Ana içeriğe geç
Sözlük

kuran ile cümle

kuran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Ik heb ook vele andere gehandicapte mensen ontmoet die op deze manier communiceren.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.J'ai rencontré beaucoup d'autres handicapés qui communiquent de cette façon.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.이런 방법으로 소통하는 많은 장애인들을 만났습니다.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Potkal jsem plno dalších postižených lidí, kteří takto komunikují.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Saya juga bertemu banyak orang cacat lain yang berkomunikasi dengan cara ini.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Spotkałem też innych niepełnosprawnych, którzy porozumiewają się w ten sposób.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Também encontrei muitas outras pessoas incapacitadas que comunicam desta forma.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Tôi cũng đã gặp nhiều người khuyết tật khác cũng giao tiếp theo cách này.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Έχω επίσης συναντήσει άλλους ανθρώπους με αναπηρία που επικοινωνούν έτσι.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Срещнах много други осакатени хора, които общуват по този начин.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Я также встречался со многими другими инвалидами, которые общаются таким образом.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.פגשתי גם הרבה אנשים אחרים עם מוגבלויות שמתקשרים בדרך זו.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.لقد قابلت العديد من ذوي القدرات المحدودة واللذين يتواصلون بنفس الطريقة
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.他の障碍者にも多く出会いました 足の指でキーボードを打つ
Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.Kẻ nào nghe lời ta phán đây , mà không làm theo , khác_nào như người dại cất nhà mình trên đất_cát .
Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.Kẻ nào nghe lời ta phán đây, mà không làm theo, khác nào như người dại cất nhà mình trên đất cát.
Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.나의 이 말을 듣고 행치 아니하는 자는 그 집을 모래 위에 지은 어리석은 사람 같으리니
Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.וכל השמע את דברי אלה ולא יעשה אתם ידמה לאיש בער אשר בנה את ביתו על החול׃
Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.وكل من يسمع اقوالي هذه ولا يعمل بها يشبّه برجل جاهل بنى بيته على الرمل.
Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.凡 聽 見 我 這 話 不 去 行 的 、 好 比 一 個 無 知 的 人 、 把 房 子 蓋 在 沙 土 上
Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.凡 聽見 我 這話 不 去 行的 、 好比 一 個 無知 的 人 、 把 房子 蓋 在 沙土 上
Bu ülkeyi kuran temel anlaşmayı yenilemek bizim bitirilmemiş görevimizdir.(Aplausos.) El Merecen un voto. (Aplausos.)
Bu ülkeyi kuran temel anlaşmayı yenilemek bizim bitirilmemiş görevimizdir.誰であろうとも、誰を愛そうとも、勤勉に働き、責任を果たせば 成功できるという思想、 それを復活させることだ 我々の未だ成し遂げていない課題は少数の人のためではなく、多くの人のために働く政府、
Çocuklara İslam'ın kutsal kitabı ve arapça olan Kuran'ı öğretiyorlar,그들은 이슬람의 가장 신성한 책인 코란을 아이들에게 가르칩니다.
Çocuklara İslam'ın kutsal kitabı ve arapça olan Kuran'ı öğretiyorlar,מלמדים לילדים את הקוראן, הספר הקדוש ביותר לאיסלם,
Çocuklara İslam'ın kutsal kitabı ve arapça olan Kuran'ı öğretiyorlar,يعلمون الأطفال القرآن، الذي هو الكتاب المقدس في الإسلام،
Çocuklara İslam'ın kutsal kitabı ve arapça olan Kuran'ı öğretiyorlar,これは子供たちが話すことも理解することも出来ない
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veFör Koranen är väldigt tydlig när den säger att du kommer att bli
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veFor Koranen er ret tydelig, når den siger, at man vil være
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veKarena Al-Quran cukup jelas saat berkata bahwa anda akan menjadi
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" ve꾸란은 다음과 같은 부분에서 상당히 분명하게 말하는데, 꾸란에서 너희들이 "천국의 새 창조물이 될 것이다"라는 부분과
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veKoraani on kovin selkeä sanoessaan, että ihmisestä tulee
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veParce que le Coran est très clair quand il dit que vous serez
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePentru că, Coranul este destul de clar când spune că vei fi
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePerché il Corano è piuttosto chiaro quando dice che sarete
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePonieważ Koran jest w zasadzie jasny mówiąc, że będziesz
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePorque el Corán es muy claro cuando dice que se sufrirá
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePorque o Corão é bastante claro quando diz que seremos
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePretože Korán je dosť jednoznačný, keď hovorí, že budete
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veProtože Korán mluví úplně jasně, když říká, že v ráji budete
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veUgyanis a Korán elég egyértelmű, mikor azt mondja
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veWant de Koran is heel duidelijk als hij stelt dat je
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veWeil der Koran ziemlich klar sagt, dass du
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veΔιότι το Κοράνιο είναι ξεκάθαρο όταν λέει πως θα είσαι
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veПотому что Коран вполне конкретен, говоря, что вы будете
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veТому що Коран є абсолютно чітким, кажучи, що ти будеш
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veТъй като Коранът е съвсем категоричен, когато казва, че ще бъдете
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veכי הקוראן די ברור כשהוא אומר שאתה תהיה "יצירה חדשה בגן עדן"
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veلأن القرآن الكريم واضح تماما عندما يقول لك أنك ستكون خلقاً جديداً في الجنة
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" ve天国にて生まれ変わることは その人の知らない別の何かに 生まれ変わることであると
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.(23:2) ибо Он основал ее на морях и на реках утвердил ее.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Bo on na morzu ugruntował ją, a na rzekach utwierdził ją.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Căci El l -a întemeiat pe mări, şi l -a întărit pe rîuri.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Car il l`a fondée sur les mers, Et affermie sur les fleuves.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Denn er hat ihn an die Meere gegründet und an den Wassern bereitet.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.E' lui che l'ha fondata sui mari, e sui fiumi l'ha stabilita
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.For han har grunnlagt den på hav og stilt den fast på strømmer.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Hij drong het water terug, zodat droog land tevoorschijn kwam.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Ia meletakkan dasarnya di atas lautan, dan menegakkannya di atas air yang dalam
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Kajti on jo je utemeljil nad morji, nad rekami jo je trdno postavil.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod