Az önce değerli kurbanlarımızdan birini öldürmek üzereydin.Chciałeś zabić jedną z naszych cennych ofiar.
Az önce değerli kurbanlarımızdan birini öldürmek üzereydin.Du höll på att döda ett av våra offer.
Az önce değerli kurbanlarımızdan birini öldürmek üzereydin.Du var ved at dræbe et af vores ofre.
Az önce değerli kurbanlarımızdan birini öldürmek üzereydin.Estavas prestes a matar um dos nossos preciosos sacrifícios.
Az önce değerli kurbanlarımızdan birini öldürmek üzereydin.Melkein tapoit yhden kallisarvoisista uhreistamme.
Az önce değerli kurbanlarımızdan birini öldürmek üzereydin.Stavi quasi per ammazzare un nostro prezioso sacrificio.
Az önce değerli kurbanlarımızdan birini öldürmek üzereydin.Θα σκότωνες ένα από τα πολύτιμα θυσιάσματά μας.
Az önce değerli kurbanlarımızdan birini öldürmek üzereydin.Ты чуть не убил одну из наших драгоценных жертв.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.A Balák obetujúc nabil volov a drobného dobytka a poslal Balámovi a kniežatám, ktoré boly s ním.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.A tak Balak dał nabić wołów i owiec, i posłał do Balaama, i do książąt, którzy z nim byli.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balac a jertfit boi şi oi, şi a trimes din ei lui Balaam şi căpeteniilor cari erau cu el.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ba-lác giết những bò và chiên , sai dâng cho Ba-la-am và các sứ_thần đã đi với người .
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ba-lác giết những bò và chiên, sai dâng cho Ba-la-am và các sứ thần đã đi với người.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak immolò bestiame grosso e minuto e mandò parte della carne a Balaam e ai capi che erano con lui
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak ofrede her Hornkvæg og Småkvæg og sendte noget til Bileam og Høvdingerne, der var hos ham.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak sacrifia des boeufs et des brebis, et il en envoya à Balaam et aux chefs qui étaient avec lui.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.És vágata Bálák ökröket és juhokat, és küldé Bálámnak és a fejedelmeknek, a kik vele valának.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ja Baalak teurasti raavaita ja lampaita ja lähetti ne Bileamille ja päämiehille, jotka olivat hänen luonansa.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Kdežto nabiv Balák volů a ovec, poslal k Balámovi a k knížatům, kteříž s ním byli.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.발락이 우양을 잡아 발람과 그와 함께 한 귀족을 대접하였더라
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Luego Balac hizo matar toros y ovejas, y envió porciones a Balaam y a los principales que estaban con él
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Och Balak slaktade fäkreatur och småboskap och sände till Bileam och de furstar som voro med honom.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Og Balak ofret storfe og småfe og sendte til Bileam og de høvdinger som var med ham.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Und Balak opferte Rinder und Schafe und sandte davon an Bileam und an die Fürsten, die bei ihm waren.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.waar koning Balak ossen en schapen offerde en ook aan Bileam en de boodschappers dieren gaf voor hun offers.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.И Валак жертвува говеда и овци, и изпрати от тях и на Валаама и на първенците, които бяха с него,
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.И заколол Валак волов и овец, и послал к Валааму и князьям, которые были с ним.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.ויזבח בלק בקר וצאן וישלח לבלעם ולשרים אשר אתו׃
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.فذبح بالاق بقرا وغنما وارسل الى بلعام والى الرؤساء الذين معه
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.巴 勒 宰 了 〔 原 文 作 獻 〕 牛 羊 、 送 給 巴 蘭 和 陪 伴 的 使 臣
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.巴勒宰 了 〔 原文 作獻 〕 牛羊 、 送給巴蘭 和 陪伴 的 使臣
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.A povedal mi: Tieto dvorce sú domom variacich, kde varia svätoslužobníci domu bitnú obeť ľudu.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Egli mi disse: «Queste sono le cucine dove i servi del tempio cuoceranno i sacrifici del popolo»
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Então me disse: Estas são as cozinhas, onde os ministros da casa cozerão o sacrifício do povo.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.És monda nékem: Ez a fõzõház, a hol fõzzék a háznak szolgái a nép véres áldozatát.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.In mi reče: To so kuhinje, kjer naj hišni strežaji kuhajo klalno daritev ljudstva.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.I řekl mi: Ta jsou místa těch, kteříž vaří, kdežto vaří služebníci domu oběti lidu.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.I rzekł mi: Te miejsca są tych, którzy warzą, gdzie słudzy domu warzą ofiary ludu.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Ja hän sanoi minulle: "Nämä ovat keittäjäin suojat, joissa temppelipalvelijat keittävät kansan teurasuhrit".
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.그가 내게 이르시되 이는 삶는 부엌이니 전에 수종드는 자가 백성의 제물을 여기서 삶을 것이니라 하시더라
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Người bảo ta rằng : Ðây là những nhà_bếp , là nơi những kẻ làm_việc trong nhà nấu thịt tế của dân_sự .
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Người bảo ta rằng: Ðây là những nhà bếp, là nơi những kẻ làm việc trong nhà nấu thịt tế của dân sự.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Och han sade till mig: »Detta är de kök i vilka husets tjänare skola koka folkets slaktoffer.»
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Og han sagde til mig: "Her er Køkkenerne, hvor de, der gør Tjemmesle i Templet, skal koge Folkets Slagtofre."
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Og han sa til mig: Dette er de kokehus hvor husets tjenere* skal koke folkets slaktoffer. / {* ESK 44, 11.}
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Und er sprach zu mir: Dies sind die Küchen, darin die Diener des Hauses kochen sollen, was das Volk opfert.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.И сказал мне: „вот поварни, в которых служители храма варят жертвы народные".
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Тогава ми каза: Тия са готварниците, дето служителите на дома ще варят жертвите на людете.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.ויאמר אלי אלה בית המבשלים אשר יבשלו שם משרתי הבית את זבח העם׃
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.ثم قال لي هذا بيت الطبّاخين حيث يطبخ خدام البيت ذبيحة الشعب
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.他 對 我 說 、 這 都 是 煮 肉 的 房 子 、 殿 內 的 僕 役 、 要 在 這 裡 煮 民 的 祭 物
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.他 對我說 、 這都 是 煮肉 的 房子 、 殿內 的 僕役 、 要 在 這裡 煮 民 的 祭物
Baykuş kurbanının yerini belirliyor ve onu ele geçiriyorAle Buřňáček je omráčený, a sova si jej všimne než se stačí vrátit pod zem.
Baykuş kurbanının yerini belirliyor ve onu ele geçiriyorBufniţa îl vede cum încearcă să se întoarcă în subteran.
Baykuş kurbanının yerini belirliyor ve onu ele geçiriyorNhưng con hải âu đứng lại Con cú phát hiện ra nó đang cố chui xuống dưới
Baykuş kurbanının yerini belirliyor ve onu ele geçiriyorΗ κουκουβάγια τον εντοπίζει καθώς προσπαθεί να ξαναχωθεί.
Baykuş kurbanının yerini belirliyor ve onu ele geçiriyorТеперь сова пытается добраться до гнезда в расщелине.
Baykuş kurbanının yerini belirliyor ve onu ele geçiriyorהינשוף צופה בו מנסה לחזור .אל מתחת לפני הקרקע
Baykuş kurbanının yerini belirliyor ve onu ele geçiriyorالبومة تكتشفه تحاول العودة تحت الأرض
Bazı kurbanlar gerektirdiği anlaşılıyordu ve bir şeyler yapmak için bizi kullanacaktın.Ja, det lät som att nån skulle offras- -och att ni skulle använda oss för att göra nåt.