Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Astea sunt răspunzătoare de parfumul florilor, prin care plantele comunică între ele.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.C'est ça qui crée le parfum de la fleur, les plantes communiquent réellement entre elles grâce à ces parfums.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Die geven de bloem haar geur. Planten communiceren via hun geuren. Planten communiceren via hun geuren.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.분비모라고 부릅니다. 저기서 바로 꽃향기를 만들고 그 향기로 다른 식물들과 의사소통을 하게 하죠.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Kwiaty potrafią porozumiewać się za pomocą zapachu.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Sie geben den Blumen ihren Duft und Pflanzen kommunizieren tatsächlich über Duftstoffe miteinander.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Ty dávají té květině její vůni a rostliny spolu dokonce navzájem komunikují pomocí svých vůní.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Và đó là thứ giúp bông hoa tạo mùi hương, và thực vật tất nhiên giao tiếp với nhau thông qua những mùi hương.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Именно они вырабатывают цветочный аромат, при помощи которого цветы и общаются между собой.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Саме завдяки цьому квітка пахне, і рослини таким чином спілкуються одна з одною - через їхні аромати.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.זה עם זה באמצעות הריח שלהם. אני רוצה לדבר על משהו באמת פשוט, על חול פשוט.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.المسماة بالترايكومز. و هذا ما يجعل الزهرة تعطي العبير، والنباتات تتواصل بالفعل فيما بينها عن طريق العبير.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.作っており 草花は実のところ 香りを使って別の個体と会話しています では ごく普通の ごく平凡な砂の話を
Ve çoğumuz böyle iletişim kurar.우리들 대부분도 사람들끼리 그렇게 소통합니다.
Ve çoğumuz böyle iletişim kurar.І таким чином більшість з нас розмовляє між собою.
Ve çoğumuz böyle iletişim kurar.何をして どう違い どう優れているかを述べ
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.A inni, tez podłączeni do Internetu, używali go jako narzędzia demokracji.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Alţii, conectaţi la Internet, au folosit Internetul ca pe un instrument al democraţiei.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Altri, anch'essi in contatto grazie a internet, ne hanno fatto uno strumento per la democrazia.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Anderen, ook verbonden via het internet, gebruikten het als instrument voor democratie.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Et d'autres, également connectés à Internet, l'ont utilisé comme un instrument de démocratie
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Jiní lidé, také připojení přes internet, ho využívají jako nástroj demokracie.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.한편, 다른 사람들은 인터넷 연결을 그들의 국가를 민주화 하는 목적으로 사용해서
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Mások, az internetet a demokrácia eszközeként használják.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Otros, igualmente conectados, lo usaron como instrumento de democracia.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Outros, também ligados pela Internet, usaram-na como instrumento da democracia.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Und andere, ebenfalls durch das Internet verbunden, setzten es als Instrument der Demokratie sein.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Другие люди использовали Интернет как демократический инструмент.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.Други хора, също свързани с интернет, го използваха като инструмент за демокрация.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.ואחרים, אשר גם מחוברים לאינטרנט, השתמשו בזה ככלי לדמוקרטיה.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.وآخرون، متصلون أيضاً عبر الإنترنت، تمكنوا من استخدامها كأداة للديموقراطية.
Ve diğer insanlar da internet üzerinden irtibat kurarak onu demokrasinin bir aracı olarak kullandılar.それを民主化の道具として使いました そして自分たちの国を
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.Et nous interagissons avec le monde physique avec nos mains.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.Interactuamos con el mundo físico, con las manos.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.Interagiamo col mondo fisico servendoci di esse.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.또한 손을 통해서 물리적 세계와 상호작용합니다.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.Şi interacţionăm cu lumea fizică folosind mâinile.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.We zijn met de fysieke wereld in contact via onze handen.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.Wir interagieren mit der Welt durch unsere Hände.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.Και αλληλεπιδρούμε με το φυσικό κόσμο με τα χέρια μας.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.И взаимодействаме с физическия свят с ръцете си.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.Мы соприкасаемся с физическим миром при помощи рук.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.ואנו יוצרים קשרים עם העולם הפיזי בעזרת הידיים.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.بل نتفاعل مع البيئة المحيطة بنا باستخدام اليدين.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.手がなくなることは
Ve genelde Polaroid verirdim, çünkü ışıkları kurarken, ışıkları kontrol ederken,Thường những lúc như thế, tôi hay đưa ảnh Polaroids vì còn phải sắp xếp ánh sáng, và kiểm tra đèn đóm.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.Așa că sper doar că vom visa bine.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.Donc j'espère seulement -- que nous saurons être des visionnaires.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.Ich hoffe, wir träumen alle schön.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.우리 모두 좋은 꿈을 갖게 되길 바랍니다.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.Spero quindi che faremo tutti del nostro meglio.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.Y sólo espero que soñemos bien.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.Zatem... Mam nadzieję, że możemy marzyć dobrze.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.И я надеюсь, что вам всё понравилось.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.Просто се надявам да мечтаем за добро.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.ורק רציתי -- אני מקווה שכולנו נחלום חלומות טובים.
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.و لذلك -- أتمنى أن الجميع يحلم - و يحلمون جيداً
Ve umuyorum ki, hepimiz güzel hayaller kurarız.ありがとうございました
Yahudi bir yazarın kitabını hala okuyor ve Yahudi bir okur da Filistinli yazarınkini, empati kurarak.유대인 작가가 쓴 소설은 읽지요. 그 반대도 마찬가지죠. 이야기하는 사람과 연결되어 감정을 이입해서요.
Yahudi bir yazarın kitabını hala okuyor ve Yahudi bir okur da Filistinli yazarınkini, empati kurarak.leest nog steeds een boek van een Joodse auteur en vice versa, er is verbinding en empathie met de verteller.