Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.ואני אמרתי, "טוב, אני לא ממש בעניין של התרבות צפרדעים.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.قلت لها، " أجل, أتعلمين، أنا لست على دراية كافية بتكاثر الضفادع.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.「雌が卵を産むんだと思う」
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Các bạn thấy côn trùng, ếch, rắn, đại bàng, bướm, ếch, rắn, đại bàng.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Du ser insekter frøer, slanger, ørne, sommerfugle, - frøer, slanger, ørne.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Immagini di insetti, rane, serpenti, aquile, farfalle, rane, serpenti, aquile.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Je ziet insecten, je ziet kikkers, slangen, adelaars, vlinders, kikkers, slangen, adelaars.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.곤충들을 볼 수 있고, 개구리, 뱀, 독수리, 나비들을 볼 수 있습니다. 개구리, 뱀, 독수리.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Láthatnak bogarakat, békákat, kígyókat, sasokat, pillangókat, békákat, kígyókat, sasokat.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Man sieht Insekten, man sieht Frösche, Schlangen, Adler, Schmetterlinge, Frösche, Schlangen, Adler.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Se ven insectos. Se ven ranas, culebras, águilas, mariposas, ranas, culebras, águilas.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vedeți insecte, broaște, șerpi, vulturi, fluturi, broaște, șerpi, vulturi.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vemos insetos, vemos sapos, cobras, águias, borboletas, rãs, cobras, águias.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vidíte tu hmyz, žaby, hady, orly, motýle, žaby, hady, orly.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Widzicie owady, żaby, węże, orły, motylki, żaby, węże, orły.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Βλέπετε έντομα, βλέπετε βατράχια, φίδια, αετούς, πεταλούδες, βατράχια, φίδια, αετούς.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Виждате насекоми, виждате жаби, змии, орли, пеперуди, жаби, змии, орли.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.На них насекомые - лягушки, змеи, орлы, бабочки, лягушки, змеи, орлы.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Ось комахи, жаби, змії, орли, метелики, жаби, змії, орли.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.רואים חרקים, רואים צפרדעים, נחשים, עיטים, פרפרים, צפרדעים, נחשים, עיטים.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.ترون حشرات، ترون ضفادع، ثعابين، صقور، فراشات، ضفادع، ثعابين، صقور.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.今度はカエル ヘビ ワシ チョウチョウ カエル ヘビ ワシ この反転おもちゃは
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Aaron şi -a întins mîna peste apele Egiptului; şi au ieşit broaştele şi au acoperit ţara Egiptului.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Arão, pois, estendeu a mão sobre as águas do Egito, e subiram rãs, que cobriram a terra do Egito.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông rạch xứ Ê-díp-tô, ếch nhái bò lên lan khắp xứ.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông_rạch xứ Ê - díp-tô , ếch_nhái bò lên lan khắp xứ .
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Då räckte Aron ut sin hand över Egyptens vatten, och paddor stego upp och övertäckte Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Entonces Aarón extendió su mano sobre las aguas de Egipto, y subieron ranas que cubrieron la tierra de Egipto
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.És kinyujtá kezét Áron Égyiptom vizeire, és békák jövének fel és ellepék Égyiptom földét.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.In iztegne Aron roko svojo nad vodami Egipta, in žabe so prilezle na dan in pokrile deželo Egiptovsko.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.I vztáhl Aron ruku svou na vody Egyptské; a vystoupily žáby a přikryly zemi Egyptskou.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.아론이 팔을 애굽 물들 위에 펴매 개구리가 올라와서 애굽 땅에 덮이니
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Maka Harun mengacungkan tongkatnya ke atas semua air, lalu muncullah katak-katak memenuhi seluruh negeri
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Niin Aaron ojensi kätensä Egyptin vetten yli, ja sammakoita nousi, ja ne peittivät Egyptin maan.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Og Aron rakte sin Hånd ud over Ægyptens Vande. Da kravlede Frøerne op og fyldte Ægypten.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Og Aron rakte ut sin hånd over Egyptens vann, og froskene kom op og dekket hele Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Vtedy vystrel Áron svoju ruku na egyptské vody, a vyšly žaby a pokryly Egyptskú zem.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Аарон простер руку свою на воды Египетские; и вышли жабы и покрыли землю Египетскую.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.И Аарон простря ръката си над египетските води и възлязоха жабите и покриха Египетската земя.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.ויט אהרן את ידו על מימי מצרים ותעל הצפרדע ותכס את ארץ מצרים׃
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.فمدّ هرون يده على مياه مصر. فصعدت الضفادع وغطت ارض مصر.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.亞 倫 便 伸 杖 在 埃 及 的 諸 水 以 上 、 青 蛙 就 上 來 遮 滿 了 埃 及 地
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.亞倫 便 伸 杖 在 埃及 的 諸水 以上 、 青蛙 就 上 來遮滿 了 埃及 地
Bu sesler; böceklerin, sürüngenlerin, kurbağaların, kuşların ve memelilerin anlık ve örgütlü bir anlatımıdır.벌레, 파충류, 양서류, 조류와 포유류가 함께 만들어내는 즉흥적이면서도 조직된 표현입니다.
Bu sesler; böceklerin, sürüngenlerin, kurbağaların, kuşların ve memelilerin anlık ve örgütlü bir anlatımıdır.ביטוי מיידי ומאורגן של חרקים, זוחלים, דו חיים, עופות ויונקים
Bu sesler; böceklerin, sürüngenlerin, kurbağaların, kuşların ve memelilerin anlık ve örgütlü bir anlatımıdır.ذلك التّعبير اللحظي المنتظم للحشرات، الزواحف، البرمائيات، الطيور و الثديات.
Bu sesler; böceklerin, sürüngenlerin, kurbağaların, kuşların ve memelilerin anlık ve örgütlü bir anlatımıdır.即興のハーモニーです 自然界からわき上がる すべてのサウンドスケープは
Bu yüzden, kurbağaları öperek vaktini harcamana hiç gerek yok!Así que, ¡no tienes que perder tiempo besando sapos!
Bu yüzden, kurbağaları öperek vaktini harcamana hiç gerek yok! [Daha fazla gülüşler] Çok iyi...(gelach) (Meer gelach)
Bu yüzden, kurbağaları öperek vaktini harcamana hiç gerek yok!Не так ли? Так что тебе не нужно терять время, целуя лягушек (в поисках принца)!
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenEr waren krekels en vogels en kikkers die geluid maakten.
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenGdzie świerszcze, ptaki i żaby wydawały swoje odgłosy. I kiedy tak siedzieliśmy, zza gór zaczęły nadchodzić
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenIl y avait des bruits de criquets, d'oiseaux et de grenouilles et nous nous sommes assis là.
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerinden거기서 귀뚜라미, 새, 개구리들이 울고 있었는데 우리가 앉자 저너머 산 북쪽에서
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenKörülöttünk tücskök, madarak és békák zenéltek, és mi ott ültünk, miközben északról a hegyek mögül
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenSe auzeau greieri, păsărele și orăcăitul broaștelor.
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenΑκούγαμε τους γρύλους, τα πουλιά και τα βατράχια,
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenСлушахме шума от щурците, птиците и жабите.
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenצרצרים, ציפורים וצפרדעים הרעישו שם, ובעודנו יושבים שם, הגיעו מעל להרים
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenوكانت هناك الصراصير والطيور والضفادع تصدر أصواتا، وجلسنا هناك، فوق الجبال بالجهة