Ana içeriğe geç
Sözlük

kuran ile cümle

kuran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.Ich sagte, "Ich hab den Typ getroffen der das aufgebaut hat und er hat mir seine Karte gegeben."
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.Ik zei: Dus ik belde hem en zei:
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.J'ai dit, "J'ai rencontré le gars qui a monté ce truc et il m'a laissé sa carte."
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.제가 그랬죠, "그래, 내가 그걸 만들었다는 사람을 만났거든" "그 친구가 나한테 명함을 줬어."
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim."Találkoztam a pasival, aki kitalálta, és ideadta a névjegykártyáját."
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.И аз му казвам,"Ами, запознах се с човека, който я е направил и той ми остави визитката си."
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim."Я встретил парня, который построил её и он оставил свою карточку".
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.אמרתי, "פגשתי את הבחור שבנה אותה "והוא נתן לי את הכרטיס שלו."
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.قلت "حسنا، لقد قابلت الرجل الذي بنى هذا الشيئ و ترك لي بطاقته"
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.名刺をもらったよ」 そして私はさっそく電話して「スコルさん
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Akkor azok a férfiak berohantak és megtalálák Dánielt, a mint könyörge és esedezék az õ Istene elõtt.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Alors ces hommes entrèrent tumultueusement, et ils trouvèrent Daniel qui priait et invoquait son Dieu.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Atunci oamenii aceştia au dat năvală în casă, şi au găsit pe Daniel rugîndu-se şi chemînd pe Dumnezeul lui.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Bấy giờ những người đó nhóm lại, thấy Ða-ni-ên đương cầu nguyện nài xin trước mặt Ðức Chúa Trời mình.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Bấy_giờ những người đó nhóm lại , thấy Ða - ni-ên đương cầu_nguyện nài_xin trước mặt Ðức_Chúa_Trời mình .
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Da kamen diese Männer zuhauf und fanden Daniel beten und flehen vor seinem Gott.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Então aqueles homens foram juntos, e acharam a Daniel orando e suplicando diante do seu Deus.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Entonces aquellos hombres se reunieron y hallaron a Daniel rogando e implorando delante de su Dios
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Ketika musuh-musuh Daniel melihat Daniel sedang berdoa kepada Allahnya
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.그 무리들이 모여서 다니엘이 자기 하나님 앞에 기도하며 간구하는 것을 발견하고
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.När männen nu skyndade till, funno de Daniel bedjande och åkallande sin Gud.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Tedaj se pripode ti možje in zalotijo Daniela, da moli in milo prosi pred Bogom svojim.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Tedy muži ti shromáždivše se a nalezše Daniele, an se modlí a pokorně prosí Boha svého,
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Vtedy sa náhle s hrmotom shromaždili tí mužovia a našli Daniela prosiť a pokorne sa modliť pred jeho Bohom.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Тогава ония човеци се събраха демонстративно и намериха, че Даниил отправяше просба и се молеше пред своя Бог.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.Тогда эти люди подсмотрели и нашли Даниила молящегося и просящего милости пред Богом своим,
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.אדין גבריא אלך הרגשו והשכחו לדניאל בעא ומתחנן קדם אלהה׃
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.فاجتمع جميع حينئذ هؤلاء الرجال فوجدوا دانيال يطلب ويتضرع قدام الهه.
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.那 些 人 就 紛 紛 聚 集 、 見 但 以 理 在 他 神 面 前 祈 禱 懇 求
Ona tuzak kuran adamlar hep birlikte oraya gittiklerinde, onu Tanrısına dua edip yalvarırken gördüler.那些 人 就 紛紛 聚集 、 見但以理 在 他 神 面前 祈禱懇求
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor.예를 들어 "채색된 코란 원고"를 입력한다면 28개의 이미지 중 24개는 저희 기관에서 나올 겁니다
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor."Iluminowany rękopis Koranu" 24 z 28 znalezionych zdjęć pochodzi z mojej instytucji.
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor."Manuscrito iluminado del Corán", por ejemplo, 24 de 28 imágenes provienen de mi institución.
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor.ותקלידו "כתבי יד מוארים קוראן" לדוגמה, 24 מתוך 28 תמונות שתמצאו מגיעות מהמכון שלי.
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor.وكتبت في "مخطوطات مضيئة للقرآن" على سبيل المثال، 24 من ال28 صورة التي ستجدها، مصدرها معهدي.
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor.表示される28の画像のうち24が我々の団体によるものです (拍手)
Ortaçağ'da yapılmış yorumlarından kaynaklanıyordu. Kuran, örneğin ceza olarak taşa tutmayı hoşgörmez.Coranul, de exemplu, nu consimte moartea prin lapidare.
Ortaçağ'da yapılmış yorumlarından kaynaklanıyordu. Kuran, örneğin ceza olarak taşa tutmayı hoşgörmez.El Corán, por ejemplo, no aprueba la lapidación.
Ortaçağ'da yapılmış yorumlarından kaynaklanıyordu. Kuran, örneğin ceza olarak taşa tutmayı hoşgörmez.Koranen tillåter till exempel inte stening.
Ortaçağ'da yapılmış yorumlarından kaynaklanıyordu. Kuran, örneğin ceza olarak taşa tutmayı hoşgörmez.Korán, například, neschvaluje kamenování.
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçen꾸란에 4번 사용되는 단어가 있는데
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçenHet woord dat vier keer wordt gebruikt, is Houris, weergegeven als
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçenLe mot utilisé quatre fois est Houris, traduit par
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçenSlovo, použité čtyřikrát, jsou "Hurisky",
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçenŠtyrikrát použité slovo
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçenTừ được lập lại 4 lần ở đây
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçenהמילה המוזכרת ארבע פעמים
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçenالكلمة التي وردت أربع مرات
Oryantalizm, Kuran'da dört yerde geçen「フーリー(天女)」で
Othman Kuran Tarayıcıדפדפן קוראן עות׳מאני
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.(21:4) Но Ты, Святый, живешь среди славословий Израиля.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.(22:4) Pourtant tu es le Saint, Tu sièges au milieu des louanges d`Israël.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Aber du bist heilig, der du wohnst unter dem Lobe Israels.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Boże mój! wołam we dnie, a nie ozywasz mi się; i w nocy, a nie mogę się uspokoić.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Bože můj, přes celý den volám, a neslyšíš, i v noci, a nemohu se utajiti.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Còn Chúa là thánh, Ngài là Ðấng ngự giữa sự khen ngợi của Y-sơ-ra-ên.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Còn_Chúa là thánh , Ngài là Ðấng ngự giữa sự khen_ngợi của Y-sơ-ra-ên .
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Contudo tu és santo, entronizado sobre os louvores de Israel.
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Dio mio, invoco di giorno e non rispondi, grido di notte e non trovo riposo
Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.Én Istenem, kiáltok nappal, de nem hallgatsz meg; éjjel is és nincs nyugodalmam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod