Ana içeriğe geç
Sözlük

kurar ile cümle

kurar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.平均8から10分で昼食をすましていました これは私が見学した中でも最大規模の工場です
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.Zastawiałam się, jak moglibyśmy nawiązać z nimi nić porozumienia.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.Мне стало любопытно, как бы мы могли общаться с ними.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.תהיתי כיצד נוכל ליצור קשר עם חיות אלו.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.أتساءل كيف قد نتعامل مع تلك الحيوانات.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.私は1980年代に 水中キーボードを考案しました
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.Ich fragte mich, wie wir diese Tiere erreichen könnten.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.Je me demandais comment nous pourrions interagir avec ces animaux.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.저는 이 동물들과 어떻게 교류를 할지 고민했습니다.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.Mă întrebam cum am putea stabili o interacțiune cu aceste animale.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.Me pregunté cómo podríamos interactuar con estos animales.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.Mi sono chiesta come potessimo interagire con questi animali.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.Tôi tự hỏi làm thế nào ta có thể giao tiếp với những động vật này.
Bu iki sayı arasında ilişki kurarak, toplamda $50 kazandıklarını doğruluyoruz. .Og hvis vi benytter disse tal i forhold til at de til sammen har tjent 50 kr.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.Bằng chứng của những thí nghiệm này làm tôi muốn thành lập một công ty, và đưa nó ra một sân chơi lớn hơn.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.이같은 개념 실험의 성공에 따라 저는 이 기술을 좀 더 널리 적용할 수 있도록 회사를 설립하기로 결정했지요.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.כך שניסויי הוכחה עקרונית אלה הביאו אותי לומר שעלי לייסד חברה, ושעלינו להעביר את המשחק למגרש גדול יותר.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.وبذلك فهذه التجارب الأولية دفعتني لأن أفكر في تأسيس شركة، وأن نأخذ هذا إلى مناحي أوسع وأكبر.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.会社を設立して より幅広い分野にこれを応用すべきだと考え Ikariaという会社を
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.다리를 아무 데나 놓는 짓을 계속할 필요 없습니다.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.Nie musimy kontynuować budowania mostów donikąd.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.Nincs szükségünk a semmibe vezető hidakra.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.Non dobbiamo continuare a costruire ponti verso il nulla.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.No tenemos que seguir haciendo estos puentes que llevan a ningún lado.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.Nu mai trebuie să construim poduri spre nicăieri.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.We hoeven deze bruggen naar nergens niet te blijven bouwen.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.Wir können nicht weiter Brücken ins Nichts bauen.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.Δεν πρέπει να συνεχίσουμε να φτιάχνουμε γέφυρες στο πουθενά.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.Нет никакой необходимости выращивать мосты в никуда.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.Не трябва да продължаваме да отглеждаме тези мостове заникъде.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.אנחנו לא צריכים להמשיך לבנות גשרים לשום-מקום.
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.ليس أن نمد هذه الكبارى إلى لامكان .
Bu köprüyü hiç bir yere kurararak büyümek zorunda değiliz.さて恋愛小説の作家に登場してもらいましょう (全てが終わったと思うとき それが始まりなのだ)
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Altrimenti le persone abbandonano il capo, vanno da qualche altra parte e fondano qualcosa di nuovo.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Dacă nu, oamenii îl vor abandona pe conducător și se vor așeza în altă parte.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Gelingt dies nicht, verläßt das Volk den Häuptling, geht anderswo hin und gründet eine neue Siedlung.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Ha mégsem, akkor a nép hagyja magára a törzsfőnököt, elmegy máshová és létrehoz egy új települést.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Jeśli nie, ludzie opuszczą przywódcę, i założą osady w innym miejscu.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.만약 그러지 않는다면 사람들은 족장을 버리고 다른 곳으로 이주하여 정착합니다.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.S'il ne l'est pas, le peuple abandonne le chef, s'en va ailleurs et crée une autre implantation.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Si no, la gente abandona al jefe, se van a otro lado y crean un nuevo asentamiento.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Zo niet, zal het volk het stamhoofd verlaten, ergens anders heengaan en een nieuwe nederzetting stichten.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Διαφορετικά, ο λαός του θα τον εγκαταλείψει και θα πάει να εγκατασταθεί αλλού.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.А если и нет, люди его бросят, уйдут в другое место и учредят новое поселение.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Ако ли не, хората ще изоставят главатаря, ще отидат някъде другаде и ще се заселят наново.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.אם לא, העם ינטוש את ראש השבט, ילכו למקום אחר ויקימו ישוב חדש.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.و إذا لم يتمكنوا من ذلك، فإنهم يتخلون عن زعيمهم، و يقيمون مستوطنة جديدة في مكان آخر.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.新しい居住地を作ります 古代アフリカ帝国でさえ
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Álmodtam róla, csak erről álmodtam.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Davon träumte ich, und das war alles, wovon ich träumte.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Det var min store drøm, og også det eneste jeg drømte om.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Era il mio sogno, ed era tutto quello che sognavo.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Ik droomde daarvan, en enkel daarvan.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Jag drömde om det, och det var allt jag drömde om.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.J'en ai rêvé, et c'est tout ce que je désirais.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.그걸 꿈꿨고, 제가 바랜 모든 것이었죠.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Marzyłem o tym i tylko o tym.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Saya memimpikannya, hanya itulah impian saya.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Snil jsem o tom - a to bylo všechno, o čem jsem snil.
Bunun hayalini kurardım, hayal ettiğim tek şey buydu.Soñaba con eso; era todo lo que soñaba.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod