Ana içeriğe geç
Sözlük

kur ile cümle

kur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kendi adıma bir kuruşum bile yok.I haven't a cent to my name.
Kendi hayatını kur.You make your own life.
Arabası bir gölün içine doğru yol alırken kıl payı kurtuldu.She had a narrow escape when her car skidded off the road into a lake.
Yılan bir kurbağayı yuttu.The snake swallowed a frog.
Bir mektubu kurşun kalem ile yazmamalısın.You must not write a letter with a pencil.
Başbakan kabineyi kuramadı.The Prime Minister was unable to form a Cabinet.
Kurşun, onun göğsüne girdi, onu kritik durumda bıraktı.The bullet penetrated his chest, leaving him in critical condition.
Amcam hastalığından tamamıyla kurtuldu.My uncle has completely recovered from his illness.
Biz kalacak bir yer bulamazsak dışarıda kamp kurmak zorunda kalacağız.We'll have to camp out if we can't find a place to stay.
Yeni başlayanlar için bir kursunuz var mı?Do you have a course for beginners?
Sıcak, kuru alanlar daha sıcak ve daha kuru olacak.Hot, dry areas will become hotter and drier.
Kız saçına sarı kurdeleler takmıştı.The girl wore yellow ribbons in her hair.
General boğayı boynuzlarından tuttu ordusunu felaketten kurtardı.The general took the bull by the horns and saved his army from disaster.
Kurgu peri masalları ve mitler kadar eski.Fiction is as old as fairy tales and myths.
Genç, çocuğun hayatını kurtardığı için övgüyü hak etti.The boy deserved praise for saving the child's life.
Küçük oğlan kendini polis memurundan kurtarmak için uğraştı.The little boy struggled to free himself from the policeman.
Bir çocuğu kurtarmaya çalışırken neredeyse boğuluyordum.I came near being drowned, trying to rescue a boy.
Yolculardan hiç biri yara almadan kurtuldu.None of the passengers escaped injury.
Bütün mürettebat kurtarıldı.All the crew were saved.
Tüm mürettebat kurtarıldı.The whole crew was saved.
Yemeklerden sonra dişlerimi fırçalamayı kural haline getirdim.I make it a rule to brush my teeth after meals.
Oyunu yeni kurallarına göre oynadık.We played the game in accordance with the new rules.
Yeni bir şirket kuracağını duyuyorum.I hear you'll set up a new company.
Yeni şirket kuralı daha yaşlı işçiler için adil değildi.The new company rule was unfair to older workers.
Yeni başkan ordu kurmak istiyor.The new president wants to build up the army.
Yeni ilaç onun hayatını kurtardı.The new medicine saved his life.
Ben kuru bir şey istiyorum.I want something dry.
İnsan oğlu birçok şekilde iletişim kurar.Human beings communicate in many ways.
İnsanlar orada kiliseler ve okullar kurdu.People established churches and schools there.
İnsanlar ülkelerini düşmandan kurtardı.The people saved their country from the enemies.
Kuyu kuruyuncaya kadar asla suyun değerini bilmeyiz.We never know the worth of water till the well is dry.
Binlerce mağdur bu hastalığa kurban edildi.Thousands of people became victims of this disease.
Yıllar sonra Avrupalılar kıyı bölgelerinde sömürgeler kurdu.Years later, Europeans established colonies in the coastal areas.
Dünya barışını kurmak için elimizden geleni yapmalıyız.We should do our utmost to establish world peace.
Hükümet, sorunu araştırmak için bir komite kurdu.The government has set up a committee to look into the problem.
Genç insanlar toplumun kurallarını küçümserlerdi.Young people used to look down on the rules of society.
Petrol kurumadan yeni enerji formları geliştirilmelidir.New forms of energy must be developed before oil dries up.
Bebek nezlesinden kurtuldu.The baby has gotten rid of its cold.
Kızıl Haç gecikme olmadan felaket kurbanlarına yardım sağlıyor.The Red Cross gets help to disaster victims without delay.
Kızıl Haç kurbanlara yiyecek ve tıbbi malzemeler dağıttı.The Red Cross dispensed food and medical supplies to the victims.
Aşırıya gitmemek en iyi fizik kuralıdır.Temperance is the best physic.
Tehlikede olan deniz yaşamını korumak için bir fon kuruldu.A fund was set up to preserve endangered marine life.
Uzmanlardan oluşan bir kurul planı tartıştı.A panel of experts discussed the plan.
Nehir kuruyor.The river is running dry.
Biz nehrin yanında çadır kurduk.We set up the tent next to the river.
Öğrenci birliği yeni kurallara karşı çıkıyor.The student body is opposed to the new rules.
Bay Miyake Kurashiki'de kaldığım sırada bana bir sürü yer gösterdi.Mr Miyake showed me lots of places during my stay in Kurashiki.
Birçok aile sınırda yeni bir hayat kurmak için ayrıldı.Many families left to make a new life on the frontier.
Çok sayıda aile sınırda yeni bir hayat kurmak için batıya gitti.Many families went west to make a new life on the frontier.
Genel kurul toplantısında bir çok üye yardımcı oldu.A lot of members assisted at the general meeting.
Çoğunluk kuralı demokrasinin temel ilkesidir.Majority rule is a basic principle of democracy.
Güneş toprağı kuruttu.The sun has dried up the ground.
Uzlaşmak benim kurallarıma aykırıdır.It's against my rules to compromise.
Mutfağımı hamamböceklerinden kurtarmalıyım.I must rid my kitchen of cockroaches.
Üniversite kampüsünün merkezinde kurucusunun heykeli duruyor.In the center of the university campus stands the statue of the founder.
Üniversite Yönetimi, New York'ta bir şube kampüs kurmaya karar verdi.The University Administration decided to set up a branch campus in New York.
Ciddi hastalığımdan kurtulduğum için, yaratılışın tümü benim için güzeldir.Since I recovered from my serious illness, all of creation is beautiful to me.
Birisi kurşun kalemimi çaldı.Someone has walked off with my pencil.
Onun bir sonraki kurbanı kim olacaktı?Who would be its next victim?
Kimse beni kurtarmaya gelmedi.Nobody came to my rescue.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod