Bir şeyler kurarsın.Je sticht iets.
Bir şeyler kurarsın.Man gründet etwas.
Bir şeyler kurarsın. Özel veya devlet kurumu olabilir.뭔가를 설립합니다. 민영일수도 공영일수도 있죠.
Bir şeyler kurarsın. Özel veya devlet kurumu olabilir.Vytvoríte niečo, ... či už súkromné alebo verejné.
Bir şeyler kurarsın. Özel veya devlet kurumu olabilir.Она может быть частной или общественной.
Bir şeyler kurarsın. Özel veya devlet kurumu olabilir.Тя може да бъде частна или обществена.
Bir şeyler kurarsın. Özel veya devlet kurumu olabilir.אתה מייסד משהו. זה יכול להיות פרטי או ציבורי.
Bir şeyler kurarsın. Özel veya devlet kurumu olabilir.وتؤسس شيئا ما. قد تكون خاصة أو عامة.
Bir şeyler kurarsın. Özel veya devlet kurumu olabilir.営利 非営利 大きいもの 小さいもの 様々ですが
Bir şeyler kurarsın.Si fonda qualcosa.
Bir şeyler kurarsın.Sworzyłeś coś.
Bir şeyler kurarsın.Vous fondez quelque chose.
Bir şeyler kurarsın.Βρίσκετε κάτι.
Bir ulusu kurarken bunlar olacaktır."하지만 그 방법은 나라를 작성할 때. "
Bir ulusu kurarken bunlar olacaktır." Sonra, devam etmişti: "Evet, haksızlardı.Évidemment, il devait être exceptionnelle pour ces choses.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Als ze klaar zijn gaan ze in een kring zitten en vragen me om bij hen te komen zitten.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Amikor befejezik, kört alkotva ülnek le, és megkérnek arra, hogy csatlakozzak.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Atunci când pescuiesc, ei stau într-un cerc şi mă cheamă să mă alătur lor.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Cuando terminan, se sientan en círculo y me piden que me una a ellos.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Gdy kończą, siadają w kręgu i proszą bym do nich dołączyła.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Když skončí, posadí se do kruhu a požádají mě, abych si přisedla.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Keď skončia, sadnú si do kruhu a požiadajú ma, aby som sa k nim pripojila.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Khi họ ngừng hát họ ngồi thành một vòng tròn và hỏi tôi có đi với họ không
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.그들이 노래를 마쳤을 때 둥그렇게 모여 앉아 함께 하자고 저를 부릅니다.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Nachdem sie geendet haben, setzen sie sich in einen Kreis und bitten mich, mich einzureihen.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Quando finiscono, si siedono in cerchio e mi chiedono di unirmi a loro.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Quando terminam, sentam-se em círculo e pedem-me que me junte a elas.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Setelah selesai mereka duduk dalam lingkaran dan mengajakku untuk bergabung.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Όταν τελειώνουν κάθονται σε ένα κύκλο και μου ζητούν να τις ακολουθήσω.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Закінчивши вони сідають в коло і попросили мене сісти з ними
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Когато свършват, сядат в кръг и ме канят да се присъединя.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.Когда песня заканчивается, они садятся в круг и просят меня подойти и сесть с ними.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.כשהן מסיימות, הן יושבות במעגל ומבקשות ממני לבוא ולהצטרף אליהן.
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.عندما ينتهون يجلسون في دائرة وطلبوا مني الحضور ذات يوم
Bitirdiklerinde, halka kurarak oturup bana da onlara katılmamı söylüyorlar.車座に座り 私も加わるようにと言います 私の運命について教えたいというのです
Bitkiler ve diğer türlerle, ve hatta hayvanlarla, uçucu kimyasallar üreterek, iletişim kurarlar.그들은 식물과 다른 종들과 의사소통을 하고, 휘발성 화학 물질을 생산함으로써
Bitkiler ve diğer türlerle, ve hatta hayvanlarla, uçucu kimyasallar üreterek, iletişim kurarlar.הם מתקשרים עם צמחים ומינים אחרים, והם מתקשרים עם בעלי חיים
Bitkiler ve diğer türlerle, ve hatta hayvanlarla, uçucu kimyasallar üreterek, iletişim kurarlar.وهي تتواصل مع .. النباتات الاخرى .. والكائنات الاخرى فهي تتواصل مع الحيوانات
Bitkiler ve diğer türlerle, ve hatta hayvanlarla, uçucu kimyasallar üreterek, iletişim kurarlar.異種 そして 動物ともやり取りしますが 揮発性化学物質を生成して行います
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.A tal fineorganizzano, con la Commissione, una stretta e regolare cooperazione tra le autoritàcompetenti.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.A végrehajtást csak a Bíróság határozata alapján lehet felfüggeszteni.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Kommissionen forelægger alle fornødne oplysninger for Europa-Parlamentet pådettes begæring.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Onderafdeling 2HET ECONOMISCH EN SOCIAAL COMITÉ
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Prijímajú sa po konzultáciách s Dvorom audítorov.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Smluvní odpovědnost Unie se řídí právem rozhodným pro příslušnou smlouvu.
Bu durumda, yatırım bankası bir şirket kurar.Preto vytvorí tzv. účelovo založenú spoločnosť.
Bu durumda, yatırım bankası bir şirket kurar.彼らは、事業体を作り出し、それは特別目的事業体であり、
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.이 사진을 찍는 동안 사람들은 점심 식사에 평균적으로 8~10분 정도를 소모했습니다.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.În timp ce am pregătit această imagine, oamenii petreceau în medie 8 - 10 minute luând masa.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.Mentre preparavo questo scatto la gente impiegava 8-10 minuti per pranzare.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.Mientras preparaba esta foto la gente tardaba un pormedio de 8 a 10 minutos en comer.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.Quando estava a instalar o material para as fotos, as pessoas gastavam, em média, 8 a 10 minutos para almoçar.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.Tijdens het maken van deze opname zaten de mensen gemiddeld 8 tot 10 minuten aan de lunch.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.Während der Vorbereitungen für diese Aufnahme brauchten die Leute etwa 8 bis 10 Minuten für ihr Mittagessen.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.W czasie gdy przygotowywałem to ujęcie ludzie spędzali średnio 8 do 10 minut na lunchu.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.Zatímco jsem připravoval tento záběr, lidé se v průměru zdrželi na oběd 8 až 10 minut.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.Докато подготвях тази снимка, хората средно прекарваха 8 до 10 минути, за да обядват.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.Мы заметили, пока готовились к съёмке, что работники успевают поесть за 8-10 минут.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.בעודי מכין את הצילום הזה, אנשים בממוצע יבלו 8-10 דקות באכילת ארוחת צהריים.
Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.أثناء إعداد هذه اللقطة، كان الناس يقضون في المتوسط 8 حتي 10 دقيقة لتناول وجبة غداء.