Ana içeriğe geç
Sözlük

kurar ile cümle

kurar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Émile Levassor ile birlikte Panhard & Levassor şirketini kurar ve ilk otomobillerini 1890 yılında çıkarırlar.Ellos establecieron su propia firma, Panhard & Levassor, la cual produjo su primer automóvil en 1890.
Dişi ile erkek yıllarca birlikte kaldıkları bir ilişki kurar.Allí se encuentran con un hombre que lleva solo allí mucho tiempo.
Koridorlara tuzaklar kurar, öğrencilere eşyalar atar.La Huelga Estudiantil a Través de unas Ventanas.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.Prefieren cazar durante el día y saltan sobre su presa, de ahí su apodo común.
Tuhaf olaylar gerçekleştikten sonra, Alex ve Ben evin her yanına kamera kurar.In seguito ad alcuni strani avvenimenti, Alex e Ben posizionano delle telecamere per tutta la casa.
Aynı yıl Sosyalist Halk Cephesini kurar.Fonda il Fronte Socialista Popolare nello stesso anno.
Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır.I matrimoni con famiglie cinesi vennero fortemente incoraggiati.
Çoğunlukla saf ormanlar kurar.Evita generalmente le foreste più fitte.
Üçü bazen birbirlerinin kelime kelime tamamlayarak bir cümle kurarlar.Spesso parlano completandosi le frasi a vicenda.
Dört yıl sonra Mario Zampi ile Two Cities Films'i kurarak film endüstrisine girdi.Fondò la casa cinematografica Two Cities Films insieme a Mario Zampi.
Tünel kazıp kaçmayı ve hazineyi bulmayı kurarlar.Decide perciò di evadere, scavando un tunnel.
Rusya, çeşitli Avrupa ülkeleri ile ittifak kurarak Napolyon Fransası'na karşı savaştı.In alleanza con altri Paesi europei la Russia combatté contro la Francia di Napoleone.
Ocak 2017'de Montez Ford ile kurarak adını The Street Profits olarak belirledi.Nel gennaio del 2017 Dawkins ha formato un tag team con Montez Ford, gli Street Profits.
Kendi kendine hayal kurarken "belki ABD başkanı olurum" dedi.E aggiunse: «Credi che dovrei diventare il loro manager?».
Haçlı ordusu iç kale etrafına güvenlik karakolları ile bir kordon hattı kurarak şehir içine yerleşti.Allora abbiamo circondato la Zona con un cordone di polizia...
1948 - Claude Elwood Shannon; bilgi teorisini kurar.1948 – Claude E. Shannon pubblica Una teoria matematica della comunicazione.
1966 yılında Baçspor, İzmit Gençlik ve Doğanspor takımları birleşerek Kocaelispor'u kurarlar.Nel 1960, tuttavia, la caccia e la raccolta di giovani esemplari e di uova vennero proibite.
Başka ırklarla çok nadiren temas kurarlar.Solo raramente si incontrano nei fiumi.
Latinus’un kızı Lavinia ile evlenerek Lavinium kentini kurar.Qui, dopo aver sposato Lavinia, fonda Lavinium.
Daha sonra bir tiyatro grubu kurarak doğaçlama oyunlar sergilemeye başladı.Fu immediatamente decisa la costruzione di un nuovo teatro.
Ve bu dönem içinde dizide 6 baş karakter bir müzik grubu kurar.Ancora oggi questi complessi risultano completi dei loro sei elementi in scala musicale.
Yuvalarını ağaçlar ve sarp kayalıklara kurar.Nidifica in alberi cavi e fessure delle rocce.
Yerel anlatım öğeleriyle ilişkisini geniş bir ses düzlemi üzerinden kurar.Comunica con i fratelli attraverso un citofono interno.
Ayrıca kendi adına bir film şirketi kurarak prodüktörlük yaptı.Con lui fonda una società di produzione cinematografica.
Meg, daha sonra Jennifer adındaki bir kız ile arkadaşlık kurar.A scuola farà amicizia con un'altra ragazza di nome Irma.
( Tek başına yürüyen kişi bir dostluk kurar. )"Chi si vanta da solo è un fagiolo.")
Jesse: Bazen iyi bir baba ve iyi bir eş olmak üzerine hayal kurarım.Lui le promette che sarà un buon padre e un buon marito.
Savaşın başlamasının hemen ardından Nazi işgaline karşı küçük bir direniş grubu kurar.Un'amnistia ridiede poco dopo la libertà ai ribelli.
Mehmedbeyova kariyerine pilot olarak ve Bakü havacılık kulübünü kurarak devam ediyordu.La Mammadbeyova continuò la sua carriera di pilota ed istruttrice presso l'Airclub di Baku.
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.И только шуты по-прежнему забавляли ими народ.
Coşku halinde ruhlarla iletişim kurar.Я чувствую, что каким-то образом наши души связаны.
2007 yılında Antonio Marcegaglia, Katar’ın Doha kentinde Marcegaglia Gulf’u kurar.В 2007 году создаётся «Marcegaglia Gulf» в Дохе, Катар.
Ve istediği DERZULYA tek kıtasını kurar.Исправить единственным путём, который ему доступен...
Daha çok pusu kurarak avlanır.Только копать надо глубже.
Yeni bir grup kurarak profesyonel hayata geçmeye karar verdiler.Для воплощения идеи в жизнь была подобрана профессиональная команда.
Film çekimi sırasında yapım ekibi Belize'de bir set kurarken, eski bir tapınağı ortaya çıkarmışlardır.Во время сооружения декораций для фильма съёмочная группа обнаружила древний храм майя.
"Kırmızı Urbalı"lara karşı kendi askeri birliklerini kurarlar.Спасенные красные бойцы берут его в свой отряд.
Dokunsal ve kimyasal iletişim kurarlar.Структура и химическая связь.
Doktor, Alpha Centauri ile bağlantı kurarak Buz Savaşçılarına yardımcı olur.Доктор связывается с Альфой Центавра из Галактической Федерации, чтобы оказать помощь ледяным воинам.
1998 yılında kendi işini kurarak Fortel Invest'te işe başladı.В 1998 году начал свой собственный бизнес в Fortel Invest Oy, но позднее продал его.
Doğu Avrupa ülkeleri de sosyalist rejimler kurarak Doğu Blokunu oluşturmuşlardır.В странах Восточной Европы, занятых советскими войсками, были установлены социалистические режимы.
Sadece çiftleşme zamanı bazen kısa süreli beraberlik kurar.Как и обычно счастливая встреча с родными недолговечна.
Sorguçlarıyla iletişim kurarlar.Пришлось опрашивать свидетелей...
Gezegene zorunlu iniş yapar ve kamp kurar.Здесь на вспаханном поле и совершил вынужденную посадку.
Aralarında farklı sesler, pozlar ve surat işaretleri ile iletişimi kurarlar.Для общения и ухаживания птица использует разнообразные звуки, сигналы и показательные приёмы.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.«Усыпляет врагов, а потом съедает их сны.
Bir ağaç veya duvardaki bir delikte yuva kurar.В середине помещения или у стены помещался очаг.
Doktor ayrıca The War Games bölümünde Zaman Lordlarıyla transa geçerek iletişim kurar.Куб для связи с Повелителями времени использовал Второй Доктор в серии «Военные игры».
Rusya’ya gelen Avrupalılar’la yakınlık kurarak uygarlıkları hakkında bilgi sahibi oldu.Но его особенностью была подготовка для России людей с европейскими взглядами.
Muzaffer José de San Martín milli bir hükümet kurar.В неё вступает армия Хосе де Сан-Мартина.
İkili grup kurarak "Steve and Eydie" adıyla sahne almışlardır.Особо прославился ковёр под названием «Адам и Ева».
Ancak Annie'nin hafızasında bir bağlantı kurar, ve öldüğünü anlar.Он оставляет записку, будучи уверенным, что Энн заметила послание.
Ve insan, bu bırakılmışlık içinde tercihler ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye doğru kurar.ما هي آخرة الإنسان، وما الذي يأخذ من دنياه؟ يُصب الكلس على رأسه، والجص على جمجمته.
Tasarımın önemini anlayan Simca Avrupa'da ilk tasarım stüdyosunu kurar.وأسس سيمكا أول استوديو في أوروبا بعد أن أدرك أهمية التصميم.
Ana madde: Garip hareketi 1940 sonrası Türk şiirinde önemli izler bırakan Garip akımını Orhan Veli kurar.المقال الرئيسي: تيار الغريب أسس أورخان ولي تيار الغريب الذي ترك أثراً عهاماً في الشعر التركي بعد عام 1940.
"Register" iki uç arasında bağlantı kurar.لقد أقام الكلب _ببساطة_ رابطة بين الاشارتين .
1956 yılında ilk topluluğunu kurar.ظهرت مجموعته الأولى في 1956.
Aynı yıl, "Sanat Film"i kurarak yapımcılığa geçti ve "Pusu" filmini yaptı.وفي نفس العام أصبح منتجا تنفيذيا للسينما الروائية: القصة الحقيقية.
Doktor, Kaptan Zach ile bağlantı kurar.أشرف على البحث مشرف الأستاذ جيو Wiederhold.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.كان ينظر للذهاب للمدرسة مضيعة للوقت ويفضل الصيد والتنزه بين الأشجار.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod