Ana içeriğe geç
Sözlük

kurar ile cümle

kurar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Temmuz 2016'da Otis Dozovic ile takım kurarak kendilerini Heavy Machinery olarak adlandırdılar.In July 2016, Knight formed a tag team with Otis Dozovic, calling themselves Heavy Machinery.
Bunun üzerine Drexler Alman İşçi Partisi’ni (DAP) kurar.Ultimately, Drexler proposed the creation of the German Workers' Party.
Aslında gerçekten de interneti kurar ve tanımlar.Indeed, it defines and establishes the Internet.
18.hanedanı kurarak yeni bir dönem başlatmıştır.He destroyed another on the 18th.
Bitki liflerinden ördüğü yuvasını ağaçların çatallı dallarının arasına kurar.The maidens grow attached by their head from the tree branches.
İnsanlar hemen bu yeni kalkanları savaş gemilerine ve zemindeki çoğu güce kurarlar.The human forces start installing these new shields on their battleships and most ground forces.
Üssünü Serdica'ya (modern Sofya, Bulgaristan) kurarak bir ordu oluşturmaya başladı.Installing his base at Serdica (modern Sofia, Bulgaria), he began assembling an army.
Diğer yandan zooteknistler özel çiftlik kurarak kendi çiftliklerini de başarı ile yönetmektedirler.Then, farmers can manage their farms more successfully.
Hükümdarlar; Kyros adına bölge, ilçe, ordu veya bireysel gruplar üzerinde egemenlik kurarlar.Archons rule over regions, districts, armies, or individual groups on Kyros' behalf.
Björn Skifs ilk olarak 1962 yılında Slam Creepers grubunu kurarak müzik kariyerine başlamıştır.Björn Skifs formed his first musical group Slam Creepers in 1962.
Bütün gün müzik dinleyip hayal kurar ve paketlenmesi gereken kartları sayardım," yorumunu yaptı.All day long just listening and dreaming, while counting the cards to be packed."
Meg, daha sonra Jennifer adındaki bir kız ile arkadaşlık kurar.Later, she discovers a new friend named Jennifer.
Almanlar işgal edilen Yunan topraklarında hemen bir işbirlikçi hükümet kurarlar.They established a completely racist government in the occupied Palestinian territories.
Mehmedbeyova kariyerine pilot olarak ve Bakü havacılık kulübünü kurarak devam ediyordu.Mammadbeyova continued her career as a pilot and instructor at the Baku Airclub.
Gareth yardım etmeyi kabul eder ve Gareth'ın yardımıyla Doktor, Sontaranlara bir tuzak kurar.Gareth agrees to help in any way he can, and helps The Doctor set a trap for the Sontarans.
Lennie'yi korur ve onunla birlikte daha iyi bir hayat sürmenin hayallerini kurar.His friendship with Lennie helps sustain his dream of a better future.
Bonnie, kıymık Zygon hücresiyle bağlantı kurarak barışın güvenle süreceğini söyler.Bonnie calls off the splinter Zygon cell and says they will live peacefully.
Burada Şili yeraltı örgütü Frente Patriótico Manuel Rodríguez 'i kurar."Frente Patriótico Manuel Rodríguez".
Birlikte, lisede arkadaşları ile birlikte Mizusawa Karuta Kulübü'nü kurarlar.Together, they form the Mizusawa Karuta Club.
Büyük veya oturmuş şirketler çoğu zaman inovasyonu teşvik etmek amacıyla "iç girişimler" kurarlar.A new or original idea can often lead to innovation.
Aynı yıl, "Sanat Film"i kurarak yapımcılığa geçti ve "Pusu" filmini yaptı.In the same year, he starred in a comedy film You Call It Passion.
2007 yılında Antonio Marcegaglia, Katar’ın Doha kentinde Marcegaglia Gulf’u kurar.Marcegaglia established Marcegaglia Gulf at Doha, Qatar in 2007.
Sorguçlarıyla iletişim kurarlar.Answering to LA interpellations.
Championship Mode: Oyuncu, kazananı belirlemek için bir turnuva kurar.Championship Mode sets up a tournament bracket to determine a winner.
Oyuncu yuvasını en fazla 12 boş gezegenden birine imparotorluğunu kurar.The player chooses to move one of their stacks 12 spaces into a vacant space.
Sonraki yıllarda kendi fabrikalarını kurarak Edeka markasıyla gıda maddeleri üretmeye başladı.In these years it began to turn out its own trademark products.
Bu ülkeyi kurarken zorluklarla ve büyük aşklarla karşılaşmıştır.We say these things with disappointment and sadness for our country.
Daha çok pusu kurarak avlanır.They're rather afraid of dirt.
Shabtai, 2008 yılında Waze adlı bir şirketi kurarak projeyi ticarileştirdi.In 2008, Shabtai formed a company called Waze to commercialize the project.
Düşüncelerini daima yiyecek üzerine kurardı ve bu çoğu kez yavruları sorunlarla karşılaştırırdı.Almost all his decisions are based on food and this, at times, gets him and the pups into trouble.
İkili grup kurarak "Steve and Eydie" adıyla sahne almışlardır.Two were recorded as the duo Steve & Eydie.
Bunun üzerine Mustaine, grubu tekrar kurar fakat Ellefson bu kadroda yoktur.Then, node n and n’ belongs to same fragment (so the edge is not outgoing).
Bunun için de başka bir atomla ya da kökle bağ kurarlar.It then builds another cell or nest.
Ayrıca "Doku Film" isminde bir yapım şirketi kurarak yapımcılığa başladı.They also started a production company called The Film Foundry.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Hledání člověka a sny o milování se s ním.
Bielsko Fotoğraf Galerisi kurar ve çalıştırır.Creates and runs Bielsko Gallery of Photography.
Muzaffer José de San Martín milli bir hükümet kurar.José de San Martín Mercedes Equestrian statue of José de San Martín.
Ellen çantasından bir makas çıkarır ve onunla bir tuzak kurar.Adam ignores her questions and he brings a suitcase from the closet.
Miquel'in ölümünü Skinner üzerinden komplo kurar.See The Murder of Maxwell Confait.
Ajans, 1995 yılında "DDB" ile ortaklık kurarak "Medina Turgul DDB" adını aldı.Their agency merged with DDB to form the Medina Turgul DBB advertising agency in 1995.
Yâni, iki öğe arasında bir bağ kurar.A shouting match between the two ensues.
Bu fikri bugün kabarcık odası olarak bildiğimiz cihazı kurarak uygulamaya geçirdi.He put the idea into practice having assembled the device known now as bubble chamber.
Kendi şirketini kurarak ticaret işiyle uğraştı.Soon, he was able to establish his own trading business.
Bir sistem kendisini çevresinden ayırarak kendisini ve çevresini kurar.It is a man's journey to discover himself and the world around him.
Çekirdek, işlem yöneticisi ile sıklıkla etkileşim kurar.The kernel often interfaces with the process manager.
Budapeşte Müzik Okulu’nu kurarak onun ilk başkanı oldu.He also made a plan for founding the first music school in Belgrade.
Bunun üzerine o bölgede birçok değişik yere çadır kurarak yer değiştirmişlerdir.As the design of the Gardens evolved many changes were made.
Bu sırada Ömer de Roma'da kendisine pek de yakıştıramadığı bir hayat kurar.Tanya, meanwhile, gives Robert too many human tasks which he can not fulfill.
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.Which, they were comprised only its founders.
1914 yılında kriket takımını kurarak bu takımın kaptanlığını üstlendi.On Boxing Day 1960 he captained the team.
1975 yılında kendi adını taşıyan yayınevini kurarak iş hayatına atıldı.By 1910 she was exhibiting her work publicly under her own name.
Sağ ve solda bulunan hemisferler corpus callosum ile birbirleriyle bağlantı kurar.The corpus callosum transfers information between the left and right cerebral hemispheres.
Bir sembol iki öğe arasında bir bağ kurar.Sometimes the adhesive is sandwiched between two liners.
Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır.Marriages to Chinese families were encouraged.
Şirketi nasıl kurarsınız?Can you do that on your credit cards?
Her zaman kaçırılma fantezisi kurardın.You always had that kidnap fantasy.
Bir şeyler kurarsın.You found something.
Bu iki sayı arasında ilişki kurarak, toplamda $50 kazandıklarını doğruluyoruz. .And if we just use these numbers relative to this, together they earned $50.
Evi yurdu yoktur. Otellerde kalýr. Oyun kurar...He stays at hotels he prepares traps and play with people
Eşlerine yakınlaşırken ve onlarla bağ kurarken, sağ loblarını kullanıyorlar.So they approach their mates, and bond with their mates more, using the right hemisphere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod