Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.على فكرة، هذا ما يسمّى نظريّة التّسلسل الهرمي المعرفي.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.私と数名が取り組んできたもので
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.A to je to, čo si predstavujeme pod "teóriou všetkého".
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.Ed è questo che intendiamo per teoria unificata.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.E é isso que queremos dizer com teoria unificada.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.En dat is wat we bedoelen met een geünificeerde theorie
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.Et c'est ça que l'on entend par théorie unifiée.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.이것이 바로 우리가 부르는 통합이론이지요.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.Og det er det, vi mener med en samlet teori.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.Şi asta e ceea ce înţelegem noi printr-o teorie unificată.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.Takhle si představujeme teorii všeho.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.To właśnie jednolita teoria pola.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.Và đó là điều mà chúng tôi muốn nói khi nhắc tới Đồng nhất thuyết.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.Y eso es lo que denominamos teoría unificada.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.Και αυτό εννοούμε με τον όρο Ενοποιημένη Θεωρία.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.И това е, което ние имаме предвид под единна теория.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.И это то, что мы имеем в виду, говоря о единой теории.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.וזאת כוונתינו לגבי תאורית אחידות.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.و هذا ما قصدناه بعبارة نظرية موحدة.
Bu da Birleşik Kuram ile kastettiğimiz şeydir.問題点もあります
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Această observație a fost deveastatoare pentru teoriile tradiționale despre gravitație și mișcare.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Cette observation a été dévastatrice pour les théories traditionnelles de la gravité et du mouvement.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Diese Beobachtung war verheerend für die bisherige Theorie der Schwerkraft und Bewegung.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Este hallazgo supuso un duro golpe a las teorías tradicionales de gravedad y movimiento.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Ez pedig merőben ütközött a hagyományos gravitációs és mozgáselméletekkel.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.이런 관찰 결과로 중력과 운동에 관한 고전 이론에는 커다란 문제가 생겼죠.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Questa osservazione fu devastante per le tradizionali teorie della gravità e del movimento.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Ta obserwacja, była miażdżąca dla tradycjonalnych teorii grawitacji i dynamiki.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Η παρατήρηση αυτή ήταν καταστροφική για τις παραδοσιακές θεωρίες της βαρύτητας και της κίνησης.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Това наблюдение било опустошително за традиционните теории на гравитация и движение.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.Это наблюдение было убийственным для традиционной теории гравитации и движения.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.ההבחנה הזו היתה הרסנית לתאוריות המסורתיות של כבידה ותנועה.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.كانت هذه الملاحظة مدمرة لنظرية الجاذبية والحركة المعروفة.
Bu gözlem, geleneksel kütleçekim ve hareket kuramları için yıkıcıydı.もし星が観測通りの速さで動くのであれば
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Aceasta este cauza pentru care frumuseţea este un criteriu de succes la alegerea teoriei juste.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Ça explique pourquoi la beauté est un bon critère pour choisir la bonne théorie.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Das ist der Grund warum Schönheit ein glücklicher Maßstab ist, die richtige Theorie auszuwählen.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Dat verklaart waarom schoonheid een succesvol criterium is voor het kiezen van de juiste theorie.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Eso explicará por qué la belleza es un criterio exitoso para seleccionar la teoría correcta.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Isso justifica porque é que a beleza é um critério bem-sucedido para escolher a teoria correta.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.이 유사성이, 왜 아름다움이 올바른 이론을 고르는 데 성공적인 척도인지를 설명해줍니다
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Megmagyarázza, hogy a szépség miért ilyen sikeresen használható kritérium a helyes elmélethez.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Spiega perché la bellezza è considerata un criterio valido per scegliere la giusta teoria.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.To jest powód dlaczego piękno jest świetnym kryterium do wybierania właściwej teorii.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.To vysvětlí, proč je krása úspěšným kritériem pro výběr správné teorie.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.To vysvetľuje, prečo krása je úspešným kritériom pre výber správnej teórie.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Оно так же объясняет, почему красота — удачный критерий для выбора верной теории.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Това е причината, защо красотата е успешен критерий за избор на правилната теория.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Це пояснює, чому краса є успішним критерієм для вибору правильної теорії.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.אלו הדברים שבזכותם יופי הוא קריטריון מוצלח לבחירת התיאוריה הנכונה.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.سينحسب ذلك على لماذا الجمال هو طريقة ناجحة للنظرية الصحيحة.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.ニュートンは
Bu herzaman için, Karl Popper'ın söylediği gibi, kuram-yüklüdür.Cela repose toujours, comme Karl Popper l'a souligné, sur des théories.
Bu herzaman için, Karl Popper'ın söylediği gibi, kuram-yüklüdür.Det er altid, som Karl Popper formulerede det, teori-ladet.
Bu herzaman için, Karl Popper'ın söylediği gibi, kuram-yüklüdür.E întotdeauna, ca să îl cităm pe Karl Popper, încărcată de teorie.
Bu herzaman için, Karl Popper'ın söylediği gibi, kuram-yüklüdür.E' sempre, come ha detto Karl Popper, carico di teorie.
Bu herzaman için, Karl Popper'ın söylediği gibi, kuram-yüklüdür.Está siempre, como dijo Karl Popper, cargada de teoría.
Bu herzaman için, Karl Popper'ın söylediği gibi, kuram-yüklüdür.Het is altijd, zoals Karl Popper het zegt, "met theorie beladen".
Bu herzaman için, Karl Popper'ın söylediği gibi, kuram-yüklüdür.Je to vždy, ako to správne nazval Karl Popper, theory-laden. (napojenie na vysvetľujúcu teóriu)
Bu herzaman için, Karl Popper'ın söylediği gibi, kuram-yüklüdür.Je vždycky - jak to nazval Karl Popper - zatíženo naším pohledem (theory-laden).