(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(Tawa) Sebongkah batu selebar 9,6 km bergerak 50 kali lebih cepat daripada peluru. menghantam bumi.
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(Смех) Каменная глыба диаметром 10 км, двигавшаяся в 50 раз быстрее пули, врезалась в Землю.
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızlaלדינוזאורים היה יום רע. (צחוק) גוש סלע ברוחב של כעשרה ק"מ,
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(ضحك) كتلة من الصخر بعرض ستة أميال، تتحرك بسرعةٍ خمسين ضعفَ
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla直径10キロの大きな隕石が ライフル銃の 約50倍の速さで
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(笑) 有一塊寬六英里嘅石頭飛落來 速度大概係
Kahretsin. Kurşun şahdamarının üç milim ötesinden geçmiş.A baIa não te atingiu a juguIar por 3 mm.
Kahretsin. Kurşun şahdamarının üç milim ötesinden geçmiş. Kıpırdama.Mitä on tekeillä?
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Carbon là một nguyên tố, chì là một nguyên tố và vàng cũng là một nguyên tố
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Il carbonio è un elemento, il piombo è un elemento, l'oro è un elemento.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Karbon elemen, memimpin adalah sebuah elemen, emas adalah sebuah elemen.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.탄소, 납, 금 이런 것들은 모두 원소입니다.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Kohlenstoff ist ein Element, Blei ist ein Element, Gold ist ein Element.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Kol är ett grundämne, bly är ett grundämne, guld är ett grundämne
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Koolstof is een element, lood is een element, goud is een element.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Kulstof er et grundstof. Bly er et grundstof. Guld er et grundstof.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Le carbone est un élément, le plomb est un élément, l'or est un élément.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.O carbono é um elemento, o chumbo é um elemento, o ouro é um elemento.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Uhlík je prvok. Olovo je prvok. Zlato je prvok.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Uhlík, olovo i zlato jsou prvky.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Węgiel jest pierwiastkiem, ołów jest pierwiastkiem, złoto jest pierwiastkiem.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Ο άνθρακας είναι ένα στοιχείο, ο μόλυβδος είναι ένα στοιχείο, ο χρυσός είναι ένα στοιχείο.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Вуглець - це елемент. Свинець - це елемент. Золото - це елемент.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Въглеродът е елемент, оловото е елемент, златото е елемент.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.Углерод - это элемент. Свинец - это элемент. Золото - это элемент.
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.פחמן הוא יסוד, עופרת היא יסוד, זהב הוא יסוד
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.فالكربون عنصر، و الرصاص عنصر، و الذهب عنصر
Karbon bir elementtir, kurşun bir elementtir ve altın da bir elementtir.水も元素だと言う人もいるかもしれませんね.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Có thể làm biến mất viên đạn.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.De kan göra sig osynliga och undkomma gevärskulor.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Ils peuvent disparaître et éviter les balles.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Képesek eltűnni és nem fog rajtuk a golyó.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.그들은 사라져서 총알은 피할 수 있다고 합니다.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Mereka dapat menghilang dan menghindari peluru.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Mogą zniknąć i uniknąć kuli.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Mohou zmizet a vyhýbat se kulkám.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Môžu sa vraj vypariť a vyhnúť sa tak nábojom.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Podem desaparecer e escapar às balas.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Possono scomparire ed evitare i proiettili.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Pot dispărea si pot evita gloanţe.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Pueden desaparecer y escapar de las balas.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Ze kunnen verdwijnen en ontsnappen aan kogels.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Μπορούν να εξαφανισθούν και να αποφύγουν τις σφαίρες.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Вони можуть несподівано зникати і таким чином уникати попадання куль.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Они могут исчезнуть и избежать попадания пуль.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.Те могат да изчезват и да избягват куршумите.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.הם יכולים להיעלם ולהתחמק מכדורים.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.يمكنهم الإختفاء و تفادي الرصاص.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.僕はドゾン族の首長に会いに行った
Kemp, "dedi ama almak gibi görünmüyor gör. Ceplerindeki kurşun dolu olsaydı, o ağır çalıştırmak olamazdı. "În cazul în buzunarele sale au fost pline de plumb, el nu a putut executa mai grei. "
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Bælgen blæser, af Ilden kommer kun Bly. Al Smelten er spildt, de onde udskilles ej.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Foalele ard, plumbul este topit de foc; degeaba curăţesc, căci zgura nu se deslipeşte.``
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.풀무를 맹렬히 불면 그 불에 납이 살라져서 단련하는 자의 일이 헛되게 되느니라 이와같이 악한 자가 제하여지지 아니하나니
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Mechy práhnu, olovo mizne od ohňa, zlatník nadarmo prepaľuje a prepaľuje; zlí nie sú vyprataní.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Megégett a fúvó a tûztõl, elfogyott az ón, hiába olvaszt az olvasztó, mert gonoszok, meg nem tisztíthatók.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Palkeet puhkuvat, tulesta lähtee vain lyijyä. Turhaan on sulatettu ja sulatettu: pahat eivät ole erottuneet.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Prahnou měchy, od ohně mizí olovo, nadarmo ustavičně přepaluje zlatník; nebo zlé věci nemohou býti odděleny.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Духалото изгоря; оловото се изпояде от огъня: Разтопителят напразно разтопява, Защото злите не се отделиха.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Раздувальный мех обгорел, свинец истлел от огня: плавильщик плавил напрасно, ибо злые не отделились;
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.נחר מפח מאשתם עפרת לשוא צרף צרוף ורעים לא נתקו׃