Korku kurdu olduğundan büyük gösterir.The fear makes the wolf bigger than what it is.
Bu kurabiyelerden birini yiyebilir miyim?Would it be OK if I ate one of these cookies?
Hey, bana bir kurabiye verir misin?Hey, will you grab me a cookie?
Fransa'nın kalecisi yere daldı ve Ronaldo'nun atışını kurtardı.The goalkeeper for France dived to the ground and saved Ronaldo’s shot.
Ebeveynlerinin senin için belirlediği kurallara uymalısın.You should respect the rules your parents set for you.
Bu karışıklıktan nasıl kurtulurum?How do I get out of this mess?
Eski mobilyanı atma yerine neden onu hayır kurumuna vermiyorsun?Instead of throwing away your old furniture, why don't you give it to charity?
Akıllı telefonlar on yıl önce bilim kurgu gibi görünmüş olurdu.Smartphones would have seemed like science fiction ten years ago.
Bu kurallara karşıdır.That's against the rules.
Ekonomi, mali krizden hala tamamen kurtulmadı.The economy still hasn't completely recovered from the financial crisis.
Kurt, kuzuyu öldürdü.The wolf killed the lamb.
Bu üç yabancı Ukrayna'nın kurtarılabilip kurtarılamayacağını görmek için dünyaya geldi.These three extraterrestrials have come to earth to see if Ukraine can be saved.
İsa Mesih benim kurtarıcımdır.Jesus Christ is my Savior.
Şoktan kurtuldun mu?Have you got over the shock?
Ben hemen onunla bağlantı kuracağım.I'll get on to her right away.
Tom bulaşıkları yıkadı ve Mary onları kuruladı.Tom washed the dishes and Mary dried them.
Tom'la temas kurmaya çalışacağım.I'll try to get in touch with Tom.
Bu öğleden sonra pişirdiği kurabiyelerden birini yesen Tom'un umursamıyacağından eminim.I'm sure Tom wouldn't mind if you ate one of the cookies he baked this afternoon.
Tom bütün kuralları bilmiyor.Tom doesn't know all the rules.
Tom henüz bütün kuralları bilmiyor.Tom doesn't know all the rules yet.
Aynı hatayı tekrar yapmaktan nasıl kurtulabiliriz?How do we avoid making the same mistake again?
Çatırdayan evliliğimizi kurtarmak için yardıma ihtiyacımız var.We need help in fixing our broken marriage.
Babür Babür İmparatorluğu'nu kurdu.Babur established the Mughal Empire.
Shivaji Maratha İmparatorluğu'nu kurdu ve ilk Peshwa Moropant Pingle idi.Shivaji founded the Maratha Empire, and his first Peshwa was Moropant Pingle.
Sih İmparatorluğu Ranjit Singh tarafından 1799 yılında kurulmuştur.The Sikh Empire was established in 1799 by Ranjit Singh.
Durrani İmparatorluğu 1747 yılında Ahmed Şah Durrani tarafından Afganistan'da kurulmuştur.The Durrani Empire was established in Afghanistan by Ahmad Shah Durrani in 1747.
Nehrin kenarında yeni bir endüstri bölgesi kurmaya başladılar.They began to develop a new industrial site near the river.
Kurtlar sürüyle gezer ama kartallar yalnız uçar.Wolves travel in packs, but eagles fly alone.
Hayal kuruyordum.I was daydreaming.
Beni bu durumdan kurtarır mısın?Help me out, would you?
Bu kural, siyasiler toplumun güvenini kazanana kadar süreceğe benziyor.This rule will obviously remain in place until the politicians win people's trust.
Oyunun kuralı budur.This is the rule of the game.
Bu kısır döngüden kurtuluş görülmüyor.There seems to be no way out of this vicious circle.
Bu dönem Arapça 5. kur konularını göreceğim.I am taking Arabic Level 5 this semester.
Onu kurtarmaya çalışıyordum.I was trying to rescue him.
O, üniversitede uygun bir kurs seçebilsin diye sınav sonuçlarını bekliyor.He awaits his examination results so he can choose an appropriate course at University.
Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.The pencils are sold in dozens.
Tom, sık sık kız arkadaşının hayalini kurar.Tom often dreams of his girlfriend.
Tom'un ne kumpas kurduğunu bilmiyorum.I don't know what Tom is plotting.
Sürücü trafik kurallarını çiğnedi, sonuç olarak da cezalandırıldı.The driver violated the traffic rules; as a result, he was fined.
Kurt şekil değiştirir ama tavuk yemeye devam eder.The wolf will change shape, but will continue to eat chicken.
Şu kurabiyeleri Tom'a ver.Give those cookies to Tom.
Lütfen masayı kur.Please set the table.
Sizin hayatlarınızı kurtardım.I helped you save your lives.
Bu fabrikayı kurmak, uzun bir zamana ve bir sürü paraya mal oldu.It took a long time and a lot of money to build this factory.
Bir kişinin hayatını kurtardığı için methedildi.She was praised for saving a person's life.
Tom büyük bir finans kurumu için çalışıyor.Tom works for a large financial institution.
Okul kurallarınca öğrenciler sigara içemez.The school rules that students cannot smoke.
Bu portakalın suyunu sıkamıyorum. O kuru.I can't squeeze juice out of this orange. It's dry.
Kurşun zehirlenmesi dünya genelinde milyonlarca çocuğun sağlığını tehlikeye atar.Lead poisoning endangers the health of millions of children around the world.
Çocuklar kurşun zehirlenmesi için daha fazla risk altındadır.Children are more at risk for lead poisoning.
Kurşun yaygın bir çevre kirleticidir.Lead is a common environmental pollutant.
Kurtarılmak istemiyorum.I don't wish to be rescued.
Hepimizin kurtarılmasını istiyorum.We all want to be rescued.
Sadece bazı insanlar kurtarılamaz.Some people just can't be saved.
Tom yüzünü kurulamayı bitirdi.Tom finished drying his face.
Tom kanıttan kurtuldu.Tom got rid of the evidence.
Benim postumu kurtardığın için teşekkürler.Thanks for saving my hide.
Kendini baş ağrısından kurtar.Save yourself the headache.
Tom bir sert kurabiye.Tom is one tough cookie.