Ana içeriğe geç
Sözlük

kurar ile cümle

kurar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Luna ve Usagi, Efsanevi Gümüş Kristali ve prensesi bulmak için gezegen savaşçıları takımını kurarlar.Mereka memiliki misi mencari sang putri bulan dan Kristal Perak.
Kısmen göçebe olan bu kuşlar, genellikle vahşi bambu tohumlarının bol olduğu bölgelerde yuvalarını kurarlar.Selain dari teror-teror itu, rumah itu sering di kelilingi bau-bau kentang yang sedang direbus.
Konuşmalar sürerken Recep sofrayı kurar.Ucapkan kata-kata sajak dengan relax mengalir.
Evini havada kurar ve çocuklarını orada doğurur.Mengeluarkan darah dan seorang bayi dari sana.
Basit bir bilgisayar üzerine bile kurarak kolayca kullanılabilir.Data digital juga dapat diciptakan dengan mudah.
Kendi kendine hayal kurarken "belki ABD başkanı olurum" dedi.Nhưng một ngày nào đó, tôi có thể trở thành Tổng thống Hoa Kỳ."
Burada çoğalarak Ahiköy’ü kurarlar.Nhiều người trở thành tăng ni thì hiển nhiên là phải xây dựng nhiều chùa” (Hà Văn Tấn,Chùa Việt Nam.
Ancak, 1996'da radikal Arnavutlar Kosova Kurtuluş Ordusu'nu kurarak silahlı eylemlere başladılar.Năm 1996, người Albania thành lập Quân đội Giải phóng Kosovo.
Yaz geldiğindeyse Mathew Knowles bir "acemi birliği" kurarak onları dans ve vokal konusunda eğitti.Đến hè, Mathew Knowles đã mở một trại hè và cùng nhóm tập luyện vũ đạo và luyện thanh rất khắc nghiệt.
İnsanlar onu denizin derinliklerinden çağırarak iletişim kurarlar.Chúng cho phép con người tiết lập thuộc địa trên không gian.
Championship Mode: Oyuncu, kazananı belirlemek için bir turnuva kurar.Championship Mode, tạo ra một giải đấu loại trực tiếp để tìm ra người chiến thắng.
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.口頭の命令だけで召集された者もいる。
Kontrol kabinine yerleştirilen dayanıklı bir bilgisayar MFC kartı sayesinde robot sistemi ile iletişim kurar.制御キャビネットにある頑丈なコンピュータは、MFCカードを介してロボットシステムと通信する。
Ayrıca kendi adına bir film şirketi kurarak prodüktörlük yaptı.また、自身で映画制作会社を設立している。
Her ikisi de benzetimlik zamanının 0 anında “begin” yapısını kurar ve blok sonuna kadar yürütülür.2つの処理はともに、シミュレーター時刻0に実行が開始され、ともにブロックの終わりまで実行される。
1898 George Touche Londra’da kendi şirketini kurar.1898年 - ジョージ・トウシュ、ロンドンで事務所を開業。
1927 - John von Neumann; yoğunluk matris gösterimini tanıtırlar ve istatiksel kuantum mekaniğini kurarlar.1927年 - ジョン・フォン・ノイマンが密度行列表現を導入し、量子統計力学を確立する。
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.夜間は活発になり、泳ぎまわって獲物を探す。
İhtilalciler bir cumhuriyet kurarak Belçika Birleşik Devletlerine müttefik olarak katıldı.革命勢力は共和国を作り、同盟の一種としてベルギー合衆国に合流した。
Daha çok pusu kurarak avlanır.雌雄で狩りを行う。
Shadow yaratıldığı anda Maria ile tez bir sürede arkadaşlık kurar.消滅後、魔石となってマリアと同化している。
Jesse: Bazen iyi bir baba ve iyi bir eş olmak üzerine hayal kurarım.基本的には良き父で良き夫。
1948 - Claude Elwood Shannon; bilgi teorisini kurar.1948年 - クロード・シャノンが情報理論を確立する。
Lucent, 1 Aralık 2006'da Alcatel-Lucent'ı kurarak Fransa'nın Alcatel SA'yla birleşti.ルーセントは2006年12月1日、フランスの企業アルカテルSA(フランス語版)と合併し、アルカテル・ルーセントとなった。
Ve insan, bu bırakılmışlık içinde tercihler ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye doğru kurar.御魂(みだま) 人間が心底に潜めている心の叫びや本心。
Zaman içinde İsa, Meryem ile samimi bir ilişki kurar.おお、いつくしみ、恵みあふれる 喜びのおとめマリア。
Ardından hükûmeti bıraktı ve Shirdon Uluslararası şirketini kurarak şirketin CEO'su olarak hizmet vermektedir.その後に退職し、シルドン・インターナショナル社を設立、最高経営責任者として働いた。
İranlı tacirler her sene burada bir panayır kurarlardı.それらの寺には、毎年米を寄付していた。
Unutmamak için telefonuna alarm kurar.絶対に留守番電話を聞かない。
Buralarda şehirler, sığınaklar kurarlar.今帰仁村指定文化財(建造物)。
Tuhaf olaylar gerçekleştikten sonra, Alex ve Ben evin her yanına kamera kurar.在奇怪的事件发生后,亚历克斯和本决定在整个房子里安装了摄像头。
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.諸葛亮只是曾把西縣的民眾與糧草遷移而已。
Aralarında birçok farklı sesler ile iletişim kurarlar.牠們會用不同的叫聲來互相溝通和警報。
Unutmamak için telefonuna alarm kurar.因為討厭接電話而打算把電話摧毀掉。
2007 yılında Antonio Marcegaglia, Katar’ın Doha kentinde Marcegaglia Gulf’u kurar.2007年集团在卡塔尔的多哈建立Marcegaglia Gulf。
Orada ABD'nin Küba politikasının eleştiren bir dernek kurar.美國過往對古巴的政策對美國外交構成損害。
Kendi şirketini kurarak ticaret işiyle uğraştı.她勇敢地一手经营他的生意。
Ertesi gün arabaya dönmeye çalışırlar; ancak yolu bulamayınca hava kararmadan kamp kurarlar.一周之後,他們走上公路,卻因車輛太多過不去而嘎嘎大叫起來。
Basit bir bilgisayar üzerine bile kurarak kolayca kullanılabilir.它应用于电脑系统也很容易。
Grup, ilerleyen vakitte ise gece konaklamak için kamp kurar.選完後,隊伍要在這裡紮營過夜。
Yavru erkekler büyüdüklerinde klandan ayrılarak diğer klanlara katılır ve kendi haremlerini kurarlar.雌性後代則會離開,加入別的氏族。
Grete, keman çalar ve konservatuvara gitme hayalleri kurar.宇浩看不下去,拉著夢媛上台曬恩愛。
Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır.此外,马丁与中华人民共和国建立更紧密的关系。
Bu sırada Abdi Ağa Hatçe'yi cezalandırmak için ona bir tuzak kurar.後姦情敗露,秀才向衙門告狀,嚴懲姦夫淫婦。
Daha çok pusu kurarak avlanır.以扫善於打猎。
Dosyalardan okuyup yazarken veya ağ soketleri üzerinden iletişim kurarken kullanılan soyut bir terimdir.스트림들은 파일을 읽거나 쓸 때, 네트워크 소켓을 거쳐 통신할 때 쓰이는 추상적인 개념이다.
Lucent, 1 Aralık 2006'da Alcatel-Lucent'ı kurarak Fransa'nın Alcatel SA'yla birleşti.루슨트(Lucent)는 2006년 12월 1일 프랑스의 알카텔(Alcatel SA)과 합병하여 알카텔-루슨트(Alcatel-Lucent)가 되었다.
Hayal gücü çok kuvvetli olan Kıymık "Kıymık Dedektiflik ve Keşif Bürosu" kurar.경시청이 갑자기 설치한 '영능력 수사과 준비실'의 일원이다.
Orada milli mücadele taraftarlarıyla bağlantı kurar.이중첩자 활동으로 교국과 접촉한다.
Tuhaf olaylar gerçekleştikten sonra, Alex ve Ben evin her yanına kamera kurar.초자연적인 사건들이 발생한 이후로 알렉스와 그녀의 친구들은 섬의 비밀을 파헤쳐야 한다.
Uluslararası antlaşma ve ilişkiler kurarak meşruiyet kazanmak.보건에 관련된 국제 협정 및 협약을 건의함.
Kendi işini kurarak mobilya ve dekorasyon üzerine çalıştı.실업인으로서는 양조장을 운영하면서 양조업과 채석업 분야에서 활동했다.
Budapeşte Müzik Okulu’nu kurarak onun ilk başkanı oldu.윤심덕은 도쿄 음악 학교 최초의 조선인 학생이었다.
Aralarında birçok farklı sesler ile iletişim kurarlar.이들은 다양한 소리를 통해 서로 의사 소통을 한다.
Orada ABD'nin Küba politikasının eleştiren bir dernek kurar.오히려 이 사건으로 미국은 쿠바에서의 주권침해행위에 대한 비판을 받게 되었다.
Jesse: Bazen iyi bir baba ve iyi bir eş olmak üzerine hayal kurarım.때론 자식에게도 냉정한 아비, 사자가 되는 엄중한 아버지.
Unutmamak için telefonuna alarm kurar.전화로 미리 예약을 해야만 관람할 수 있다.
Doktor, Kaptan Zach ile bağlantı kurar.צור קשר עם גנרל צ'רץ' .
Daha çok pusu kurarak avlanır.2) אכיפה רצינית יותר על הציד.
Karşıtları da Ulusal Kurtuluş Cephesi'ni kurarak mücadeleye başladılar.השלושה הקימו את חזית ההצלה הלאומית הפרו-סורית.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod