Ardından bu kişilerce kurşuna dizilerek öldürüldü.Тех, кто после этого выжил, закололи штыками.
Yakalanan Hidalgo 30 Temmuz 1811'de kurşuna dizilerek idam edildi.В марте Идальго был схвачен и 30 июля расстрелян.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Казнён 14 февраля 2004 года выстрелом в затылок.
Kendisi gibi ordu mensubu olan 3 arkadaşı kurşuna dizilerek idam edilmiş, diğer arkadaşları asılmıştır.Он был одним из трёх казнимых, чья верёвка оборвалась, и, как остальные, был повешен повторно.
"Nasıl, gerçek bir kurşun yemenin acısını hissediyor musun?" diye sorar ona."Неужели ты хочешь посвятить остаток своей жизни мучительному убийственному гневу?", спрашивает он Бендера.
1938 Medvedev tutuklandı ve kurşuna dizildi.В 1938 г. Константин был репрессирован и расстрелян.
Eriyen kurşun canavarın boğazından akarak ölümüne neden olur.Только носовое орудие способно убить чудовище.
Ancak çarpma anında patlayan kurşunlara sahip kendisi.Вскоре она находит только что спрятанный ей револьвер.
İsyanın elebaşısı olan 12 askeri kurşun dizdirerek ve 20 askeri astırarak idam ettirdi.Из Царицына ей было выделено 12 пушек и 20 солдат.
"Turan Emeksiz'i daha kaç kez kurşunlayacaksınız?".Сколько раз покушались на мертвого Ленина? (рус.).
İki kurşun kafasına, bir kurşun da sol omzuna geldi.В это время пуля пробила ему левое плечо.
Michael'ın silahından çıkan kurşun ile hayatını kaybetmiştir.Они находят гильзы от ружья Майкла.
Kurşun ve demir karışımı oklarının birbiri ardına fırlatmış korkunç canavara.Один за другим били снаряды по стальному чудовищу.
Tek kurşun atmadan, Edirne, Kırklareli ve Dimetoka geri alındı.Перед взрывом кровля с медью и позолотой была демонтирована.
Türkiye'de de kurşuna dizmek gibi bir idam yöntemi vardır.В Северной Корее помимо этого вида казни также применяют расстрел.
Aynı gün kurşuna dizildi.Расстреляна в тот же день.
Ama asıl vahşi kurşun Tara'ya gelir.Главное оружие — таран.
2012'de şadırvanın kurşun kaplaması ve muslukları çalındı.В 2011 году пушку и листовку заменили надувными шариками.
Bölgede maden kaynaklarından (özellikle kurşun) dolayı madencilik sektörü gelişti.Город процветал из-за больших минеральных (особенно угольных) месторождений в близлежащих горах.
26 Nisan 1977'de Ecevit'in seçim otobüsü Niksar'da kurşunlandı.13 апреля 1986 года был взорван в своей машине Фрэнк Де Чикко.
Bu değer, yaklaşık olarak kurşunun özkütlesinden %70 daha fazladır.Выстрел в упор забирает около 70 процентов жизни самого персонажа.
Kurşun babasının omzuna isabet eder.Пуля противника ранила батюшку в плечо.
ABD, 19. ve 20. yüzyılların başında idamlarını ya asarak ya da kurşuna dizerek infaz ederdi.В конце 1930-х годов стали происходить аресты и даже расстрелы.
1937 yılında tekrar tutuklandı ve 8 Aralık 1937'de kurşuna dizilerek öldürüldü.В 1937 году был повторно арестован и 16 января 1938 года расстрелян..
Büyük Temizlik sırasında kurşuna dizilmiştir.وقد أعدم أثناء حملة التطهير العظيمة.
Kafasına sıktığı kurşun, güç koşullar altında yapılan morfinsiz bir ameliyatla çıkarıldı.الرصاصة التى أطلقها على رأسه ، استخرجها بعملية تحت ظروف قاسيةوبدون مورفين.
Üsküp’te öğretmen olmak için pedagoji kursuna yazıldı.كتب دورات تدريبيه من أجل أن يصبح معلم في سكوبيه.
1995 yılından 1996 yılına kadar Viyana Diplomasi Akademisi Diploma Kursuna katıldı.من عام 1995 إلى عام 1996 التحقت بدورة الدبلوم في الأكاديمية الدبلوماسية في فيينا.
Ardından bu kişilerce kurşuna dizilerek öldürüldü.وبعد ذلك، تم إطلاق النار على أولئك الذين كانوا لا زالوا يتحركون في رؤوسهم.
Ceauşescu ve karısı alelacele düzmece bir mahkemede yargılanıp hemen kurşuna dizildiler.تم إعدام تشاوتشيسكو وزوجته على الفور رميا بالرصاص.
Aynı gün kurşuna dizildi.زارت نسيم ميدان الرماية في ذلك اليوم أيضا.
Babasının isteği üzerine spikerlik kursuna yazıldı ve Star TV Ana Haber'de staj yapmaya başladı.وبناءً على طلب والدها فقد سجُلت بالإذاعة و بدأت فترة تدريب بتلفزيون ستار.
Ve fikirler kurşun geçirmez. ”أتتبع كل رصاصة في الليل."
Onların ateşi yakmaz ve kurşunları öldürmez.الماء لا يحترق ولا يساعد على الاحتراق .
Daha sonra 1966 yılında Odunpazarı'nda bulunan Kurşunlu Külliyesi'ne taşınmıştır.وتخرج فيها عام 1966 وعين بسلاح المدفعية بالمرج.
Toplamda 16 kurşun sıkan harekâtçılar, beş kişiyi öldürmüş ve bir kişiyi yaraladı.بينما أصيبت بثماني قذائف من العيار الكبير، الذي أسفر عن مقتل خمسة عشر رجلا وجرح عشرة.
Anadolu'da ele geçen 7 kurşun levhadan biridir.ثلاثة ملائكة تنشأ من واحدة من الأسلحة عبر تشي.
Ali İpek yönetimindeki TED Satranç kursunda satranç dersleri aldı.حصلت على لقب أستاذ دولي في (الشطرنج).
Kargaşa sırasında kurşunlardan birisi Cleveland'ı vurur ve adamlardan birisi de kendisini vurur.Rapidamente, uma de suas balas atinge Cleveland e um dos motoqueiros atira em si mesmo.
Bu dağıtıcı daha sonra bir polisin kurşunu tarafından yok edilir.Esta, é destruída pela bala de um policial.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Foi executado em 14 de fevereiro de 2004 de um tiro na nuca.
Ortaöğretim ikinci yılından, lise ilk yılına kadar iki yıl boyunca yurtdışında Çince dil kursuna gitti.Ela se inscreveu para um curso de língua chinesa por dois anos no exterior.
Araçların birinde bir dizi kurşun deliğine ve kan izlerine rastlar.Ela percebe inúmeros buracos de bala e manchas de sangue em um deles.
Kate Stewart, beş kurşunla Zygon'u avladığını söylemiştir.Kate Stewart descreve seu tiros, enquanto escapa do Zygon como "cinco tiros rápidos".
Pilot eğitim kursunu tamamlayarak Jagdstaffel 5'e atandı.Depois de receber instrução de pilotagem, foi colocado na Jagdgeschwader 3.
Jim Jones ise başına aldığı kurşun yarasıyla ölmüş olup ölüm nedeninin intihar olduğu düşünülmektedir.Jones morreu de um ferimento de bala na cabeça; suspeita-se que sua morte foi um suicídio.
Dundasit, kurşun cevheri yataklarının okside bölgesinde meydana gelen nadir bir sekonder mineraldir.A dundasita é um incomum mineral secundário ocorrendo na região oxidada de depósitos de minério de chumbo.
Kurşuna dizerek infaz ya da kısaca kurşuna dizme, özellikle savaş zamanlarında kullanılan bir idam yöntemi.O fuzilamento é um método de execução de pena de morte, especialmente em tempo de guerra.
Gueffroy göğsüne 10 kurşun isabet ederek öldü.Gueffroy foi alvejado no peito por dez tiros e morreu sobre o muro.
Büyük kubbe kurşunla kaplıdır.É coberta com uma abóbada de canhão.
Onların ateşi yakmaz ve kurşunları öldürmez.Não se acende fogo e nem fazem libações.
Ardından bu kişilerce kurşuna dizilerek öldürüldü.A maioria dos mortos foi supostamente baleada nas costas.
Albüm kapağı, sanatçı Nick Price tarafından kurşun kalemle çizilmiş bir ilüstrasyon barındırır.A capa do álbum é uma ilustração a lápis feita pelo artista Nick Price.
"Ugly"(Zor) olarak adlandırılan seviyede ise oyuncu, bir ya da iki kurşun yarası aldığında ölür.No nível mais difícil, "Ugly", a resistência do jogador é reduzida para um ou dois tiros.
Silahtan çıkan kurşun geyiği delip geçerek Carl'ı midesinden vurur.A bala atravessa o veado e atinge o estômago de Carl.
Dundasit, nadir bir kurşun alüminyum karbonat mineralidir.Dundasita é um raro mineral do grupo dos carbonatos com chumbo e alumínio.
16 Ağustos 2001'de Eagan, Minnesota'daki bir uçuş kursuna yazılınca FBI tarafından şüphe çekip tutuklanmıştır.Em 16 de agosto de 2001, Moussaoui foi preso em Minnesota pelo FBI e acusado de uma violação de imigração.
Moesia Inferior ve Küçük İskitya'dan kurşun mühürler, quaestura exercitus varlığını destekleyen kanıtlardır.Selos de chumbo da Mésia Secunda e da Cítia Menor comprovam a existência do Questorado do exército.
8 Şubat 1938’de suçlu bulunur ve ertesi yıl kurşuna dizilerek idam edilir.Ela foi condenada à morte em 8 de fevereiro de 1938, e executada no mesmo dia.
10 Mart 2011. ^ Mehmet Emin Karamehmet'in Büyük Çöküşü ^ "Genel Enerji bizimle 'kurşun geçirmez'".Consultado em 8 de março de 2015 «武藤破りW-1王者!Kai"電流爆破で防衛戦もOK"».