O, İspanyolca kursuna kaydoldu.She signed up for a Spanish course.
Aslında artık kurşunlu benzini satan var mı?Does anyone actually sell leaded gasoline anymore?
İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.It's possible that the drinking water has chlorine, lead, or similar contaminants in it.
Onlar kurşunu olduğu yerde bırakmaya karar verdiler.They decided to leave the bullet where it was.
Doktorlar kurşunu çıkardılar.Doctors removed the bullet.
Doktorlar, kurşunu çıkarmaya korkuyorlardı.Doctors were afraid to remove the bullet.
Bir doktor, başkanın kafasındaki kurşunu çıkarmaya çalıştı.A doctor tried to remove the bullet from the president's head.
Kurşun atardamarı kesti.The bullet cut through an artery.
Kurşunlardan biri Mckinley'i mideden vurdu.One of the bullets struck McKinley in the stomach.
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.Tom didn't specify how many pencils to buy.
Tom yüzme kursundaki başka birinden daha hızlı yüzebilir.Tom can swim faster than anyone else in his swimming class.
Tom'un neredeyse bütün özgür zamanı bir golf kursunda harcanıyor.Almost all of Tom's free time is spent on a golf course.
Polis Tom'u alınının ortasındaki bir kurşun deliğiyle yerde yatarken buldu.The police found Tom lying on the floor with a bullet hole in the middle of his forehead.
Bana bir kurşun kalem ödünç verir misin?Would you lend me a pencil?
Bir kurşun kalem ödünç alabilir miyim?Could I borrow a pencil?
Yakında bir Almanca kursuna kayıt olacağım.I'll soon register for a course in German.
Bacaklarım kurşun gibi ağır.My legs are as heavy as lead.
Tom serseri bir kurşun tarafından öldürüldü.Tom was killed by a stray bullet.
Tom daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.Tom wanted a pencil with a softer lead.
Tom duvardaki kurşun deliklerini farketmedi.Tom didn't notice the bullet holes in the wall.
Tom kurşungeçirmez bir yelek giymişti bu yüzden kurşun onu öldürmedi.Tom was wearing a bulletproof vest, so the bullet didn't kill him.
Lütfen adını yazmak için bir kurşun kalem kullan.Please use a pencil to write down your name.
Tom kurşun kalemi açtı.Tom sharpened a pencil.
Umarım serseri bir kurşunla vurulursun.I hope you get shot by a stray bullet.
Altın silahlar seni kurşunlardan korumaz.Golden guns don't protect you from bullets.
O benim kurşun kalemim.That's my pencil.
Kurşun bir metaldir.Lead is a metal.
Kurşun kalemle yazılmış, bu yüzden onu silebilirsin.It's written in pencil, so you can erase it.
Kurşun geçirmez cam zaten birçok hayatı kurtardı.Bulletproof glass has already saved many lives.
Kurşun kolayca eğilir.Lead is easily bent.
Bir kurşun kalemim yok.I don't have a pencil.
Hiç kurşun kalemim yok.I don't have any pencils.
Onun biri uzun ve diğeri biri kısa iki tane kurşunkalemi vardır.He has two pencils. One is long and the other one is short.
Kalkmaya çalıştım ama vücudum kurşun gibi ağırdı.I attempted to get up, but my body was heavy as lead.
Geçen yıl baharda bir yemek kursuna katıldım ve ekmek nasıl pişirilir öğrendim.Last year in the spring I attended a cooking class and learned how to bake bread.
Kurşun kalemin ne renk?What colour is your pencil?
Bu benim kurşun kalemim.This is my pencil.
Bu kurşun kalem kırmızı mı beyaz mı?Is this pencil red or white?
Bu kurşun kalem kırmızı.This pencil is red.
Bu kurşun kalem gri değil.This pencil is not grey.
Şu anda bir Almanca kursuna yazılacağım.I'm going to sign up for a German class right now.
Ön camda bir kurşun deliği vardı.There was a bullet hole in the windshield.
Tom yerde yatan, kurşun yaraları kanayan iki adam gördü.Tom saw two men lying on the floor, bleeding from gunshot wounds.
Tom Mary'nin sağ kolunda bir kurşun yarası fark etti.Tom noticed a gunshot wound in Mary's right arm.
Tom şimdi bir kurşun yarasından hastanede iyileşiyor.Tom is now in the hospital recovering from a gunshot wound.
Tom kafaya kendi açtığı kurşun yarasından öldü.Tom died from a self-inflicted gunshot wound to the head.
Bu bir kurşun yarasına benziyor.This looks like a gunshot wound.
İki kurşun mağduru yakındaki bir hastanede yoğun bakım ünitesinde bulunmaktadır.The two gunshot victims are in the intensive care unit at a nearby hospital.
Polis onun kafasına kendi açtığı kurşun yarası gibi göründüğünü söyledi.The policeman said that it looked like a self-inflicted gunshot wound to the head.
Tom'un gömleğinin önü bir kurşun yarasından kan ile boyandı.The front of Tom's shirt was stained with blood from a gunshot wound.
Ölüm nedeni bir kurşun yarası gibi görünüyor.The cause of death seems to be a gunshot wound.
Otopsi Tom'un kurşun yarasından öldüğünü doğruladı.The autopsy confirmed that Tom died from a gunshot wound.
Tom bile bir kurşun kalemi keskinleştiremiyor.Tom can't even sharpen a pencil.
Bugün yeni bir Esperanto kursuna başladık.Today I started a new Esperanto course.
Kitap ve kurşunkalem nerede?Where are the book and the pencil?
Mimarlık kursunu hâlâ bitirmedim.I still haven't finished the architecture course.
Bana başka bir kurşunkalem alabilir misin?Can you get me another pencil?
Göğsünde üç kurşun yarası vardı.He had three bullet wounds in his chest.
Kurşun onun kolunu deldi.The bullet pierced his arm.
Onun kurşun kalemini çiğnemek gibi kötü bir alışkanlığı var.She has a bad habit of chewing on her pencil.