Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Und ich begann zu verstehen, warum es heißt, dass der Koran nur auf Arabisch wirklich der Koran ist.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Và tôi bắt đầu hiểu vì sao người ta nói kinh Koran chỉ thật sự là kinh Koran khi được đọc bằng tiếng Ả rập.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Y empecé a entender por qué dicen que el Corán es verdaderamente el Corán cuando está en árabe.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Zaczęłam wtedy pojmować czemu się mówi, że Koran jest Koranem jedynie po Arabsku.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Και άρχισα να καταλαβαίνω γιατί λένε ότι το Κοράνι είναι πραγματικά το Κοράνι μόνο στα Αραβικά.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.И започнах да осъзнавам, защо се казва, че Коранът е наистина Коран, само на арабски.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.И я начала осознавать, почему считают, что по-настоящему понять Коран можно только на арабском.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.І я почала розуміти, чому вважають, що по-справжньому зрозуміти Коран можна тільки арабською.
Ve bu adam, Terry Jones: İşte bu adam Kuran'ı yakmak istemişti.En deze man, Terry Jones: dit is een man die korans wil verbranden.
Ve bu adam, Terry Jones: İşte bu adam Kuran'ı yakmak istemişti.És ez az ember, Terry Jones: aki Koránokat akar égetni.
Ve bu adam, Terry Jones: İşte bu adam Kuran'ı yakmak istemişti.Este homem, Terry Jones, é o indivíduo que quer queimar o Corão.
Ve bu adam, Terry Jones: İşte bu adam Kuran'ı yakmak istemişti.Iar omul acesta, Terry Jones, iată un om care vrea să ardă Coranul.
Ve bu adam, Terry Jones: İşte bu adam Kuran'ı yakmak istemişti.А этот человек, Терри Джоунс: я имею в виду парня, сжигающего Кораны.
Ve bu adam, Terry Jones: İşte bu adam Kuran'ı yakmak istemişti.И този Тери Джоунс -- този, който иска да изгори корана.
Vücutlarındaki desenleri değiştirerek... ...iletişim kuran türler var.Ada makhluk masyarakat yang berkomunikasi... ... Dengan mengubah pola di tubuh mereka.
Vücutlarındaki desenleri değiştirerek... ...iletişim kuran türler var.Certaines créatures communiquent... en modifiant les taches sur leurs corps.
Vücutlarındaki desenleri değiştirerek... ...iletişim kuran türler var.Ci sono societā di creature che comunicano... ...cambiando i disegni sui loro corpi.
Vücutlarındaki desenleri değiştirerek... ...iletişim kuran türler var.Há sociedades de criaturas que comunicam, pela mudança dos padrões dos seus corpos.
Vücutlarındaki desenleri değiştirerek... ...iletişim kuran türler var.Hay sociedades de criaturas que se comunican... .. .por cambiar los patrones en sus cuerpos.
Vücutlarındaki desenleri değiştirerek... ...iletişim kuran türler var.그곳엔 그들의 몸에서 변화하는 패턴에 의해 소통하는 사회적인 생물입니다.
Vücutlarındaki desenleri değiştirerek... ...iletişim kuran türler var.Manche Wesen verständigen sich... ...indem sie die Muster ihres Körpers ändern.
Vücutlarındaki desenleri değiştirerek... ...iletişim kuran türler var.Има общества от същества, комуникиращи чрез промяна на телесните си модели.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Ainda lhes perguntaram: Quais são os nomes dos homens que constroem este edifício?
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Chi sono e come si chiamano gli uomini che costruiscono questo edificio?»
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Chúng ta bèn nói cùng họ tên những người xây cất cái đền nầy.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Chúng_ta bèn nói cùng họ tên những người xây_cất cái đền nầy .
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Då sade vi dem vad de män hette, som uppförde byggnaden.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Da sagten wir ihnen, wie die Männer hießen, die diesen Bau taten.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Da sa vi til dem hvad de menn hette som opførte denne bygning.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Ei le-au mai zis: ,,Cari sînt numele oamenilor cari zidesc clădirea aceasta?``
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Ekkor megmondánk nékik ily módon, hogy kik ama férfiak névszerint, kik ez épületet építik.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Ils leur dirent encore: Quels sont les noms des hommes qui construisent cet édifice?
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.우리가 이 건축하는 자의 이름을 고하였으나
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Mereka menanyakan juga nama semua orang yang membantu mendirikan Rumah TUHAN itu
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Na cośmy im odpowiedzieli, i mianowaliśmy tych mężów, którzy około tego budowania robili.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Nato smo jim povedali, katera so imena mož, ki so se lotili zidanja.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Niin me sanoimme heille niiden miesten nimet, jotka tätä rakennusta rakensivat.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.og hvad er Navnene på de Mænd, der bygger denne Bygning?
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.También les preguntaron: "¿Cuáles son los nombres de los hombres que construyen este edificio?
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Tedy jsme jim řekli takto, ano i ty muže, kteří to stavení dělali, jmenovali.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Vtedy sme im takto odpovedali - pomenovali sme im mená mužov, ktorí staväli to stavänie.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Zij wilden ook een lijst hebben met de namen van de mensen, die aan de bouw werkten.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Και τοτε ειπομεν προς αυτους ποια ειναι τα ονοματα των ανδρων, οιτινες οικοδομουσι την οικοδομην ταυτην.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.После им казаха: Как са имената на мъжете, които строят това здание?
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.Тогда мы сказали им имена тех людей, которые строят это здание.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.אדין כנמא אמרנא להם מן אנון שמהת גבריא די דנה בנינא בנין׃
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.حينئذ اخبرناهم على هذا المنوال ما هي اسماء الرجال الذين يبنون هذا البناء.
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.我 們 便 告 訴 他 們 建 造 這 殿 的 人 叫 甚 麼 名 字
Yapıyı kuranların adlarını da sordular.我 們便 告訴 他 們建造 這殿 的 人 叫 甚麼 名字
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.Al fin y al cabo, es el Corán el que nos anima a hacer esto.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.A predsa je to Korán, ktorý nás k tomu vedie.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.Aprés tout c'est le Coran que nous encourage à le faire.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.Bagaimanapun Al-Quranlah yang mengajak kita untuk melakukan ini.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.Dopo tutto è proprio il Corano che ci incoraggia a farlo.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.É o próprio Corão que nos encoraja a fazer isto.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.Het is tenslotte de Koran die ons aanmoedigt dit te doen.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.Je to právě Korán, který k tomu vybízí.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.결국 이러한 것들을 하도록 장려한 것은 바로 코란입니다.
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.När allt kommer omkring är det Koranen som uppmuntrar oss att göra det här:
Zaten Kuran da bizi bu yönde teşvik ediyor.Până la urmă, Coranul e cel care ne încurajează să facem asta.