Ana içeriğe geç
Sözlük

kuram ile cümle

kuram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hukuk Kuramı.Psucie prawa.
Sayılar kuramı üzerine çalışmaktadır.W nawiasach podane są numery nadań.
Sanat Felsefesi, 1950 Kuramın Estetikteki Rolü, Journal of Aesthetics and Art Criticism, vol.Recenzje: pochodzące z „The Journal of Aesthetics and Art Criticism”, vol.
Bu da, Evrim Ağacı'nın kısa sürede Evrim Kuramı konusunda “bilirkişi” olarak görülmesini sağlamıştır.Dopuszczalny jest natomiast, gdy „drożdże” są rozumiane jako pewna faza cyklu rozwojowego.
Darwinizm, İngiliz doğa tarihçisi Charles Darwin`in doğal seçilim yoluyla evrim kuramı.Darwinizm – ogólna teoria rozwoju życia sformułowana przez brytyjskiego przyrodnika Karola Darwina.
Diğer bir deyişle, bu iki kuram aynı fenomenin farklı matematiksel tasvirleridir.Ujmując w inny sposób, można stwierdzić, że dwie teorie są różnym matematycznym opisem tego samego zjawiska.
Bu tarihten sonra Araplar bir daha güçlü bir devlet kuramadılar.Arabowie nie byli już groźną potęgą.
Eğer göndergesel anlam kuramı gerçek ise bu anlamlar aynıdır.Jeśli zdanie składa się z pojęć identycznych z pojmowanymi rzeczami – to zdania sa prawdziwe.
Çu bir kuramcı değildi, önemli kuramsal çalışmalar üretmedi.Wachlarz nie był i nie jest wyłącznie przedmiotem użytkowym.
Aynı yıllarda şiir yazmaya ve bilimsel yöntem üzerine kuramsal araştırmalara başladı.Przez wiele lat wypowiadał się i pisał na temat tego jak należy tworzyć samą naukę.
Yapılandırma kuramı ve modern toplumlar üzerindeki bütünsel görüşleriyle tanınır.Jego twórczość zawiera kompletną wizję współczesnego mu społeczeństwa.
Kuramsal kitapların yanı sıra edebiyat çevirileri de yaptı.Zajmował się ponadto tłumaczeniami literackimi.
Isıbilgisi kuramı istatistikler varyasyonlarla ilgilenmez.Badania nad rodzajem Neomys Kaup.
Eleştiriler bilişsel dil bilgisi ve pragmatikteki yeni dil kuramlarının kavramlarını da etkiler.Współcześni badacze podkreślają nowość przekładu oraz samego podejścia tłumacza.
Deneysel veri içermeyen kuramların bilimsel ve felsefi fikir alanında olduğu gibi farklılıkları bulunur.Istnienie życia poza Ziemią ma ważne naukowe i filozoficzne implikacje.
Bu kuram artık analizin temel dersidir.Do dziś jest to jedno z podstawowych założeń analizy technicznej.
Bu kuram, electron dönüsü hariç Zeeman etkisini açıklamaktadır.Teoria poprawnie wyjaśniała efekt Zeemana, z wyjątkiem przyczyny spinu elektronu.
Kuramı ve formülasyonları cok yoğun tartışmalara yol açmıştır.Zarówno klip jak i utwór wywołały dużo kontrowersji.
Retorik kuramının doğuşu doğrudan demokrasiyle bağlantılıdır.Współczesny liberalizm jest ściśle związany z demokracją.
Bu süre zarfında genel görelilik merak uyandıran bir kuram olarak kalır.Zdajemy sobie sprawę, że w tak religijnym środowisku to mogłaby być iskrą zapalną.
Bu yöntemlerin neredeyse hepsi kuramdan gücünü almakla beraber bazıları kendi aralarında çelişmektedir.Przyczyny były takie same i przeciwnicy niemal ci sami.
Kurama göre duygular için sağlıklı ve sağlıksız olmak bir ayrım yapılmaktadır.Jest tak, bo dla zdrowego nie ma żadnej różnicy pomiędzy myślą a językiem.
Taylor kuramı ve Taylor serisinin mucidi olarak bilinir.Thorne wyjawia Macy tajemnicę Taylor.
1611-1624 arasında Padova Üniversitesi'nde tıp kuramı dersleri verdi.W latach 1611–1614 studiował medycynę w Lejdzie.
Kuram, paradigma değildir.Cerkiew ta nie jest typowa.
Tanrısal (İlahi) irade kuramı hukuku Tanrı'ya dayandırır ve ancak onun istemesi dahilinde ortadan kalkar.Owo „dno” (niem. Grund) duszy pochodzi bezpośrednio od Boga i do niego tęskni.
Ancak bütün göçebe toplumlar devlet kuramazlar.Alla samhällsproblem kan dock inte definieras som sociala problem.
Bu iki kurama birlikte "standart model” deniyor.Dessa två linjer kallas för standardparalleller.
En önemli çalışması "Isının Analitik Kuramı" adlı yapıtıdır.Särskilt rörde det dennes arbete med "den analytiska maskinen".
Zsigmondy dediklerini uyguladı; fakat bulduğu sonuca ve ileri sürdüğü kurama inanacak kimse bulamıyordu.Skriften säger ju: Ingen som tror på honom skall stå där med skam.
Bir kuram her zaman kuram olarak kalır.Det kommer alltid att finnas någon som är elak mot dig.
Brian Randolph Greene (şubat 9 1963 doğdu)), Amerikalı teorik fizikçi ve sicim kuramcısı.Brian Randolph Greene, född 9 februari 1963, är en amerikansk strängteoretiker.
Kuramsal fizik profesörüdür.Han är utbildad fysiker.
Bu, daha sonra Einstein’ın özel görelilik kuramı olarak tanınmıştır.Brevet blev senare känt som "brevet från Einstein".
Kuramın nicelemesi kuantum alan kuramında ölçüm anormalliklerine neden olmaktadır.Min självsäkerhet beror på att jag har upptäckt mina dimensioner.
Öteki Kuram.Det andra ansiktet.
Sicim kuramının uygulanmasında altı boyutlu Calabi-Yau dağıtımları göz önüne alınır.För att koppla ihop 6 dimensioner används Calabi-Yau-rymder.
Ayrıca çok ciddi bir kuramsal bir yaklaşım sergiledi.Slutligen tog han fram en speciell överdrivningsmetod.
Evrenin hâlihazırdaki erken modelleri Big Bang kuramına dayanmaktadır.Dagens mainstream-förklaring bygger på Big Bang.
2011b, Göçebe Kuramı.2011 Dags för plan B, Valpmynning.
Popper’i etkileyen kuramın öndeyişinin doğru çıkması değildi.Men de som tvivlade på Poppe hade fel.
Kuark kuramına göre Baryonlar 3 kuarktan, Mezonlar ise bir kuark ve bir antikuarktan oluşmuşlardır.Detta skiljer baryonerna från mesoner som består av en kvark och en antikvark.
Dolayısıyla, kuramın gelişimini anlamak için kendi içindeki disiplinini anlamak oldukça işe yarayacaktır.Forskning visar att det kan vara svårt att se sin utveckling i sin egen kompetens.
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu anlayış, savunulamaz ve kuramsal olarak temellendirilemez olmuştur.De är väl bevarade från sekelskiftet såväl utvändigt som invändigt.
İkincisi ise Araçlaşma Kuramı'dır.Det andra är nattvarden.
Günümüzde bu kuram, matematiğin tüm alanlarında uygulanmaktadır.I dagsläget dricks det i alla samhällsklasser.
Fiziksel kuram bir fiziksel olayın modelidir.En fon är alltså en konkret fysikalisk händelse.
Her iki kuram çerçevesinde açıklanması olanaksızdır.Det är omstritt om båda ska godkännas.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.En föreslagen orsak till detta är att de grundade sig på ett "ovanifrånperspektiv".
Sadece kuramlarla değil aynı zamanda pratikle de ilgilidir.Inte bara genom sättet att berätta utan också i rent språkligt hänseende.
Kuramsal olarak, bu düzen ivmelenen cisimlerin g-kuvveti ile karşılaşması olarak anlatılabilir.Speciellt är detta möjligt för bijektionen G → G {\displaystyle G\to G} .
Ancak genetik araştırmalar bu kuramın devre dışı kalmasına neden olmuştur.Genetiska studier visar att denna indelning är felaktig.
Bu adeta Kopernik kuramına karşı çıkmaktır.Valet av koppar är inte invändningsfritt.
1798 yılında "Sayılar Kuramı" adlı eseri yayınlandı.År 1700 bortföll namnet "rentemester".
Bu kuramlar bilimsel modelleridir.Alltsammans skulle bygga på vetenskapliga principer.
Özgürlük- İşbirlikli özgürlük kuramında özgürlük baskılardan daha çok sınırlandırmalardan söz etmektedir.Med andra ord, tyranniet vilar mindre på förtryck och mer på att frivilligt avhända sig friheten.
O ayrıca Elektromanyetizm yasalarını Genel görelilik kuramı ile birlikte düşünen ilk kişilerden biriydi.Han var en av de första som skrev om folkrätt.
Bu da, Evrim Ağacı'nın kısa sürede Evrim Kuramı konusunda “bilirkişi” olarak görülmesini sağlamıştır.Detta gör att man som läsare bättre förstår hur synen på maffian har utvecklats med tiden.
Bununla birlikte bu alanda en önemli kuramcılardan birisi olarak kabul edilmektedir.Där räknas de till de viktigaste långivarna.
Sözeylem kuramı, anlam kavramının tanımının zenginleştirilmesini talep etmiştir.Det anses finnas ett behov av att närmare precisera betydelsen av begreppet risk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod