Ana içeriğe geç
Sözlük

kur ile cümle

kur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kurtarma ekibi bizi bulana kadar hayatta kalabilmeyi umalım.Let's hope we can stay alive until the rescue team finds us.
Sizinle nasıl irtibat kurabiliriz?How can we contact you?
Sizinle nasıl irtibat kurabilirim?How can I contact you?
Tom serseri bir keskin nişancı saldırısının kurbanıydı.Tom was the victim of a random sniper attack.
Tom rastgele bir keskin nişancı saldırısının kurbanıydı.Tom was the victim of a random sniper attack.
Benimle bağlantı kurmanı kim söyledi?Who told you to contact me?
Lütfen bana kuralların ne olduğunu söyle.Please tell me what the rules are.
Tom polise kendine komplo kurulduğunu söyledi.Tom told the police he had been framed.
Tom bana hayatımı kurtaran kişinin sen olduğunu söyledi.They told me you were the one who saved my life.
Hiç Kuran okudun mu?Have you ever read the Koran?
Çadırını kurmak için gerçekten aptalca bir yer seçtin.You really picked a stupid place to pitch your tent.
Şu anda bütün bu eşyalardan kurtulmak aptalca olurdu.It would be stupid to get rid of all this stuff at this time.
Bu okulun kuralları çok katı.This school has a zero tolerance policy.
Tom TV'nin önünde yerde bağdaş kurup oturdu.Tom sat cross-legged on the floor in front of the TV.
Tom futbol takımı kurdu.Tom made the football team.
Tom basketbol takımı kurdu.Tom made the basketball team.
Tom bir hokey takımı kurdu.Tom made the hockey team.
"Bana yardım et." "Hayır." "Bana yardım et." "Hayır." "Beni kurtar!" "Hayır.""Aid me." "No." "Help me." "No." "Save me!" "No."
O yalnız bir kurt.He's a lone wolf.
Sen masayı kuruyorsun.You are setting the table.
Kabusundan kurtulmak için Tom'un birkaç saate ihtiyacı vardı.Tom needed a few hours to recover from his nightmare.
Her kız bir midilli sahibi olmanın hayalini kurar.Every girl dreams of owning a pony.
Ayaklarına giydiğin şey güvenlik kurallarına uymuyor.What you're wearing on your feet don't meet safety guidelines.
Tom'u kurtarabilir misin?Can you save Tom?
Sen beni kurtaramazsın.You can't save me.
Tom günü kurtardı.Tom saved the day.
Biz senin hayatını kurtardık.We saved your life.
Hiç kimse beni kurtaramaz.Nobody can save me.
Hayatlarımızı kurtardın.You saved our lives.
Beni kurtaran bu.That's what saved me.
Bizi kurtardığın için teşekkür ederim.Thank you for saving us.
Onlar Tom'u kurtarmayı başardı.They managed to save Tom.
Hava yastığı hayatımı kurtardı.The airbag saved my life.
Onları kurtarmak ister misin?Do you want to save them?
Seni bir ara kurtarabiliriz.We can save you some time.
Artık onları hiçbir şey kurtaramaz.Nothing can save them now.
Bir ara seni kurtarayım.Let me save you some time.
Tom hayatını kurtarmak için öldü.Tom died to save your life.
Hayatımı kurtardığın için teşekkür ederim.Thank you for saving my life.
Hiç kimse seni kurtarmaya gelmiyor.No one is coming to save you.
Seni bazı sorunlardan kurtarayım.Let me save you some trouble.
Herkesi kurtarmanın hiç bir yolu yok.There's no way to save everybody.
Tom beni kurtarmaya çalışırken neredeyse ölüyordu.Tom almost died trying to save me.
Hiç birinin hayatını kurtardın mı?Have you ever saved someone's life?
Tom'u kurtarmak için elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could to save Tom.
Bana birkaç kurabiye ayırabilir misin?Could you save me a couple of cookies?
Doktorlar hâlâ Tom'u kurtarmaya çalışıyorlar.The doctors are still trying to save Tom.
Daha kısa sürede buraya gelebilseydik Tom'u kurtarabilirdik.If we'd gotten here sooner, we might've been able to save Tom.
Hayatımı kurtaran yardımcı doktorun adını hatırlıyor musun?Do you remember the name of the paramedic that saved my life?
Sadece birkaç dakika daha erken gelseydik Tom'u kurtarabilirdik.We could've saved Tom if we'd arrived just a few minutes earlier.
Bana ondan daha önce bahsetseydin beni bir sürü sorundan kurtarabilirdin.You could've saved me a lot of trouble if you'd told me about that earlier.
Sadece ilk seferde doğru şeyi yaparak kendini bir sürü sorundan kurtarabilirsin.You can save yourself a lot of trouble by just doing it right the first time.
Bugün burada olmam gerekmediğini bana söyleseydin beni bir yolculuktan kurtarabilirdin.You could've saved me a trip if you'd just told me I didn't need to be here today.
Kurabiyeleri yaktım.I burned the cookies.
Dine küfretmek kurbansız bir suçtur.Blasphemy is a victimless crime.
Sınavı yazmak için bir kurşunkalem kullanmayın.Don't use a pencil to write the exam.
O hep hayır kurumlarına bir şey verir.I always give something to charities.
Kurtlar kadar açız.We're as hungry as wolves.
Kuru bir boğazım olduğunda bu öksürük damlalarını alırım.I take these cough drops when I have a dry throat.
Ben çamaşırı kurutmak zorundayım.I have to get the laundry dried.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod