Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Jumalani, minä huudan päivällä, mutta sinä et vastaa, ja yöllä, enkä voi vaieta.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.이스라엘의 찬송 중에 거하시는 주여 주는 거룩하시니이다
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Men Gud, jag ropar om dagen, men du svarar icke, så ock om natten, men jag får ingen ro.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Min Gud! Jeg roper om dagen, og du svarer ikke, og om natten, og jeg får ikke tie.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Môj Bože, volám vodne, a neodpovedáš; volám vnoci, a niet mi utíšenia.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Namun Engkau Raja Yang Mahasuci, yang dipuji-puji oleh Israel
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Og dog er du den hellige, som troner på Israels Lovsange.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.O mijn God, ik roep overdag naar U, maar krijg geen antwoord. Ook 's nachts roep ik, maar ik krijg geen rust.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Pero tú eres santo. ¡Tú, que habitas entre las alabanzas de Israel
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Ti si vendar svet, ki stoluješ nad slavospevi Izraela.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Totuş Tu eşti Cel Sfînt, şi Tu locuieşti în mijlocul laudelor lui Israel.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Συ δε ο Αγιος κατοικεις μεταξυ των επαινων του Ισραηλ.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Но Ти си Светият, Който си възцарен между Израилевите хваления.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.ואתה קדוש יושב תהלות ישראל׃
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.وانت القدوس الجالس بين تسبيحات اسرائيل
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.但 你 是 聖 潔 的 、 是 用 以 色 列 的 讚 美 為 寶 座 的 。 〔 寶 座 或 作 居 所
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.但 你 是 聖潔 的 、 是 用 以色列 的 讚美 為寶 座 的 。 〔 寶座 或 作 居所
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."De profeet wilde dat iedere gelovige zelf de Koran kan lezen."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Der Prophet wollte, dass jeder Gläubige den Koran selbst lesen kann."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti." Doğru mu duymuştum?Jól hallottam?
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."El profeta quería que todos los creyentes pudieran leer el Corán por sí mismos."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Il Profeta voleva che ogni fedele fosse in grado di leggere da sé il Corano."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."예언자는 모든 신자들에게 그들 자신이 코란을 읽을 수 있게 되길 바랐어요"라고 말했어요
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Le prophète voulait que tout croyant soit capable de lire le Coran pour lui-même."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Profetul cerea ca fiecare credincios să fie capabil să citească singur Coranul."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Prorok pragnął, aby każdy wierzący umiał sam przeczytać Koran."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Ο προφήτης ήθελε κάθε πιστός να μπορεί να διαβάσει το Κοράνι από μόνος του."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Пророк хотел, чтобы каждый верующий мог читать Коран самостоятельно."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Пророкът е искал всеки вярващ де е способен да чете Корана сам."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."הנביא רצה שכל מאמין יהיה מסוגל לקרוא בקוראן בעצמו".
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."الرسول أراد من كل مؤمن أن يكون قادرا على قراءة القرآن بمفرده"
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."コーランを自分で読んでほしいと考えたのです」 えっ?本当に?
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Basta con mirar a la gente que construyó nuestro país;] [Nuestros padres, abuelos, tías, tíos...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Guarda solo le persone che hanno fondato il tuo paese;] [I nostri genitori, nonni, le nostre zie, zii...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Hãy nhìn vào những người đã xây dựng lên đất nước ta;] [Bố mẹ, ông bà, chú dì, các bác...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Kijk maar naar de mensen die ons land hebben opgebouwd;] [Onze ouders, grootouders, onze tantes, ooms ...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][그렇다면, 우리 나라를 세운 사람들을 봐] [우리 부모님, 할아버지 할머니, 우리 이모, 삼촌...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Os nossos pais, avós, os nossos tios...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Podívej se na lidi, kteří vystavěli naši rodnou zem;] [Naše rodiče, prarodiče, tety a strýce ...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Regardez juste les gens qui ont construit notre pays;] [Nos parents, grand-parents, nos tantes, oncles...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...]Schau dir die Menschen an, die unser Land aufgebaut haben. Unsere Eltern, Großeltern, unsere Tanten, Onkel ...
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Spójrz na ludzi, którzy zbudowali nasz kraj;] [Naszych rodziców, dziadków, ciocie, wujków...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Uitaţi-vă la oamenii care au construit ţara noastră;] [Părinţii, bunicii, mătuşile, unchii noştri...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Просто погледни хората, изградили нашата страна;] [нашите родители, баби и дядовци, нашите лели, чичовци...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Просто погляньте на людей, що збудували нашу країну] [Наші батьки, бабусі й дідусі, наші тітки й дядьки...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][פשוט הבט באנשים שבנו את הארץ שלנו] [ההורים שלנו, סבים, דודים ודודות...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...]انظر فقط الى من بنى دولتنا اجدادنا .. آباءنا .. امهاتنا .. أعمامنا
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...]両親 祖父母 叔父さん 叔母さん 彼らは移民で 一旗揚げようという新参者だった
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.에글란틴 젭을 보십시오.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.la donna che ha creato Save the Children, 90 anni fa.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.la femme qui a créé Save the Children il y a 90 ans.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.האישה אשר הקימה את "הצילו את הילדים" לפני 90 שנה.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.المرأة التي أسست "انقذوا الأطفال" قبل 90 سنة مضت.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.彼女は第一次世界大戦の結果
Sonrasında da kabileler kuran kabileleri kurup fikrimizi yayıcak fikri yaymalarını sağlamak.부족을 모으는 더 큰 부족을 찾아내고 아이디어를 퍼뜨리고 또 퍼뜨리는 겁니다.
Sonrasında da kabileler kuran kabileleri kurup fikrimizi yayıcak fikri yaymalarını sağlamak.שמפיצים את הרעיון שמפיץ את הרעיון. וזה הופך למשהו הרבה יותר גדול מאיתנו.
Sonrasında da kabileler kuran kabileleri kurup fikrimizi yayıcak fikri yaymalarını sağlamak.أحشد قبيلتك والتي بدورها ستحشد قبائل اخرى وذلك سينشر الفكرة
Sonrasında da kabileler kuran kabileleri kurup fikrimizi yayıcak fikri yaymalarını sağlamak.アイデアをひろめ、さらにアイデアを広めると 自分たちよりはるかに大きい集団になるのです
Sorun yine geleneklerden, zihniyetlerden ya da Kuran'ın중세 시대에 이슬람교도에 의해 행해진 전통, 사고 방식 혹은 코란의 해석으로부터
Sorun yine geleneklerden, zihniyetlerden ya da Kuran'ın Ortaçağ'da yapılmış yorumlarından kaynaklanıyordu.lub z interpretacji Koranu, które stworzyli muzułmanie w średniowieczu.