Yahudi bir yazarın kitabını hala okuyor ve Yahudi bir okur da Filistinli yazarınkini, empati kurarak.lit encore un roman d'un auteur juif, et vice versa, et établit une relation d'empathie avec le narrateur.
Yahudi bir yazarın kitabını hala okuyor ve Yahudi bir okur da Filistinli yazarınkini, empati kurarak.Sie fühlen sich mit dem Erzähler verbunden.
Yahudi bir yazarın kitabını hala okuyor ve Yahudi bir okur da Filistinli yazarınkini, empati kurarak.עדיין קורא רומאנים של מחברים יהודים, וכך להפך, מתחברים ומגלים אמפתיה אל הדמות המספרת.
Yahudi bir yazarın kitabını hala okuyor ve Yahudi bir okur da Filistinli yazarınkini, empati kurarak.لا يزال يقرأ رواية لمؤلف يهودي، والعكس بالعكس, في ارتباط وتعاطف مع الراوي.
Yahudi bir yazarın kitabını hala okuyor ve Yahudi bir okur da Filistinli yazarınkini, empati kurarak.共感するのです 文学は境界線を乗り越えなくてはいけません それができなければ
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.A solidão é onde nos encontramo a nós próprios de forma a alcançar as outras pessoas e formar ligações reais.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.E' nella solitudine che troviamo noi stessi, così da poter arrivare agli altri e creare un reale attaccamento.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.I ensamheten finner du dig själv så att du kan nå andra människor och skapa verkliga relationer.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.În singurătate te poți regăsi ca apoi să poți ajunge la ceilalți şi să formezi ataşamente reale.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.고독은 여러분 스스로 찾을수 있는 곳에 있어서 다른 사람들에게도 다가 갈 수 있습니다. 그리고 진정한 믿음과 애착을 형성 할 수 있습니다.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.Sự đơn độc là nơi bạn tìm thấy được bản thân để bạn vươn đến với những người khác và hình thành sự gắn kết.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.V samotě nalézáte sami sebe, abyste se dokázali dostat k ostatním lidem a vytvořili opravdové vztahy.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.V samote sa sami nájdete, aby ste potom mohli osloviť iných ľudí a vytvoriť skutočné puto (pripojenie).
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.W samotności odnajdujemy siebie samych, by móc sięgnąć do innych i tworzyć prawdziwe więzi.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.Самотата е усещането, което ни кара да се обърнем към другите хора и да сформираме реални взаимоотношения.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.Самотність - це стан, коли ви можете самі налагоджувати взаємини з іншими людьми і будувати справжні стосунки.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.Уединение — это состояние, когда вы можете обратиться к другим и создать настоящую привязанность.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.כשאתה לבד אתה מוצא את עצמך כך שתוכל להגיע לאנשים אחרים וליצור התקשרויות אמת.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.العزلة هي حيث تجد نفسك بحيث تتمكن من الوصول للآخرين وتكوين ارتباطات حقيقية.
Yalnızlık kendinizi bulacağınız yerdir, böylece diğer insanlara ulaşabilir ve gerçek bağlantılar kurarsınız.その上で他者に近づき 真の関係が築かれます 孤独に耐える力がないと
Yani bu, yüzde 0,15 olacak. Tekrar edersek, eğer hipotezlerinizi böyle kurarsanız, şöyle dersiniz.Така че това тук ще е 0,15 %, или ако го изразим чрез десетична дроб, ще е 0,0015.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Albowiem jeźli to, com zburzył, znowu zasię buduję, przestępcą samego siebie czynię.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Căci, dacă zidesc iarăş lucrurile, pe cari le-am stricat, mă arăt ca un călcător de lege.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Car, si je rebâtis les choses que j`ai détruites, je me constitue moi-même un transgresseur,
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.for hvis jeg igjen bygger op det jeg brøt ned, da viser jeg mig selv som en lovbryter.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Infatti se io riedifico quello che ho demolito, mi denuncio come trasgressore
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.만일 내가 헐었던 것을 다시 세우면 내가 나를 범법한 자로 만드는 것이라
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Lebo ak to, čo som zboril, zase staviam, robím seba priestupníkom.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Mert, ha a miket elrontottam, azokat ismét fölépítem, önmagamat teszem bûnössé.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.når jeg nemlig igen bygger det op, som jeg nedbrød, da viser jeg mig selv som Overtræder.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Nebo budu-li to, což jsem zbořil, opět zase vzdělávati, přestupníkem sebe činím.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Porque, se torno a edificar aquilo que destruí, constituo-me a mim mesmo transgressor.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Pues cuando edifico de nuevo las mismas cosas que derribé, demuestro que soy transgresor
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Sillä jos minä uudestaan rakennan sen, minkä olen hajottanut maahan, osoitan minä olevani lain rikkoja.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Thật thế , nếu tôi lập lại điều tôi đã phá_hủy , thì tôi sẽ tỏ ra chính tôi là người phạm phép .
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Thật thế, nếu tôi lập lại điều tôi đã phá hủy, thì tôi sẽ tỏ ra chính tôi là người phạm phép.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Wenn ich aber das, was ich zerbrochen habe, wiederum baue, so mache ich mich selbst zu einem Übertreter.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Zakaj če zidam zopet to, kar sem podrl, se kažem sam, da sem prestopnik.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Διοτι εαν οσα κατεστρεψα ταυτα παλιν οικοδομω, παραβατην δεικνυω εμαυτον.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Бо коли я знов будую, що зруйнував, то переступником себе представляю.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Ибо если я снова созидаю, что разрушил, то сам себя делаю преступником.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.כי אם אשוב ואבנה את מה שסתרתי אני עשה את עצמי פשע׃
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.فاني ان كنت ابني ايضا هذا الذي قد هدمته فاني اظهر نفسي متعديا.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.我 素 來 所 拆 毀 的 、 若 重 新 建 造 、 這 就 證 明 自 己 是 犯 罪 的 人
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.我 素來所 拆毀 的 、 若 重新 建造 、 這就 證明 自己 是 犯罪 的 人
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Behålla det där välståndet, genom att ha alla de där produktiva mekanismerna inbyggda.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Beholde den velstand, ved at have hele den produktive mekanisme indbygget.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Den Wohlstand behalten, indem man sich den Schaffensprozess verinnerlicht.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Garder cette richesse, en ayant tout ce mécanisme de production intégré.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Hou de rijkdom lokaal, door het productiemechanisme lokaal in te bouwen.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.그 부를 공동체 안에 그대로 두는 거죠. 그럴 수 있는 생산 방식을 채택함으로써 말이죠.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Mantener la riqueza en casa, al poseer el mecanismo de producción
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Mantenha essa riqueza por perto tendo todos os mecanismos produtivos ao seu alcance.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Megtartva a vagyont, a jólétet. pusztán azáltal, hogy e termelési mechanizmust beépítjük a rendszerbe.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Tenere la ricchezza all'interno, avendo tutto quel meccanismo produttivo costruito all'interno di essa
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Zachować to bogactwa dla lokalnej wspólnoty poprzez wbudowany, wydajny mechanizm produkcji.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.z vgrajenimi vsemi temi produktivnimi mehanizmi
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Αυτόν τον πλούτο τον κρατάς μέσα στην κοινότητα, έχοντας όλους του μηχανισμούς παραγωγής μέσα σε αυτή.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.Сохранение богатства внутри, имея интегрированные механизмы производства.
Zenginliği üretici mekanizmayi kendi içinizde kurarak içerde tutun.לשמור את העושר בפנים בעזרת מנגנון יעיל כל כך ומובנה.