Ana içeriğe geç
Sözlük

kur ile cümle

kur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hangi kursu izleyeceğine bir türlü karar veremedi.He couldn't make up his mind which course to follow.
O, kuru ve duygusuzdur.He's dry and unemotional.
Annesiyle henüz bağlantı kurdu.He has yet to get in touch with his mother.
Yakınlarda hastalıktan kurtuldu.He soon recovered from the illness.
O bir kuruş biriktirmeden kıt kanaat yaşıyor.He lives from hand to mouth without saving a penny.
Tek kurşunla öldürüldü.He was killed by a single bullet.
İpi yakaladı ve kendini kurtardı.He caught hold of a rope and saved himself.
O, kurnaz bir tilkidir.He is a sly fox.
O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.He drew a straight line with his pencil.
Onun biri uzun ve diğeri kısa iki kurşunkalemi vardır.He has two pencils; one is long and the other short.
O, o ülke ile ittifak kurmamızı savundu.He argued for our forming the alliance with that nation.
O, bizim kurala uymamız için ısrar etti.He urged us to obey the rule.
O bir şirket kurduğunda hâlâ yeni yetmelik dönemindeydi.He was still in his teens when he founded a company.
Bir kural olarak, o, sabahleyin yaklaşık 80:30'da ofise varır.As a rule, he arrives at the office about eight-thirty in morning.
Öldürülmekten kıl payı kurtuldu.He narrowly escaped being killed.
O beni tehlikeden kurtardı.He saved me from danger.
Kuralların bir revizyonunu savunuyor.He advocates a revision of the rules.
Kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.He explained the rules in detail.
Ölümcül bir hastalığa kurban gitti.He fell a victim to a deadly disease.
Ayı göründüğünde o, hayatını kurtarmak için kaçtı.He ran for his life when the bear appeared.
O başkaları hakkında asla kötü konuşmamayı kural haline getirmektedir.He makes it a rule never to speak badly of others.
Sağlığını kurtardı, bu yüzden artık çalışmalarına devam edebiliyor.He has recovered his health, so he is now able to resume his studies.
O yerliler ile samimi bir ilişki kurdu.He established a friendly relationship with the natives.
O, evi hakkında hayal kurdu.He dreamed about his home.
Yanan binadan kurtarılacak kadar iyi bir talihe sahipti.He had the good fortune to be rescued from the burning building.
O, kediyi yüksek bir ağaçtan kurtardı.He rescued a cat from a high tree.
O, son zamanlarda bir şirket kurdu.He set up a company recently.
Hukuk sınavını geçti ve bir hukuk bürosu kurdu.He passed the law examination and set up a law office.
Sahip olduğum her kuruşu benden aldı.He robbed me of every cent I had.
O benim çocuk hırsızlarıyla temas kurmamı sağladı.He put me in touch with the kidnappers.
O, kuralı bana açıkladı.He explained the rule to me.
Hayatımı kurtardığı için ona çok şey borçluyum.I owe him a great deal because he saved my life.
Sahip olduğum her kuruşumu soydu.He robbed me of every penny I had.
O, kazadan sağ kurtuldu.He survived the accident.
O bütün parasını hayır kurumuna bağışladı.He gave away all his money to charity.
O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.He stuck his pencil behind his ear.
Kendi hırsının kurbanı oldu.He fell a victim to his own ambition.
Hırsının kurbanı oldu.He fell victim to his own ambition.
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak gördü.He saw himself as the savior of the world.
O kendisini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the savior of the world.
İşini kurmayı planlıyor.He is planning to launch his business.
O, kendi hayatı pahasına boğulan çocuğu kurtardı.He saved the drowning boy at the risk of his own life.
Kendi yaşamını riske atarak çocuğu kurtardı.He saved the boy at the risk of his own life.
O, kendi hayatı pahasına onu kurtardı.He saved her at the cost of his own life.
Kendi hayatı riske atarak arkadaşını kurtardı.He saved his friend at the risk of his own life.
Bir kızı boğulmaktan kurtardığı için ona ödül verildi.He rescued a girl from drowning and was given a reward.
Küçük bir çocuğu boğulmaktan kurtardı.He saved a little boy from drowning.
Yatmadan önce alarmı kurdu.He set the alarm before going to bed.
O, yeni bir iş kurdu.He has set up a new business.
O bir hayat kurtardığı için methedildi.He was praised for saving a life.
O güzel uçlu bir kurşun kalem kullanır.He uses a pencil with a fine point.
O, bir denizci kurtardı.He saved a sailor.
Onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.He did his best to rescue her.
İnsanlarla arkadaşlık kurma konusunda çok tutuk.He is very slow at making friends with anybody.
O, bir kurşun tarafından yaralandı.He was wounded by a bullet.
Bir gölette bir çocuğu boğulmaktan kurtardı.He saved a child from drowning in a pond.
O, çalınan cüzdanını kurtardı.He recovered his stolen wallet.
Ateşin yanında ıslak elbiselerini kuruttu.He dried his wet clothes by the fire.
Hayatı pahasına küçük kızı kurtardı.He rescued the little girl at the cost of his life.
Onu kurtarmak için hayatını riske attı.He risked his life to save her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod