiche les noms des milliers de victimes en utilisant un beau concept appelé "adjacence significative".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.거기엔 수천명의 피해자들의 이름이 "의미있는 인접성"이라고 불리는 아름다운 개념을 이용해 전시되었습니다
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.Mostra i nomi di migliaia di vittime utilizzando un bellissimo concetto detto "adiacenze significative".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.Muestra los nombres de miles de víctimas, usando un hermoso concepto llamado "colindancia significativa".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.Przedstawia on nazwiska tysięcy ofiar wykorzystując piękny pomysł - "wymowną bliskość".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.Tượng đài in tên của hàng ngàn nạn nhân sử dụng một khái niệm tuyệt đẹp được gọi là "Sự liền kề ý nghĩa".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.На нем отображаются имена тысяч жертв с использованием красивой концепции "значимой смежности".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.היא מציגה את שמות של אלפי הקורבנות כשהם משתמשים באמצעות רעיון יפה בשם "קירבה משמעותית".
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.يظهر أسماء آلاف الضحايا مستخدما مفهوما جميلا يدعى "الجوار ذا معنى."
Binlerce kurbanın ismini 'anlamlı bitişiklik' dedikleri güzel bir konsept ile sergilediler.美しいコンセプトに基づいて 何千もの犠牲者の名前を表示しています そこでは犠牲者の名が友人 家族 同僚など
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.E dovrebbe essere un uomo, è l'unica richiesta che ti faccio.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.És férfinek kell lennie, ez az egyetlen feltételem.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.Et ça doit être une victime mâle, c'est la seule chose.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.Het moet een mannelijk slachtoffer zijn.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.한 가지, 남자분만 뽑으셔야 합니다.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.Lo único es que la víctima tiene que ser varón.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.Ofiarą powinien być mężczyzna, to jedyny warunek.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.Si trebuie sa fie un barbat, acesta este singurul lucru.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.Und es sollte ein männliches Opfer sein, das ist alles.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.Và đó phải là một nạn nhân nam, thế thôi.
Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.Και πρέπει να είναι αρσενικό θύμα, αυτό είναι το μόνο.