Ana içeriğe geç
Sözlük

kurar ile cümle

kurar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kontrol kabinine yerleştirilen dayanıklı bir bilgisayar MFC kartı sayesinde robot sistemi ile iletişim kurar.Komputer przemysłowy, umieszczony w szafie sterowniczej, komunikuje się z systemami robotów przez kartę MFC.
Ayrıca "Doku Film" isminde bir yapım şirketi kurarak yapımcılığa başladı.Powstał także film zatytułowany Doki Doki!
Shore House karakterini Sherlock Holmes'la paralellikler kurarak yazdı.Sam doktor House jest częściowo wzorowany na postaci Sherlocka Holmesa.
Öncelikle Qc1,c2,t formülü kurarız.Cechy C1, C2, ...
Sonraki yıllarda kendi fabrikalarını kurarak Edeka markasıyla gıda maddeleri üretmeye başladı.W następnych latach prowadził własną firmę zajmującą się dostarczaniem farb.
1989 yılında Altıkırkbeş Yayınlarını kurar.W 1994 roku została rozegrana 16 ostatnia edycja.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Kobieta sądzi, że dzięki temu zrealizuje swoje marzenia...
Küçüklüğünden beri kitaptaki yerlere gitmenin hayalini kurar.Od dzieciństwa wykazywała zamiłowanie do książek.
Yabancı etmen, hareketli istasyonun yerleşik etmeni ile iletişim kurarak, yerini hareketli host'a bildirir.Wystrój stacji, zgodnie z jej nazwą, nawiązywać ma do ruchu robotniczego.
Görme engellilerin eğitimi için dernek kurarak başarılı çalışmalar yürüttü.Pozytywnie zdał test na wykrywaczu kłamstw.
Yavru erkekler büyüdüklerinde klandan ayrılarak diğer klanlara katılır ve kendi haremlerini kurarlar.Młode samice po osiągnięciu dojrzałości porzucają macierzyste stado i poszukują innych haremów.
Mehmedbeyova kariyerine pilot olarak ve Bakü havacılık kulübünü kurarak devam ediyordu.Mamiedbiekowa kontynuowała karierę pilotki i instruktorki w aeroklubie w Baku.
İmparator Septimus Severus, Bizans'ı yeniden kurar.Kejsar Septimius Severus återuppbygger Byzantion.
Ve insan, bu bırakılmışlık içinde tercihler ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye doğru kurar.Hos människan (och en del andra djur) finns denna i en rund, lite tunnare fördjupning av näthinnan.
Aynı yıl kendi atölyesini kurarak sanatsal çalışmalarına başladı.Samma år startade han egen arkitektverksamhet.
Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır.Och de vill ha ett stort kinesiskt bröllop.
Japonlar, bölgede Mançukuo adında bir kukla devlet kurarak, işgali II. Dünya Savaşı sonuna kadar sürdürdüler.Japan etablerade marionettstaten Manchukuo och höll området ockuperat fram till slutet av andra världskriget.
Her iki cinsden de genç ve yaşlı hayvanlar bir araya gelerek grup kurarlar ve tekrar ayrılırlar.Unga och vuxna individer av bägge kön ansluter sig till gruppen eller lämnar den.
Diğer bağışçılar bakımın sağlanmasına yardımcı olmak için birtakım vakıflar kurar.I gengäld lovades bidragsgivarna att deras särintressen skall behandlas väl.
Orada da kabasakal mahalleninü kurarlar...Se även Örjansgården (Falun)!
Bir sistem kendisini çevresinden ayırarak kendisini ve çevresini kurar.De lever som i ett vakuum, avskurna både från sin omgivning och från sig själva.
Üçü bazen birbirlerinin kelime kelime tamamlayarak bir cümle kurarlar.Ibland bildas nya ord genom att en del av ett ord plockas bort.
Kurtarma için plan kurar ve harekete geçerler.Återigen planerar de upp en räddningsaktion.
Üçlü bir araya gelerek Angel Araştırmacılık'ı "yardıma muhtaç olanlara yardım etme" ümidiyle kurarlar.Genom Angel Investigations hjälper trion de som behöver hjälp.
Ve bu amacını gerçekleştirerek Go Gur Yeo adlı güçlü bir ülke kurar.Detta fungerar bra tills hon träffar en fascinerande ung man vid namn Nino.
Burada çoğalarak Ahiköy’ü kurarlar.Vi har kommit hit och hittar en grupp månglare. ".
Kendi krallığını Tiryns'e kurar ve burada ayrıca Mycenae ve Midea'nın kurucusu olur.Eren svär att han ska utrota alla titaner och går därför med i militären tillsammans med Mikasa och Armin.
Tasarım yönetimi bir firmadaki çalışanlar, ortaya çıkan ürün ve kullanıcılar arasında ilişki kurar.Inom privat sektor är det en tätare koppling mellan beställare och konsumtion.
Jesse: Bazen iyi bir baba ve iyi bir eş olmak üzerine hayal kurarım.Tjugoåriga Sara drömmer om ett bra jobb och ett lyckligt familjeliv.
Çoğunlukla saf ormanlar kurar.Ibland besöks tätare skogar.
Kendi şirketini kurarak ticaret işiyle uğraştı.Med detta kapital börjar han göra affärer.
Tom, sık sık kız arkadaşının hayalini kurar.Tom drömmer ofta om sin flickvän.
2013'te ise Korsan Parti'yi kurarak aynı yıl yapılan seçimlerde parlamentoya girdi.Hon var under 2012 med om att grunda det isländska Piratpartiet och blev 2013 alltingsledamot för dem.
Sadece çiftleşme zamanı bazen kısa süreli beraberlik kurar.Тільки під час шлюбного сезону вони знаходяться іноді разом, у короткочасних парах.
Başka ırklarla çok nadiren temas kurarlar.Він рідко контактував з іншими людьми.
1998 yılında kendi işini kurarak Fortel Invest'te işe başladı.У 1998 році почав свій власний бізнес в Fortel Invest Oy, але пізніше продав його.
Babasının amacını yerine getirmek için çalışıyordur ve Go Gur Yeo adında yeni bir ülke kurar.Вона готується зустріти Новий рік зі своїм нареченим Іпполітом.
Gezgin erkekler bölgelerini savunur ve diğerleri üzerinde gövde boyutları ile baskınlık kurarlar.Хтось викликає підмогу, а хтось зламує замки на скринях.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Троє несамовито радіють мрії, що стає такою близькою.
Kendi kendine hayal kurarken "belki ABD başkanı olurum" dedi.А потім сам собі відповів «Певно то справа рук місцевого Шерифа».
Marx daha sonra Neue Rheinische Zeitung gazetesini kurarak yazılarını burada yayımlamaya başladı.Там він спробував знову видавати «Rheinische Zeitung».
1914 yılında kriket takımını kurarak bu takımın kaptanlığını üstlendi.Згодом, у 1946, також допомагав готувати цю команду.
Gücün aydınlık tarafına geçerek, asi birliğini kurar.Те, як світло падає на обличчя, ви повинні вловити самі.
Carol, özür dilemek için Therese ile tekrar bağlantı kurar.Він знаходить Терезу та просить у неї прощення.
Gruptan ayrılan Kay Gee kendi plak şirketi Divine Mill'ı kurar.Останній оживає, а в кабінет приходить сам Мак Дедді.
O yıllarda, sanatçı Arı Dörtlüsü adlı bir grup kurarak müzik dünyasına adım attı.У ті роки композитор увійшов у світ музики, створивши групу під назвою Bee Quartet.
Uzaklık: İnsanlar daha yakın oldukları kişilerle daha yakın mesafeden ilişki kurarlar.Muži obecně naopak zaujímají bližší vzdálenosti (a to překvapivě k mužům i ženám).
Küçüklüğünden beri kitaptaki yerlere gitmenin hayalini kurar.Od dětství tíhla ke knihám.
Kontrol kabinine yerleştirilen dayanıklı bir bilgisayar MFC kartı sayesinde robot sistemi ile iletişim kurar.V řídící skříni se nachází průmyslový počítač komunikující s robotickým systémem za pomoci MFC karty.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.Vyhýbá se hovoru o loučkách a zavede raději řeč na lov.
Unutmamak için telefonuna alarm kurar.Jeho vysílačky na volání o pomoc nereagovaly.
Kurtarma için plan kurar ve harekete geçerler.Musí vyčkat a doufat v záchranu.
Yine ilgili sistemleri kurar ve devreye alır ve uygun periyodik bakım işlemlerini yapar.Řeší různé případy a postupně získávají zasloužený věhlas...
Franklin Liam ile arkadaşlık kurar ve onu şiire yönlendirir.S Lízou ji ukradnou a chtějí ji dát Lízině kamarádce.
Aralarında farklı sesler, pozlar ve surat işaretleri ile iletişimi kurarlar.Mezi sebou komunikují celou škálou zvuků i vizuálních signálů.
İstemci, sunucunun 21 numaralı portundan kontrol bağlantısı kurarak FTP sunucusuna bağlanır.FTP server naslouchá na portu 21 na příchozí spojení z FTP klienta.
Yeni köyler kurarak veya diğer oyuncuların köylerini fethederek egemenlik alanınızı genişletebilirsiniz.Postupně může ve hře zakládat či dobývat další vesnice.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Hledání člověka a sny o milování se s ním.
Stavka, yeni ordular kurarken Alman komutanlığı mevcut mekanize birliklerini korumaya çalışıyordu.În timp ce Stavka a ridicat noi arme, a încercat să-și mențină unitățile mecanizate existente.
2007 yılında Antonio Marcegaglia, Katar’ın Doha kentinde Marcegaglia Gulf’u kurar.În Qatar, în 2007 Marcegaglia înființează societatea Marcegaglia Gulf în Doha.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod