Ana içeriğe geç
Sözlük

kurbağa ile cümle

kurbağa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Kurbağa Kermit bana hiçbir şey ifade etmiyor.""كيرمت الضفدع لا يمثل أي شئ بالنسبة لي"
"Kurbağa Kermit bana hiçbir şey ifade etmiyor."アニメは我慢できても
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.A bogarakat megeszik a békák, azokat a kígyók, a kígyókat a sasok.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.De insecten worden opgegeten door de kikkers, de kikkers door de slangen, de slangen door de adelaars.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Ếch ăn côn trùng; Rắn ăn ếch; Đại bàng ăn rắn.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Gli insetti mangiati dalle rane, le rane dai serpenti; i serpenti dalle aquile.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Hmyz je jedený žabami, žaby sú jedené hadmi, hady sú jedené orlami.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Hmyz je sežrán žábami, ty zase hady; hadi jsou sežráni orly.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Insectele sunt mâncate de broaște; broaștele sunt mâncate de șerpi; șerpii sunt mâncați de vulturi.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Insekter spist af frøer, frøer spist af slanger, slanger spist af ørne.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.곤충들은 개구리에게 먹힙니다; 개구리들은 뱀에 의해 먹히고; 뱀들은 독수리에게 먹힙니다.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Las ranas se comen a los insectos, las culebras se comen a las ranas, las águilas se comen a las culebras.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Os sapos comem os insetos, as cobras comem os sapos, as águias comem as cobras.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Owady zjadane przez żaby, żaby przez węże, węże przez orły.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Τα έντομα τρώγονται από τα βατράχια, τα βατράχια τρώγονται από τα φίδια, τα φίδια τρώγονται από τους αετούς.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Комах з'їдають жаби; жаб - змії; змій - орли.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Лягушка съедает насекомое, змея съедает лягушку, орел съедает змею.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.Насекомите са изяждани от жаби, жабите от змии, змиите от орли.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.החרקים נאכלים על-ידי הצפרדעים; הצפרדעים על-ידי הנחשים; הנחשים על-ידי העיטים.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.الحشرات تؤكل من طرف الضفادع؛ الضفادع تؤكل من طرف الأفاعي؛ الأفاعي تؤكل من طرف الصقور.
Kurbağalar böcekleri yer; yılanlar kurbağaları yer; kartallar yılanları yer.タカがそのヘビを食べるのです A4サイズの紙で
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.(8:10) On les entassa par monceaux, et le pays fut infecté.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.8:10 Und sie häuften sie zusammen, hier einen Haufen und da einen Haufen, und das Land stank davon.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.E ajuntaram-nas em montes, e a terra, cheirou mal.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.És rakásokba gyûjték azokat össze és a föld megbüszhödék.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.In nagrabili so jih velike grmade, in smrdela je zemlja.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.I shrnuli je na hromady; a nasmradila se země.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Ja he kokosivat niitä läjittäin, ja maa rupesi haisemaan.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.사람들이 모아 무더기로 쌓으니 땅에서 악취가 나더라
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Las juntaron en muchos montones, y la tierra apestaba
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Le-au strîns grămezi, şi ţara s'a împuţit.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Người ta dồn ếch nhái lại từ đống, và cả xứ hôi thúi lắm.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Người_ta dồn ếch_nhái lại từ đống , và cả xứ hôi thúi lắm .
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Och man kastade dem tillsammans i högar, här en och där en; och landet uppfylldes av stank.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.og de samlet dem i dyngevis, og landet blev fylt med stank.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.og man samlede dem sammen i Dynger, så Landet kom til at stinke deraf.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Orang Mesir mengumpulkan bangkai katak-katak itu sampai bertimbun-timbun, sehingga seluruh negeri berbau busuk
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Vtedy ich zhŕňali na hromady, a nasmradila sa zem.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Ze werden op grote hopen bij elkaar gegooid.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Και συνηγαγον αυτους σωρους, και εβρωμησεν η γη.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.и собрали их в груды, и воссмердела земля.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.И събраха ги на купове: и земята се усмърдя.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.ויצברו אתם חמרם חמרם ותבאש הארץ׃
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.وجمعوها كوما كثيرة حتى أنتنت الارض.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.眾 人 把 青 蛙 聚 攏 成 堆 、 遍 地 就 都 腥 臭
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.眾人 把 青蛙 聚 攏成堆 、 遍地 就 都 腥臭
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››As rãs, pois, se apartarão de ti, e das tuas casas, e dos teus servos, e do teu povo; ficarão somente no rio.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››A widząc Farao, że miał wytchnienie, obciążył serce swoje, i nie usłuchał ich, jako był powiedział Pan.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››Frøerne skal vige bort fra dig, dine Huse, dine Tjenere og dit Folk; kun i Nilen skal de blive tilbage."
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››Froskene skal vike fra dig og dine hus og fra dine tjenere og ditt folk; bare i elven skal de bli tilbake.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››In zapustijo žabe tebe in hiše tvoje in služabnike tvoje in ljudstvo tvoje, samo v reki ostanejo.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››I odejdou žáby od tebe a od domů tvých, i od služebníků tvých a od lidu tvého; toliko v řece zůstanou.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››개구리가 왕과 왕궁과 왕의 신하와 왕의 백성을 떠나서 하수에만 있으리이다 하고
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››Las ranas se irán de ti, de tus casas, de tus servidores y de tu pueblo, y solamente quedarán en el Nilo
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››Tak tedy ujdú žaby od teba, z tvojich domov, od tvojich služobníkov a od tvojho ľudu. Zostanú iba v rieke.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››Vậy , ếch_nhái sẽ lìa xa bệ_hạ , cung_điện , tôi_tớ , cùng_dân sự của bệ_hạ ; chỉ còn lại dưới sông mà thôi .
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››Vậy, ếch nhái sẽ lìa xa bệ hạ, cung điện, tôi tớ, cùng dân sự của bệ hạ; chỉ còn lại dưới sông mà thôi.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››Жабите ще се махнат от тебе от къщите ти, от слугите ти и от людете ти; само в реката ще останат.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››и удалятся жабы от тебя, от домов твоих, и от рабов твоих и от твоего народа; только в реке они останутся.
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››וסרו הצפרדעים ממך ומבתיך ומעבדיך ומעמך רק ביאר תשארנה׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod