Kubilay Han Yuan Hanedanı'nı 1271 yılında kurmuştur.Kublai Khan established the Yuan Dynasty in 1271.
Tatoebanın popülaritesi kurulduğu günden beri katlanarak artmaktadır.Tatoeba's popularity has been growing exponentially since the day of its inception.
Keskin nişancı, kurbanlarını birer birer vurdu.The sniper picked off his victims one by one.
Size kuralları ihlal etmek için izin verilmez.You are not allowed to violate the rules.
Bu cümle kırk beş harften kurulmuştur.This sentence is composed of forty-five letters.
En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death.
Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.During droughts, farmers are barely able to eke out a living.
Hayal kurup kuramayacağımı merak ettim.I wondered if I could be dreaming.
Kuralları bana açıklayabilir misin?Would you please explain the rules to me?
Kurallara uymak çok önemlidir.It's very important to respect the rules.
Hava kararmadan önce çadırlarımızı kurduk.We pitched our tents before it got dark.
Birçok kişiyi kurtarmak için bir kişiyi feda etmek etik olur muydu?Would it be ethical to sacrifice one person to save many?
Rüyamda, bir kurtla karşılaştım.In my dream, I encountered a wolf.
Açılış töreninde kurucunun şerefine bir plaket verildi.At the inauguration ceremony a plaque was unveiled in honor of the founder.
Kurbağayı kara kurbağasından ayırt edemem.I cannot distinguish a frog from a toad.
Orta ve ileri dil kursları öğretilen dilde verilir.Intermediate and advanced language courses are given in the language being learned.
Arkadaş olmak kolaydır ama onlardan kurtulmak zordurIt's easy to make friends, but hard to get rid of them.
Hiçbir günahkar bir vaazın ilk yirmi dakikasından sonra hiç kurtarılmaz.No sinner is ever saved after the first twenty minutes of a sermon.
Her şey için görgü kuralı vardır, hatta bir seks partisinin bile.There's proper etiquette for everything, even an orgy.
Onunla iletişim kurmaya çalışıyorlar.They're attempting to contact her.
İlaç kültürünün kendi kuralları vardır.The drug culture has its own rules.
Bu kurabiyelerdeki şekeri azaltmalılar.They should decrease the sugar in these muffins.
Birisi onu kurtarmalı, ya da o boğulacak.Someone needs to save him, or he'll drown.
Boğazım kuru.My throat is dry.
Bu giysiler nihayet kuru.These clothes are finally dry.
Mary kuru gözleri için göz damlaları kullanır.Mary uses eyedrops for her dry eyes.
Çocuklar kurallarından gına geldi.The kids have had enough of your rules.
İnsanlar olmadan bir şirket kuramazsınız.You can't establish a company without people.
Disneyland 1955'te kuruldu.Disneyland was established in 1955.
Tom kurallardan nefret eder.Tom hates the rules.
Evimizin altındaki böceklerden kurtulmak için bir şirket kiraladık.We hired a company to get rid of the insects under our house.
Bir ortaklık kurmayı kararlaştırdılar.They agreed to form a joint partnership.
Çocuk, kuru yaprakları ayağıyla itti.The children kicked the dry leaves into the air.
Kaktüsler kuru yerde yaşayan bitkilerdir.Cacti are plants that live in dry places.
Milis, acil bir durumda vatandaşları savunmak için kuruldu.The militia was formed to defend citizens in an emergency.
Biraz daha kurabiye ister misin?Would you like some more cookies?
Müdür emekli olduktan sonra Tom kuruluşun başına tayin edildi.Tom was named the head of the organization after the director retired.
Onlar yeni kurallara itiraz ettiler.They objected to the new rules.
Soyguncu silahını kurbana doğrulttu.The burglar pointed his gun at the victim.
Doların Avroya karşı kuru inişe geçti.The exchange rate of the dollar versus the euro has declined.
Biraz kurabiye yapmak için hamur açtı.I rolled the dough to make some cookies.
Kurak bir yıldı, ve birçok hayvan açlıktan öldü.It was a dry year, and many animals starved.
Anne, kızının saçına bir kurdele bağladı.The mother tied a ribbon in her daughter's hair.
Kasaba 18. yüzyılda kurulmuştur.The town was established in the 18th century.
Hamam böceklerini yakalamak için tuzaklar kurduk.We set out traps for catching cockroaches.
Tom köpeği kurulamak için eski havlu kullandı.Tom used old towels to dry the dog.
Tom köpeği kurulamak için eski havluları kullanırdı.Tom used old towels to dry the dog.
Tom korkunç bir suçun kurbanı.Tom is the victim of a terrible crime.
İtfaiyeci araba-kazası kurbanına yardımcı oldu.The firefighter helped the car-accident victim.
Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.The police officer wore a bulletproof vest.
Avcılar her zaman masum kurbanları avlamaktadır.Predators always prey on unsuspecting victims.
Kim çantamı kurcaladı?Who went into my bag?
Kurmaca ile ilgili sorun çok fazla mantıklı olmasıdır. Gerçek hiç mantıklı gelmez.The trouble with fiction... is that it makes too much sense. Reality never makes sense.
Saçı uzun olanlar bir saç kurutma makinesine sahiptir.Those who have a long hair own a hairdrier.
Julio, eski meşe ağacına kurduğum salıncakta sallanıyor.Julio is swinging in the hammock that I hung under the old oak tree.
O, kitaplarından kurtulmak istiyor.He wants to get rid of his books.
Başlamadan önce birkaç temel kural koymalıyız.We should lay down a few ground rules before we begin.
Onlar yeni bir hükümet kurdular.They constructed a new government.
2. Dünya Savaşı'nda hangi ülkeler Mihver Güçlerini kurdular?What countries formed the Axis Powers in World War II?
O, İspanyolca kursuna kaydoldu.She signed up for a Spanish course.