Ana içeriğe geç
Sözlük

kuran ile cümle

kuran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Według Koranu
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Σύμφωνα με ένα στίχο από το Κοράνι
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:В Коране сказано:
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Според един стих в Корана,
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:על-פי פסוק מקוראן,
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:وفقا للأيه القرآنية "
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:「サラーム(平和)」とは 慈悲深い神 ラヒームのことを指します
Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.그리고는 우리에게 코란에 대한 것들을 가르쳤지요.
Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.ומלמדים אותנו דברים מתוך הקוראן.
Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.ويعلمونا أشياء من القرآن.
Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.シャーミーン:彼によるとその後
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.A Koránban nem említi, hogy meg kell minket ölni, de hogy büntessenek meg.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Dans le Coran, il n'est pas écrit que l'on doit être tué mais par contre puni.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Di dalam Al-Qur'an tidak mengatakan bahwa mereka harus dibunuh, tetapi mereka harus dihukum.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.I Koranen står der ikke at de skal slås ihjel, men at de skal straffes.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.I Koranen står det inte att vi bör dödas, men att vi bör straffas.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Im Koran steht nicht, dass wir umgebracht werden sollen, aber schon bestraft.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.In Coran nu se spune ca ar trebui ucisi ci ca ar trebui pedepsiti.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.In de Koran staat niet, dat we omgebracht moeten worden, maar wel dat we bestraft moeten worden.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Kinh Qu'ran khong noi rang ho dang bi giet, ma la ho dang bi trung phat.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.코란에서는 그들이 죽어야 한다고 말하지 않고 다만 처벌 받아야 한다고 말한다.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Koraanissa ei sanota, että meidät pitäisi tappaa, mutta kuitenkin rankaista.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Koran ne pravi, da ju je treba umoriti, temveč da naj bosta kaznovana.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Nel Corano non c"è scritto che essi debbano essere uccisi, ma comunque puniti.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.V Koráne nestojí, že by sme mali byť zabití, ale pomstení.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.V Koránu nestojí, že bychom měli být zabiti, ale pomstěni.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.W Koranie nie jest wspomniane, że mamy zostać zabici, ale jak najbardziej ukarani.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Στο Κοράνι δεν αναφέρεται ότι θα έπρεπε να θανατωθούν, αλλά ότι θα έπρεπε να τιμωρηθούν.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.В Корана не се казва, че те трябва да бъдат убити, но че те трябва да бъдат наказани.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.В Коране не говорится напрямую о смертной казни для гомосескуалистов, но о том, что они заслуживают наказания.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.У Корані також сказано про покарання гомосексуалістів.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.في القرآن الكريم ، ليست منصوص على وجوب القتل ولكن بالعقاب.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.狂信者や気違いというのはどこにでもいるものです。これらの書物を読んだことがきっかけで誰かを殺そうするような人間が出る可能性は、
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Alcuni di questi versi sono chiari nel significato," dice,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Algunos de estos parrafos tienen significados definidos" dice,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Alguns destes versículos são definitivos em significado," lá diz,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Beberapa ayat ini memiliki makna yang pasti, dan ayat lainnya bermakna ambigu.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Certains de ces versets ont un sens bien défini, et d'autres sont ambigus.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır."Kinh Koran nói rằng, "Một số câu thơ hiển lộ ý nghĩa rõ ràng, và một số khác thì không.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Manche dieser Verse haben eine bestimmte Bedeutung", heißt es, und andere sind mehrdeutig.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Sommige van deze verzen hebben een bepaalde betekenis, en andere zijn ambigu.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır."В нем сказано "некоторые стихи однозначны, другие же двусмысленны.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır."В ньому сказано, що "деякі з цих віршів однозначні," а інші є двохзначними.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Някои от тези стихове са категорични по смисъл", се казва: "а други са двусмислени.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""En del av dessa verser är entydiga" står det,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Jotkut säkeistä ovat ehdottomia," se sanoo,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir."몇몇 구절들은 그 의미에 있어서 명확하지만,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Některé z těchto veršů mají pevný význam," říká,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Némely versek jelentésükben határozottak" mondja,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Niektóre z tych wersów są ostateczne w znaczeniu" mówi się
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Nogle af disse vers er endelige i betydning," siger den,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Unele dintre aceste verseturi au un înţeles clar", se spune,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Zmysel niektorých veršov je definovaný," hovorí,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""Ορισμένοι στίχοι είναι ακριβείς σε σημασία," λέει,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir.""כמה מפסוקים אלו הם חדי משמעות" הוא אומר,
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir."ويقول القرآن، هناك "آيات محكمات"
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir."「その他は多義的である
Kuran'ı kavramaya başladığımı düşünsem --라는 생각을 갖기 시작하면,
Kuran'ı kavramaya başladığımı düşünsem --להבין את הקוראן -
Kuran'ı kavramaya başladığımı düşünsem --أتقن التعامل مع القرآن --
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod