Ana içeriğe geç
Sözlük

kurşun ile cümle

kurşun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Demir kalemle, kurşunla Sonsuza dek kalsın diye kayaya kazılsaydı!ونقرت الى الابد في الصخر بقلم حديد وبرصاص.
Demir kalemle, kurşunla Sonsuza dek kalsın diye kayaya kazılsaydı!用 鐵 筆 鐫 刻 、 用 鉛 灌 在 磐 石 上 、 直 存 到 永 遠
Demir kalemle, kurşunla Sonsuza dek kalsın diye kayaya kazılsaydı!用 鐵筆鐫刻 、 用鉛 灌 在 磐石 上 、 直 存到 永遠
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.A aj, plech tlustý olověný nesen byl, a přitom žena jedna, kteráž seděla u prostřed té efi.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.A oto sztukę ołowiu niesiono, a przytem była niewiasta jedna, która siedziała w pośrodku efa.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Da blev et blylokk løftet op, og det viste sig en kvinne som satt i efaen.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Ðoạn , ta thấy một khối chi tròn được cất lên được cất lên , và một người đờn bà ngồi giữa ê - pha .
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Ðoạn, ta thấy một khối chi tròn được cất lên được cất lên, và một người đờn bà ngồi giữa ê-pha.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.E eis que foi levantada a tampa de chumbo, e uma mulher estava sentada no meio da efa.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.És ímé, egy kerek ón-darab repül vala, és ül vala egy asszony a mérõ- edény közepében.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Et voici, une masse de plomb s`éleva, et il y avait une femme assise au milieu de l`épha.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Fu quindi alzato un coperchio di piombo; ecco dentro all'efa vi era una donna
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.He aquí que se levantó la tapa de plomo, y había una mujer sentada dentro de la caja
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.In glej, svinčena plošča se vzdigne in je videti ženo, sedečo v merniku.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Jag fick då se huru en rund skiva av bly lyfte sig; och nu syntes där en kvinna som satt i skäppan.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.ja katso, lyijykansi kohosi, ja siinä istui eräs nainen eefa-mitan sisällä.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.이 에바 가운데에는 한 여인이 앉았느니라 하는 동시에 둥근 납 한 조각이 들리더라
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Og se, et Blylåg løftedes, og se, i Efaen sad en Kvinde.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Potom hľa, nejaký olovený kruh sa zdvihol. A to bola jedna žena, ktorá sedela prostred efy.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Şi iată că se ridica un talant de plumb, şi în mijlocul efei, şedea o femeie.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Toen werd het loden deksel van de mand opgelicht en ik zag er een vrouw in zitten.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Und siehe, es hob sich ein Zentner Blei; und da war ein Weib, das saß im Epha.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Και ιδου, εσηκονετο ταλαντον μολυβδου και ιδου, μια γυνη εκαθητο εν τω μεσω του εφα.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.И вот, кусок свинца поднялся, и там сидела одна женщина посреди ефы.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.(и, ето, един талант олово си вдигаше); и ето една жена седеше всред ефата.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.והנה ככר עפרת נשאת וזאת אשה אחת יושבת בתוך האיפה׃
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.واذا بوزنة رصاص رفعت. وكانت امرأة جالسة في وسط الايفة.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.( 我 見 有 一 片 圓 鉛 被 舉 起 來 。 ) 這 坐 在 量 器 中 的 是 個 婦 人
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.( 我 見有 一 片 圓鉛 被 舉起來 。 ) 這 坐在 量器 中 的 是 個婦人
Diğer yarısı ise kurşundan daha hafif bir maddeden yapılmış. -A řekněme, že druhá polovina je z něčeho lehčího.
Diğer yarısı ise kurşundan daha hafif bir maddeden yapılmış. -E diciamo che l'altra metà della piazza è costituita da qualcosa di più leggero del piombo.
Diğer yarısı ise kurşundan daha hafif bir maddeden yapılmış. -E digamos que a outra metade é feita de algo mais leve que chumbo.
Diğer yarısı ise kurşundan daha hafif bir maddeden yapılmış. -이 사각형의 반대쪽 절반은 납보다 더 가벼운 재질로 만들어졌다고 하지요.
Diğer yarısı ise kurşundan daha hafif bir maddeden yapılmış. -Другата му половина е направена от нещо, по-леко от олово.
Diğer yarısı ise kurşundan daha hafif bir maddeden yapılmış. -והחצי השני עשוי מחומר הרבה יותר קל מעופרת.
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. -Diciamo che ho questa piazza, ma diciamo che la metà delle questa piazza è fatta di piombo.
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. - -Digamos que eu tenho este quadrado, mas digamos que metade desse quadrado é feito de chumbo. .
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. -이 사각형이 있는데요, 사각형의 한쪽 절반은 납으로 만들어져 있다고 칩시다.
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. -Máme tento čtverec. A řekněme, že polovina tohoto čtverce je z olova.
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. - -Mamy kwadrat, ale niech jego połowa będzie zrobiona z ołowiu.
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. - -Да кажем, че имаме този квадрат, но едната му половина е оловна. .
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. -אם היה לנו את הריבוע הזה, אך מחציתו עשוי מעופרת.
Diyelim ki o da plastik köpük olsun. Plastik köpük kurşundan daha hafiftir.E' fatta di polistirolo, che è più leggero del piombo.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.주기적으로, 연구원들은 원통형 얼음막대를 시추 드릴에서 뽑아냅니다. 마치 사냥꾼이
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Okresowo, wyciągają cylinder lodu, jak leśnicy zużytą łuskę z broni, z beczki przy wiertle.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Periodic, au extras un cilindru de gheaţă, ca vânătorii ce scot un cartuş folosit din ţeava unui burghiu.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Pravidelne vyťahujú valec ľadu, ako poľovníci nábojnicu z brokovnice, z hlavne vrtáku.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Theo chu kì, họ lấy ra một ống trụ băng, như trọng tài bắn súng lấy ra một ống đạn đã dùng hết từ ống khoan.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Периодично изваждат цилиндър с лед, както ловните надзиратели изкарват отработените гилзи от цевта на сондата.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.כל תקופה, הם מוציאים גליל של קרח, כמו ציידים שמוציאים תרמיל ריק של רובה
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.وهم وبصورة دورية يتم اخراج هذه الاسطوانات الثلجية كما يخرج رامي البندقية خرطوشة بندقيته
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.氷柱を取り出します ちょうど猟師が撃ち終わった散弾銃の薬莢を 銃身の中から取り出すように
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Če ta izstrelek oziroma paket fotonov izstrelim v plastenko - kako se bodo fotoni razpršili v plastenki?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Dacă luăm acest glonț de fotoni și-l țintim spre această sticlă, cum se vor împrăștia acești fotoni în sticlă?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?이제 그 총알과 이 광자 덩어리를 가지고 이 병에다 쏘아보면 광자 덩어리가 병에 부딪히면서 어떻게 부서질까요?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Теперь возьмём эти фотоны, эту "пулю" и запустим её в эту бутылку. Как фотоны раздробятся в бутылке?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?ボトルに打ち込んだら 光子はどんなふうに砕け散るでしょう スローモーションの光は どう見えるでしょう
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! não! ", disse Marta, sentada sobre os calcanhares entre seus pincéis cabo preto.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nee! ", zei Martha, zittend op haar hakken onder haar zwarte leiden borstels.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nein! ", sagte Martha, im Sitzen auf den Fersen unter ihrem schwarzen führen Bürsten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod