kural ile cümle
kural kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece en yaygın üç kural dahildir.Bazele celor trei standarde sunt comune.
Cinsiyet konusunda kesin kurallar yoktur.Nu există o preferință în funcție de sex.
Yarışma kuralları ise 3 sistemden oluşmaktadır.Programul campionatului constă din trei runde.
Zaitsev kuralı en büyük tepkime ürününün en çok ornatılmış çift bağlı alken olduğunu söyler.Reacția urmează regula lui Zaițev, care spune că cea mai stabil alchenă se formează.
Grup kuraları 9 Aralık 2016'da Prag'da çekildi.Tragerea la sorți pentru turneul final a avut loc la Praga la 9 decembrie 2016.
Tokat kuralları çiğnediği için, sarılma da insanca davranıp bir mazlumu koruduğu içindir.Pentru om este inofensiv, dar când este capturat se apără mușcând.
Bazı Sihler günlük yaşamlarında Kakkas kuralına tam olarak riayet etmezler.Toate zgomotele contribuie la norma dvs. zilnică de expunere.
Maçın özel kuralı ise eğer Rock diskalifiye ya da count-out olursa kemeri Punk'ın alacağıdır.Dacă Rock pierdea prin count out sau descalificare, Punk câștiga centura.
Fakat anlamlar araştırılmaz, aksine açık kurallar aracılığıyla kesin olarak belirlenir.Acum rațiunea nu mai este singură, ci însoțită de Adevărul revelat.
Kuralsız Eleştirilerden karışık yorumlar aldı.We Are Not Alone a obținut recenzii mixte.
Kurallara göre maçın kazanan takımının her üyesi sonraki dört haftada Raw Genel Müdürü olacaktı.Câștigătorii aveau să fie pe rând câte o săptămână managerii generali de la Raw.
Cleo: Cleo, kurallara dikkat eden, çalışkan ve zevkli bir kız çocuğudur.Buena Girl) - o fetiță deșteaptă ce joacă tot timpul după reguli.
Sık sık başı derde girer, ama bir sonraki gün kuralları yine çiğner.VI. Tulburarea îi mai trece în ziua următoare și lucrurile revin la normal.
Taksonlar belirli sistematik kurallara göre sıralanmışlardır.Pachetele de date sunt trimise după anumite reguli.
Fakat sabit bir kural değildi.Nu era însă o separare strictă.
Amaç bütün engelleri belirlenen süre içinde ve kurallara uygun biçimde tamamlamaktır.Acești ofițeri dădeau certitudinea că ordinele vor fi îndeplinite la timp și întocmai, în toate detaliile.
Ben diyorum ki, kuralları değiştirelim.Dacă va trebui să schimb regulile, o voi face.
Mevcut kurallar ve sistemler Amerikan hukuku il değiştirilmeye veya bağdaştırılmaya başlandı.Episoadele au fost modificate sau schimbate din ordinea americană ca să se potrivească modificărilor.
Kurallar gereği aynı ülke takımları, aynı grupta yer almadı.Echipele din aceeași țară nu au fost trase la sorți în aceeași grupă.
Sıkı Kalvinist olan babası ayrıca yerleşmiş kurallara baş kaldıran bir protestan rahibiydi.Cel dispărut era chiar călugărul care stătuse de vorbă cu mine.
Ancak bu bir kural değildir.Aceasta nu constituie însă un standard.
Kurallara karşı geldin.Ai încălcat regulile.
Kurallara itaatsizlik etme.Nu încălca regulile.
Kurallara göre oynamalıyız.Trebuie să jucăm după reguli.
Kurallara göre oynamalıyız.Trebuie să jucăm conform regulilor.
Bu kuralları akılda tutun.Țineți minte aceste reguli.
1848 – Cambridge Üniversitesi'ndeki bir kurul, genel futbol kurallarını yaratma girişiminde bulundu.1848 – A Cambridge-i Egyetem bizottsága megkísérelt létrehozni egy egységes szabályrendszert a labdarúgásnak.
Bosman kuralıBosman-szabály.
1999 yılında, dil kuralı yeniden değişti ve dil seçiminde özgürlük tanındı.1999-ben a szabályt újra módosították, és ismét engedélyezték a szabad nyelvválasztást.
1956'tan 1965'e kadar şarkıların dillerini kısıtlayan herhangi bir kural yoktu.1956 és 1965 között nem vonatkozott szabály arra, milyen nyelven lehet énekelni.
Eleme kuraları 7 Şubat 2010 tarihinde Polonya'nın Varşova kentinde çekilmiştir.A csoport sorsolását 2010. február 7-én tartották Lengyelország fővárosában, Varsóban.
Ben diyorum ki, kuralları değiştirelim.A törvények megváltoztatása.
Bu kural Fransız matematikçi Pierre Frédéric Sarrus tarafından keşfedilmiştir.A szabály nevét Pierre Frédéric Sarrus francia matematikusról kapta.
İslami gelenekler ve kurallar burada günlük hayatı etkilemektedir.Az iszlám hagyományok és ünnepek meghatározóak a mindennapi életben.
Onun dışında oyun kuralları aynıdır.A játék szabályai a játékkönyvével voltak azonosak.
Sözdizim kuralları açısından C'ye ve Pascal'a çok benzer.A C structjaira és a Pascal recordjaira hasonlítanak.
Grup kuraları 9 Aralık 2016'da Prag'da çekildi.A sorsolást 2016. december 9-én tartották Prágában.
KML GML ile aynı yapısal bazı dilbilgisi kurallarını paylaşıyor.A KML sok vonatkozásban osztozik a GML felépítésével.
Hatta işçi kurallarına göre çalışma süreleri kısıtlanmıştır.A rendkívüli munkaidőre is vonatkoznak a munkaidőkorlátok.
Grup kuraları 19 Ekim 2016'da Gabon'un başkenti Libreville'de çekildi.A csoportok sorsolását 2016. október 19-én tartották Libreville városában, Gabonban.
Geçmişi bilelim, geleceği kuralım.Az igaz múltat megismertetve felépíteni a jövőt.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Ezeket a szabályokat gyakran annak eldöntésére használják, hogy a beteget szükséges-e kórházba utalni.
Birçok alisiklik bileşiğin oluşumunda halka kapanma modu Baldwin'in kuralları ile tahmin edilebilir.Számos aliciklusos vegyület képződésekor a gyűrűzáródás módja a Baldwin-szabály alapján jósolható meg.
Enfeksiyon kişisel hijyen ve temizlik kuralları ile etkili bir şekilde önlenebilir.A fertőzés hatásos megelőzését segíthetik a személyes higiénia és megfelelő közegészségügyi feltételek.
Bu kuralın istisnası kanunun buna açıkça izin vermesidir.Szabályaiktól csak akkor lehet eltérni, ha ezt a törvény kifejezetten megengedi.
Bazı oyuncular kendi yarattıkları dünyaları ve kural sistemlerini oynamayı tercih eder.Vannak játékosok azonban, akik inkább preferálják a saját maguk által kitalált világot.
Özel hayatları da gayet sıkı kurallara bağlı idi.Fegyverzetük is elég speciális volt és szabályokhoz kötött.
15. yüzyılda kural olarak kabul edilmiştir. ^ FIDE rules (En Passant kuralı bölüm D'de)A 15. század második felében megerődítették. a Szt.
Kurallar neyi gerektirirse, o kurallar aynen çalışır.Hát ha szabályozottan működik, akkor így kell lennie.
Tüm üyeler yüzde yüz bu kurallara uymakla yükümlüdür.Ebben minden tagunk 100 százalékosan egyetért.
Sınıflandırma konusunda katı kurallar yoktur, çünkü sınırlar muğlaktır.Ez az osztályozás azonban rendkívül pontatlan, hiszen a határokat nehéz megvonni.
Buna ek olarak, bazı kişiler bu kuralın kadın kadına ilişkiyi kapsamadığını belirtir.Ebben arról panaszkodik, mennyire hiányzik neki a férfiak társasága.
Yeni kural 1 Ocak 2008'den itibaren zorunlu hâle gelmiştir.Az alkalmazása 1996. január 1-jétől kötelező.
10. Kuralları kafanıza takmayın.Így add tovább! 3.0 szabályai vonatkoznak rá.
Her zaman bu kurallarla taşıyıcılığını yapar.Buena lány: Ő mindig a szabályok szerint csinál mindent.
Gayrimüslim kızlar da üniversitenin bu kuralına saygı duymak zorundadırlar.Megbecsülöm társaimat is, igyekszem betartani a szeretet törvényét az iskolában is.
Bu sebeple de akademik kurallara tamamen uygundu.Ők az akadémikus szabályok ellen vonultak ki a természetbe.
Lesnar, maçın kurallarını kendisinin seçmesi şartıyla meydan okumayı kabul etti.Lesnar csak azzal a feltétellel fogadja el, hogy a meccsre ő választja meg a kikötést.
Daha sonra bu kural kaldırılmıştır.Később ezt a szabályt eltörölték.
Bunu oluşturan, onun kurallar hakkındaki görüşüdür.Ezt látva alkotta meg rendjének szabályait.