Ana içeriğe geç
Sözlük

kuran ile cümle

kuran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.In hči njegova je bila Seera, ki je postavila Dolenji in Zgornji, Bethoron in Uzen-seero.
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.Ja hänen tyttärensä oli Seera; tämä rakensi Ala- ja Ylä-Beet-Hooronin sekä Ussen-Seeran.
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.에브라임의 딸은 세에라니 저가 아래 윗 벧호론과 우센세에라를 세웠더라
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.Leánya pedig Seéra vala, a ki alsó és felsõ Bethoront és Uzen-Seérát építé.
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.Seine Tochter aber war Seera; die baute das niedere und obere Beth-Horon und Usen-Seera.
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.Sua filha foi Seerá, que edificou a Bete-Horom, a baixa e a alta, como também a Uzem-Seerá.
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.Su hija fue Seera, la cual edificó Bet-jorón Baja y Alta, y Uzen-seera
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.Η δε θυγατηρ αυτου ητο Σεερα, ητις ωκοδομησε την Βαιθ-ωρων, την κατω και την ανω, και την Ουζεν-σεερα.
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.(а дъщеря му бе Сеера, която съгради долния и горния Веторон и Узен-сеера);
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.И дочь у него была Шеера. Она построила Беф-Орон нижний и верхний и Уззен-Шееру.
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.ובתו שארה ותבן את בית חורון התחתון ואת העליון ואת אזן שארה׃
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.وبنته شيرة. وقد بنت بيت حورون السفلى والعليا وأزّين شيرة.
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.他 的 女 兒 名 叫 舍 伊 拉 、 就 是 建 築 上 伯 和 崙 、 下 伯 和 崙 、 與 烏 羨 舍 伊 拉 的
Kızı Aşağı ve Yukarı Beythoronu, Uzzen-Şeerayı kuran Şeeraydı.他 的 女兒 名叫 舍伊拉 、 就是 建築 上 伯 和崙 、 下 伯 和崙 、 與烏羨 舍 伊拉的
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,(64:7) поставивший горы силою Своею, препоясанный могуществом,
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,(65:7) Il affermit les montagnes par sa force, Il est ceint de puissance;
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,Chúa dùng quyền năng mình lập các núi vững chắc, Vì Chúa được thắt lưng bằng sức lực;
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,Chúa dùng quyền_năng mình lập các núi vững_chắc , Vì_Chúa được thắt_lưng bằng sức_lực ;
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,Dengan kekuatan-Mu Kautegakkan gunung-gunung, untuk menunjukkan kuasa-Mu yang perkasa
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,der die Berge fest setzt in seiner Kraft und gerüstet ist mit Macht;
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,du, som grundfæster Bjerge med Vælde, omgjorde med Kraft,
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,El întăreşte munţii prin tăria Lui, şi este încins cu putere.
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,Ki gore utrjaš v kreposti svoji, z močjo opasan.
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,주는 주의 힘으로 산을 세우시며 권능으로 띠를 띠시며
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,Předivné věci podlé spravedlnosti nám mluvíš, Bože spasení našeho, naděje všech končin země i moře dalekého,
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,Tú eres el que afirmas las montañas con poder, ceñido de poderío
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,tu que pela tua força consolidas os montes, cingido de poder;
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,ο στερεονων δια της δυναμεως σου τα ορη, ο περιεζωσμενος ισχυν
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,Ти Който със силата Си утвърждаваш планините, Препасан с могъщество,
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,מכין הרים בכחו נאזר בגבורה׃
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,‎المثبت الجبال بقوته المتنطق بالقدرة
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,他 既 以 大 能 束 腰 、 就 用 力 量 安 定 諸 山
Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran,他 既 以 大能 束腰 、 就 用 力量 安定 諸山
Kuran'a bakabilme şansına sahipti.한 소녀를 보았습니다.
Kuran'a bakabilme şansına sahipti.lyckosam över att kunna titta i Koranen.
Kuran'a bakabilme şansına sahipti.ברת-מזל לזכות לקרוא בקוראן.
Kuran'a bakabilme şansına sahipti.لكي تملك الضوء لكي تستطيع أن تقرأ القرآن
Kuran'a bakabilme şansına sahipti.十分な軍隊や、物資がなかったと言われる
Kuran'a bakabilme şansına sahipti.我看到的是这样一副景象。 一个女孩,如果她幸运的话,
Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Coranul este cu adevărat Coranul numai în arabă.
Kuran ancak진정한 꾸란이라고 하는지 말이죠.
Kuran ancakשהקוראן הוא בעצם הקוראן
Kuran ancakأن القرآن هو حقا القرآن
Kuran ancakつかみ始めました
Kuran'da 36 defa(미국) 북서쪽 지역은 말이죠,
Kuran'da 36 defalever vi väldigt nära
Kuran'da 36 defaאנחנו חיים באופן מאד דומה
Kuran'da 36 defaنحن نعيش قريبا جدا
Kuran'da 36 defaとても近い生活をしています
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Ako hovorí jeden verš v koráne,
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Comme le dit un verset coranique :
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:De acordo com um versículo corânico
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:De acuerdo con un versículo del Corán
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Nach einem Vers aus dem Koran
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Podle jednoho verše z Koránu:
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Potrivit unui vers din Coran
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:코란의(Quranic) 구절에 따르면
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Secondo un verso del Corano
Kuran'da bir ayette denildiği gibi: "Selamet" --barış-- "merhametli Allah'ın, rahimin sözüdür."Volgens een vers uit de Koran "Salam" - vrede - is het woord van de algenadige God "raheem".
Kuran'da bir ayette denildiği gibi:Theo một đoạn thơ trong Kinh Koran
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod