kural ile cümle
kural kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eğer o zaman beraberlik kuralı konulmuş olsaydı sadece Fransa galip gelecekti.Als het dan tot een treffen kwam, zou de Franse overmacht de doorslag geven.
Kavram, ilk olarak 1890'da York Antwerp Kuralları ile mevzuat halini almıştır.De ILA slaagde er in 1890 nog wel in om de York-Antwerp Rules over averij-grosse aan te nemen.
TCP/IP modeli ve ilgili iletişim kuralları Internet Engineering Task Force (IETF) tarafından yapılmaktadır.De basisprotocollen, zoals TCP/IP, worden vastgesteld door de Internet Engineering Taskforce (IETF).
Her zaman bu kurallarla taşıyıcılığını yapar.Ze is altijd bezorgd om het naleven van de regels.
Anlaşma yaptığı kişi şeytandır ve oyunu kurallarına göre oynamayacaktır.De fat is de man die erbij wil horen, maar de regels van het spel niet helemaal begrijpt.
Goy (İbranice: גוי, kurallı çoğulu goyim גוים ya da גויים), ulus anlamına gelen İbranice bir kelimedir.Een goj (Hebreeuws: גוי, meervoud: גויים - gojim) betekent 'volk' in het Hebreeuws.
İsa’nın kendisi de bir süreliğine oruç tutmuştur; ancak keşişlikle ilgili genel bir kural çıkarmamıştır.Jezus Christus is ook priester, maar hij kwam niet voort uit een priestergeslacht.
İslami gelenekler ve kurallar burada günlük hayatı etkilemektedir.Het dagelijks leven wordt gedomineerd door de islamitische voorschriften.
Kuralları hiç çiğnemez.Deze stoppen door de regel niet.
Bazen bu kuralın dışına çıkıldığı da görülür.Soms zijn er regels die zulke praktijken verbieden.
Bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir.Elk land stelt eigen regels op voor het bepalen van deze periode.
Ben diyorum ki, kuralları değiştirelim.Wijzigingen van de statuten.
Eğer kurallar bugünkü gibi olsaydı yarışmayı Fransa kazanacaktı.Als deze regel in 1991 had gegolden had Frankrijk gewonnen.
Ancak günümüze dek pek çok kural hafifletildi.Tot de dag van vandaag zijn veel regionale stijlen bewaard gebleven.
Hint felsefesi Hinduizmin kurallarının yazıldığı Veda'lara dayanır.Hindoeïstische filosofie is de Indische filosofie die zijn oorsprong vindt in de Veda's.
Bugün ise kuralları uygulayan hakem heyetleri oluşturulmuştur.Effectenrecht voorziet tegenwoordig in regels die dit verbieden.
Gemide acımasız kuralları vardır.Op het schip bevindt zich een dakruiter.
Birleşik Krallık tarafı, bu kurala uyacağını belirtiyordu.Het Brits idealisme lijkt deze wet te schenden.
Gaf, genel olarak kabul görmüş toplumsal kuralların ihlali.Hij formuleerde algemene regels waaraan een universele geldigheid toegekend werd.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.Verder is deze manier van werken, volgens DNB, ook strijdig met voorschriften tegen belangenverstrengeling.
NOT:Aynı kural bölme işlemi için de geçerlidir.Dijkrecht ten slotte is ook het reglement zelf.
Oyunun Kuralı (roman), İtalyan yazar Leonardo Sciascia'nın 1966 tarihli romanı. özgün adı A Ciascuno İl Suo.Het scenario is gebaseerd op de gelijknamige roman (1966) van Leonardo Sciascia.
Türkiye Kupası'nın son 16 turu kuraları 21 Aralık 2018 tarihinde çekilmiştir.De laatste steenkoolmijn in Duitsland sloot op 21 december 2018 de deuren.
Bu kuralın geçerli olmadığı bazı durumlar vardır.Er zijn gevallen waarin deze regel niet geldt.
Bu kuralın uygulanmadığı senaryolar da mevcut.Er zijn gevallen waarin deze regel niet geldt.
O, kuralı bana açıkladı.Hij heeft mij de regel uitgelegd.
Bu kuralları unutma.Onthoud deze regels.
Kuralları değiştirmek zorundaydım.Ik moest de regels veranderen.
Her kuralın istisnaları vardır.Elke regel heeft uitzonderingen.
Kurallara aykırı davranıyorsun.Je gedraagt je in strijd met de regels.
Kurallar çiğnenmek içindir.Regels zijn er om gebroken te worden.
Kurallara uyunuz!Houd u aan de regels!
Kurallara riayet ediniz!Houd u aan de regels!
Kuralları bilir misiniz?Bent u op de hoogte van de regels?
O kuralın geçerli olmadığı durumlar vardır.Er zijn gevallen waarin die regel niet geldt.
Bu kurallar: Doğru sözlü olmak (Sıdk al-Lisan).Jęki te określane są jako keening (lamentujące).
Paragraf 2de verilen diğer kurallar bu yolların numaralanmasında uygulanmıştır.Pozostałe zasady punktu 2 są dla tych dróg zachowane.
Grup kuraları 3 Mart 2007 tarihinde Toronto Liberty Grand Entertainment Complex'te düzenlenen gecede çekildi.Losowanie grup miało miejsce 3 marca 2007 w Liberty Grand Entertainment Complex w Toronto.
Bosman kuralıPrawo Bosmana
Sınırları muğlak, kuralları esnekti.Kochanie, wiesz, złamaliśmy zasady.
Karantina kuralları çerçevesinde Batı Avustralya'ya bu türün sokulması yasaktır.Na zachodzie Australii zabroniono połowu tego gatunku.
(Kurallar çok katı uygulandığında söylenir) Sursum corda!(1998) – montaż Sursum corda!
Kuralları basittir.Reguły są proste.
Bu nedenle manastıra yeni katı kurallar getirdi.Wprowadził w klasztorze wyjątkowo surową regułę.
Kurallar yok.Nie ma żadnych reguł.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.Co więcej, konsumpcja ludzkiego mięsa również jest niezgodna z zasadami koszerności.
Gemide acımasız kuralları vardır.Na okrętach panowały trudne warunki.
Grup aşaması kuraları 28 Kasım 2012 tarihinde Tel Aviv'de çekilmiştir.Losowanie fazy grupowej odbyło się 28 listopada 2012 roku w Tel Awiwie.
Aksine Aziz Benedikt'in kuralları her manastırın bağımsız olduğunu kabul eder.Każdy klasztor benedyktynek sakramentek jest autonomiczny.
2. Kural: Gruptan ayrılmak yasaktır.Osoba 2 – Nie możesz wreszcie zostać i porozmawiać ze mną?
Bu kural Fransız matematikçi Pierre Frédéric Sarrus tarafından keşfedilmiştir.Algorytm ten został odkryty przez francuskiego matematyka Pierre'a Sarrusa.
Artık hepsi modern yaşamın kurallarına uymak zorunda.W jego życiu wszystko jest zgodne z regułami panującymi we współczesnym świecie.
Belirmiş yapılar tek bir olay veya kural tarafından yaratılmamış desenlerdir.Struktura emergentna to wzorzec, który nie powstał w wyniku jednego zdarzenia ani jednej reguły.
Kural olarak etkili olabilen en düşük doz kullanılmalıdır.W każdym przypadku należy podawać najmniejszą dawkę skuteczną.
Açıklamalara göre, kurallardaki değişiklikler ile oylama konusunda daha şeffaf olunması hedeflenmiştir.Tłumacząc powody swojej decyzji powiedział, że chce jak najlepiej wspierać zmiany w swoim kraju.
Aritmetikte işlemler belirli kurallara göre uygulanır.Arytmetyka wymaga wykonywania ich zgodnie z kolejnością działań.
Belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulamak gereklidir.Istnieją reguły, do których trzeba się bezwzględnie stosować.
Grup kuraları 9 Aralık 2016'da Prag'da çekildi.Losowanie odbyło w Pradze 9 grudnia 2016 roku.
Bu kurallar, Belçika yesal geleneğinin önemli parçası olmuştur.Obydwa statuty są ważnymi elementami tradycji prawnej współczesnej Belgii.
Ayrıca "nakavt" kuralı kullanılmaktadır.Używany bywa również termin „depresja ukryta”.