Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?¿Por qué se amotinan las naciones y los pueblos traman cosas vanas
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Pourquoi ce tumulte parmi les nations, Ces vaines pensées parmi les peuples?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Prečo sa búria národy, a ľudia myslia márne veci?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Proč se bouří národové, a lidé daremné věci přemyšlují?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Przeczże się poganie buntują, a narody przemyślają próżne rzeczy?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Varför larma hedningarna och tänka folken fåfänglighet?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Warum toben die Heiden, und die Völker reden so vergeblich?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Zakaj hrumé narodi in ljudstva si izmišljajo prazne reči?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Δια τι εφρυαξαν τα εθνη και οι λαοι εμελετησαν ματαια;
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Защо се разоряват народите, И племената намислюват суета?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?Псалом Давида. Зачем мятутся народы, и племена замышляют тщетное?
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?למה רגשו גוים ולאמים יהגו ריק׃
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?لماذا ارتجّت الامم وتفكّر الشعوب في الباطل.
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?外 邦 為 甚 麼 爭 鬧 、 萬 民 為 甚 麼 謀 算 虛 妄 的 事
Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar?外邦 為甚麼爭鬧 、 萬民 為甚麼謀 算 虛妄 的 事
Ne kadar harika? Hayatınızda ne sıklıkta yargısız, tamamen özüne dayanarak arkadaşlık kurarsınız?Hányszor van alkalmunk az életben barátokat szerezni előítéletek nélkül, csupán a lélekre alapozva?
Ne kadar harika? Hayatınızda ne sıklıkta yargısız, tamamen özüne dayanarak arkadaşlık kurarsınız?Seberapa sering di dalam hidup kita di mana kita dapat bersahabat, tanpa prasangka hanya berdasarkan semangat?
Öğretmenler anne babaya devamlı temas kurar.Lärarna håller kontakt med föräldrarna.
Öğretmenler anne babaya devamlı temas kurar.Les enseignants restent en contact avec les parents.
Öğretmenler anne babaya devamlı temas kurar.Los profesores mantienen el contacto con los padres.
Öğretmenler anne babaya devamlı temas kurar.Opettajat pitävät yhteyttä vanhempiin.
Öğretmenler anne babaya devamlı temas kurar.Преподаватели поддерживают контакты с родителями.
Öğretmenler anne babaya devamlı temas kurar.يقوم المعلمون بالتواصل مع الوالدين.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Často jsem tehdy chodila za školu a snila o tom, že budu námořníkem.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Często urywałam się ze szkoły i marzyłam o byciu marynarzem w tamtych czasach.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Faltaba frecuentemente a la escuela y soñaba con ser marinera durante esos días.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Gyakran váltottam iskolát, és arról álmodtam, akkoriban, hogy tengerész leszek.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Ik spijbelde vaak en droomde ervan om matroos te worden in die dagen.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.În acele zile, chiuleam deseori de la cursuri şi visam să devin marinar.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.In diesen Tagen schwänzte ich oft die Schule und träumte davon, zur See zu fahren.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Jag skolkade ofta och drömde om att bli sjöman under den tiden.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.J'ai souvent fait l'école buissonnière et rêvé de devenir marin durant ces journées.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.당시에 전 학교를 가지 않고 선원이 되는 꿈을 꿨어요.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Nesses dias, eu faltava frequentemente às aulas e sonhava tornar-me marinheira.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Saltavo spesso la scuola e sognavo di diventare marinaio durante quei giorni.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Saya sering bolos sekolah dan bermimpi menjadi seorang pelaut pada masa-masa itu.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Tôi thường xuyên trốn học, và mơ mộng trở thành một thủy thủ trong suốt những ngày đó.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Έκανα συχνά σκασιαρχείο και ονειρευόμουν να γίνω ναύτης εκείνες τις μέρες.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Пропусках училище често и си мечтаех да стана моряк през тези дни.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Тогда я часто пропускала школу и мечтала стать моряком
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.У той час я часто прогулювала уроки і мріяла податися в моряки.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.נעדרתי משיעורים רבים וחלמתי להפוך להיות יורדת-ים באותם הימים.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.لقد تغيبت كثيرا عن المدرسة وحلمت أن أصبح بحارة خلال تلك الأيام.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.文化的ステレオタイプも そこで初めて経験しました
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Chúng là những nhà liên lạc đáng kinh ngạc. Chúng liên lạc với các cây khác.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Elles ont un sens de la communication extraordinaire. Elles communiquent avec d'autres plantes.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Het zijn buitengewone communicatoren. Ze communiceren met andere planten.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Jsou vynikájícími informátory. Komunikují s ostatními rostlinami.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.그들은 특별한 의사소통자들입니다. 그들은 다른 식물과 의사소통을 합니다.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Méghozzá rendkívül hatékonyan.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Mereka adalah komunikator yang luar biasa. Mereka berkomunikasi dengan tumbuhan lain.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Ne kommunikoivat toisten kasvien kanssa.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.São comunicadoras extraordinárias. Comunicam com outras plantas.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Są w tym niesamowite. Porozumiewają się z innymi roślinami.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Sie sind darin außergewöhnlich. Sie kommunizieren mit anderen Pflanzen.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Son comunicadoras extraordinarias. Se comunican con otras plantas.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Sono comunicatrici straordinarie. Comunicano con le altre piante.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Sú mimoriadnymi komunikátormi. Komunikujú s ostatnými rastlinami.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Sunt comunicatori excelenţi. Comunică cu alte plante.
Onlar olağanüstü bir biçimde, diğer bitkilerle iletişim kurarlar.Είναι εκπληκτικά στην επικοινωνία. Επικοινωνούν με άλλα φυτά.