Ancak Speke, Eylül 1864'te, açık oturumdan bir gün önce, kaza kurşunu sonucu öldü.Dla Franka jest rok 1969 - krótko przed wypadkiem, w którym zginął.
Kurşunlanan ceset daha sonra karakolun bahçesine gömülecektir[4].Następnie zwłoki zostały zakopane w dołku w ogrodzie posterunku [3].
Gueffroy göğsüne 10 kurşun isabet ederek öldü.Gueffroy träffades av tio skott i bröstet och dog nästan ögonblickligen.
Kurşunlu Han, geçirdiği onarımlar sırasında bazı değişiklikler geçirmiştir.Interiören som är av salkyrkotyp har genomgått flera förändringar vid ett antal renoveringar.
İsyanın elebaşısı olan 12 askeri kurşun dizdirerek ve 20 askeri astırarak idam ettirdi.Han avrättade personligen fyra fångar med pistol och beordrade hängning av 22 personer.
Kurşunlar Tisza'yı ıskaladı ve günümüzde de kurşun izleri meclis binasında görülebilmektedir.Kuppen resulterade i hårda eldstrider, och kulhålen är än idag synliga vid parlamentsbyggnaden.
Yedinci kurşun hedefi bulmuştur; fakat hile ortaya çıkmıştır.Vid det sjunde anfallet var det dock klart och försvaret var redo.
Bazık kurşun karbonatın formülü 2 PbCO3.Ett tidigare skrivsätt var 2PbCO3 .
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Han avrättades genom nackskott i fängelset den 14 februari 1994.
Kurşunlu belediyesi 1944 yılında kurulmuştur.Vapnet fastställdes för kommunen år 1944.
Tunahan 1951 yılında Çamlıca'da ilk Kuran kursunu açtı.Med honom utslocknade ätten på svärdssidan 1951.
Caspar ise dört kurşundan üçünü atmıştır ve son sihirli kurşunu Max'a verir.Men Kaspar har redan skjutit bort alla sina kulor och därmed har Max bara en kula kvar.
Burada savaşırken vücuduna beş kurşun isabet etti.Det här gjorde hon trots att hon sköt hela fem bom totalt.
Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.Pennorna säljs dussinvis.
Kurşunu dökmek için kap kacak hazırlar.Він виготовляє для них кулю.
Aynı gün kurşuna dizildi.У той же день розстріляний.
Lincoln 2003 yılından beri kurşungeçirmez Town Car modellerini satışa sunar.З 2003 року у місті виробляють автомобілі Bentley.
İniş sırasında Greim sağ ayağına yediği kurşunla yaralandı.Під час наступу на Ригу був поранений в ногу розривною кулею.
Urfa Ermenileri kendi memleketlerinde son adam ve son kurşuna kadar ölmeye hazırlar.Землями Аррохар клан володів аж до смерті свого останнього вождя.
Pilot eğitim kursunu tamamlayarak Jagdstaffel 5'e atandı.Повернення мисливців за Павуком 5.
Dedem kurşuna dizilmiş.Батько розстріляний.
Kısa bir süre sonra kurşuna dizildi.Протягом невеликого терміну його розстріляли.
Bir kurşun kalemin var mı?У тебе є олівець?
Bu benim kurşun kalemim.Це мій олівець.
O bana bir kurşunkalem verdi.Вона дала мені олівець.
Albüm adı, Londra'daki Imperial War Museum'da üzerinde kurşun deliği olan bir İncil'den esinlenilmiştir.Jméno alba bylo inspirováno Biblí v které je díra od kulky v Imperial War Museum v Londýně.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Ten byl vykonán 14. února 2004 výstřelem do zátylku.
30 Eylül’de kurşuna dizildi.Dne 30. září 1937 byl zastřelen.
Kurşunla ölüm."Jednou kulkou.
O dönemde grafitin bir tür kurşun olduğu düşünülüyordu."V tu chvíli jsme věděli, že tam byl náboj.
Martin, tek kurşun atan bir tür tüfektir.Chriss vezme pušku, v níž je jen jeden náboj.
Aksine Friedrich Paulus'un son kurşuna, son askere kadar kenti savunmasını emretti.Ti se i přes Jamašitův rozkaz rozhodli bránit město do posledního muže.
Kramfors Birimi'ne 48 hafta boyunca süren bir kaynak kursuna gitmeden önce Sollefteå Lisesi'nde okudu.Po ukončení střední školy v Solleftee pokračoval 48týdenním kurzem svařování na AMU v Kramforsu.
Aynı gün kurşuna dizildi.Ve stejný den byl zastřelen.
43 yaşındaki eski izci hocası saldırgan, bir kurşun da kendine sıkarak yaşamına son verdi.Střílel 64letý muž, oznámila policie. iROZHLAS.
Kurşunla kaplanan çatının üzerinde iki madeni alem yer alır.Dva kulomety stejné ráže jsou lafetovány na střeše věže.
Kurşun babasının omzuna isabet eder.Nakonec střelí otce do nohy.
Ali İpek yönetimindeki TED Satranç kursunda satranç dersleri aldı.Notace šachové partie SCIMIA, Edward.
Kısa bir süre sonra kurşuna dizildi.Střelba trvala jen krátce.
Angel'a iki kurşun isabet etmiştir.André vstřelil dva.
Ama gerektiğinde eyerin altına, içinde kurşun bulunan ağırlık torbası koyulur.Pro krytí okolí srubu měl být použit lehký kulomet umístěný ve zvonu.
Ancak kurşunu bitince hırsızlardan biri tarafından vurulur.Po přestřelce jeden z nich umírá.
31 Ocak 1990 günü Ankara Bahçelievler'deki evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü.Dne 28. ledna 2007 byl nalezen zastřelený na zahradě své vily v Jevanech.
13 Ekim 1815 tarihinde Castello di Pizzo, Calabria'da kurşuna dizilip idam edildi.Pe 13 octombrie 1815, mareșalul Murat a fost executat la Pizzo, în Calabria.
Şarjörü 8 kurşun alıyor.Încărcătorul are 8 cartușe.
Heykellerinin çoğu kurşundandır.Statuile sale sunt cele mai numeroase.
Tek bir kurşun ile suratını dağıtmıştı.Ucis de un singur glonț în față.
Jim Jones ise başına aldığı kurşun yarasıyla ölmüş olup ölüm nedeninin intihar olduğu düşünülmektedir.Jones a murit din cauza unei răni provocate de un glonț în cap, pe care și-l trăsese probabil singur.
Kafasına sıktığı kurşun, güç koşullar altında yapılan morfinsiz bir ameliyatla çıkarıldı.Pentru a i se scoate glontele din cap, suferă o operație fără a-i fie administrată morfină.
İşte bu yöntem, bugün kullanılan kurşun kalemlerin yapılış yöntemini başlatmıştı.Așa s-a născut pizza pe care o cunoaștem astăzi.
Kurşun-208, 208 nükleon (126 nötron ve 82 proton) içermektedir.Izotopul Pb-208, de exemplu, are 82 protoni și 126 neutroni.
Dedem kurşuna dizilmiş.Împușcat în coapsă.
Aynı gün içinde kurşuna dizilerek idam edildiler.În aceeași zi sunt executați în Târgoviște, prin împușcare.
Buna rağmen kurşun üstübeci halen kıymetlı bir pigment olarak kabul edilmektedir.Totuși, semnalul SOS este încă recunoscut ca un semnal de alarmă vizual.
Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.Ofițerul de poliție a purtat o vestă anti-glonț.
Tom ceketini çıkardı, kurşun geçirmez yelek giydi ve sonra ceketini geri giydi.Tom și-a scos jacheta, a îmbrăcat o vestă anti-glonț și apoi și-a pus înapoi jacheta.
Kurşuna dizilecek olan mahkûmların detayı.Az erkélyt megkötözött foglyok képe díszíti.
Kısa bir süre sonra kurşuna dizildi.Ezután hamarosan letették a fegyvert.
Bir saat içinde kurşuna dizileceğiz.Egy órán keresztül kelesztik.
Max üç sihirli kurşunu av için harcamış olup vurduğu kuşları av torbasından çıkartır.Max kénytelen utolsó megmaradt töltényét, a varázsgolyót puskájába tenni.