Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Dersom du nekter å la dem fare, da vil jeg plage hele ditt land med frosk.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Ha pedig te el nem akarod bocsátani, ímé én egész határodat békákkal verem meg.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Jika engkau menolak, negeri ini akan Kupenuhi dengan katak sebagai hukuman
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.네가 만일 보내기를 거절하면 내가 개구리로 너의 온 지경을 칠 지라
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Mas se recusares deixá-lo ir, eis que ferirei com rãs todos os teus termos.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Men hvis du vægrer dig ved at lade dem rejse, se, da vil jeg plage hele dit Land med Frøer;
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Men om du icke vill släppa dem, se, då skall jag hemsöka hela ditt land med paddor.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Mutta jos kieltäydyt päästämästä heitä, niin katso, minä rankaisen koko sinun maatasi sammakoilla.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Nếu ngươi không tha cho đi , nầy ta sẽ giáng tai_nạn ếch_nhái khắp bờ_cõi ngươi .
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Nếu ngươi không tha cho đi, nầy ta sẽ giáng tai nạn ếch nhái khắp bờ cõi ngươi.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Pakli nebudeš chtíti propustiti, aj, já raním všecky krajiny tvé žabami.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Tedy wyciągnął Aaron rękę swą na wody Egipskie, i wylazły żaby, które okryły ziemię Egipską.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Y si rehúsas dejarlo ir, he aquí yo castigaré todo tu territorio con una plaga de ranas
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.και αν δεν θελης να εξαποστειλης αυτον, ιδου, εγω θελω κτυπησει παντα τα ορια σου με βατραχους
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.если же ты не согласишься отпустить, то вот, Я поражаю всю область твою жабами;
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Но ако откажеш да ги пуснеш, ето, Аз ще поразя всичките ти предели с жаби.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.ואם מאן אתה לשלח הנה אנכי נגף את כל גבולך בצפרדעים׃
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.وان كنت تأبى ان تطلقهم فها انا اضرب جميع تخومك بالضفادع.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.你 若 不 肯 容 他 們 去 、 我 必 使 青 蛙 糟 蹋 你 的 四 境
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.你 若 不 肯 容 他 們去 、 我 必 使 青蛙 糟蹋 你 的 四 境
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.날아다니는 새를 지켜보는 것은 서투른데다 개구리의 울음소리는 들을 수도 없었습니다
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.Ternyata saya tidak pandai mengamati burung dan tidak mampu melacak panggilan kodok.
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.גיליתי שאני גרוע במעקב אחר ציפורים, ולא יכולתי גם לעקוב אחרי קרקורי הצפרדעים.
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.وجدت أنني كنت قمئ في مشاهدة الطيور وكذلك لم أستطع ترقب نداء الضفدع.
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.そこで親指と人差し指の間に収まるほど小さくて
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.(77:45) послал на них насекомых, чтобы жалили их, и жаб, чтобы губили их;
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Cum a trimes împotriva lor nişte muşte otrăvitoare, cari i-au mîncat, şi broaşte, cari i-au nimicit.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.da er Ungeziefer unter sie schickte, daß sie fraß, und Frösche, die sie verderbten,
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Dopustil na ně směsici žížal, aby je žraly, a žáby, aby je hubily.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Envió contra ellos enjambres de moscas que los devoraban, y ranas que los infestaban
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.han sände bland dem flugsvärmar, som åto dem, och paddor, som voro dem till fördärv.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Han sendte imot dem fluesvermer som fortærte dem, og frosk som fordervet dem.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Hij stuurde steekvliegen, die hun het leven onmogelijk maakten en kikkers die overal zaten.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Ia menyiksa mereka dengan lalat yang banyak, dan membiarkan tanah mereka dimusnahkan katak
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Il envoya contre eux des mouches venimeuses qui les dévorèrent, Et des grenouilles qui les détruisirent.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.파리 떼를 저희 중에 보내어 물게 하시고 개구리를 보내어 해하게 하셨으며
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.lähetti heidän sekaansa paarmoja, jotka heitä söivät, ja sammakoita, jotka tuottivat heille häviötä;
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Legyeket bocsáta reájok, a melyek emészték õket, és békát, a mely pusztítá õket.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Mandò tafàni a divorarli e rane a molestarli
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Ngài sai muỗi cắn nuốt họ , Và ếch làm hại chúng_nó ;
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Ngài sai muỗi cắn nuốt họ, Và ếch làm hại chúng nó;
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Poslal je nanje pasje muhe, ki so jih žrle, in žabe, ki so jih ugonabljale.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Poslal na nich smesicu, žižaly, ktorá ich žrala, a žaby, ktoré ich hubily.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Przepuścił na nich rozmaite muchy, aby ich kąsały, i żaby, aby ich gubiły:
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.sendte Myg imod dem, som åd dem, og Frøer, som lagde dem øde,
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Também lhes mandou enxames de moscas que os consumiram, e rãs que os destruíram.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Απεστειλεν επ' αυτους κυνομυιαν και κατεφαγεν αυτους, και βατραχους και εφανισαν αυτους.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.Как прати върху тях рояци мухи, които ги изпоядоха, И жаби, които ги изпогубиха,
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.ישלח בהם ערב ויאכלם וצפרדע ותשחיתם׃
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.ارسل عليهم بعوضا فاكلهم وضفادع فافسدتهم.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.他 叫 紳 蠅 成 群 、 落 在 他 們 當 中 、 嘬 盡 他 們 . 又 叫 青 蛙 滅 了 他 們
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.他 叫 紳蠅 成群 、 落在 他 們當 中 、 嘬盡 他 們 . 又 叫 青蛙 滅 了 他們
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.وجمعوها كوما كثيرة حتى أنتنت الارض.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.A bogarakat megeszik a békák, azokat a kígyók, a kígyókat a sasok.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.De insecten worden opgegeten door de kikkers, de kikkers door de slangen, de slangen door de adelaars.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Ếch ăn côn trùng; Rắn ăn ếch; Đại bàng ăn rắn.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Gli insetti mangiati dalle rane, le rane dai serpenti; i serpenti dalle aquile.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Hmyz je jedený žabami, žaby sú jedené hadmi, hady sú jedené orlami.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Hmyz je sežrán žábami, ty zase hady; hadi jsou sežráni orly.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Insectele sunt mâncate de broaște; broaștele sunt mâncate de șerpi; șerpii sunt mâncați de vulturi.