Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Rapid şi am început să realizăm că castori poate fi ceva care o are nevoie de Bobcat.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Và ta ngay lập tức nhận ra rằng những con hải ly có thể là cái mà một con linh miêu cần.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Wir haben rasch festgestellt, dass Biber etwas sein können, was der Rotluchs benötigt.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Πολύ γρήγορα αρχίσαμε να συνειδητοποιούμε ότι οι κάστορες μπορεί να είναι κάτι που χρειάζεται ένας λύγκας.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Вдруг мы начинаем понимать, что бобры именно то, в чем может нуждаться рысь.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.И бързо започнахме да осъзнаваме, че бобрите може би са нещо, от което има нужда един рис.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.ומהר מאוד הבנו שהבונה יכול להיות משהו שחתול הבר צריך.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.و بشكل سريع، بدأنا نستوعب أن القنادس من الممكن أن تكون شئ يحتاجه القط البري.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.すると突然 私達はボブキャットには ビーバーが必要なことに気付きました しかしビーバーにもニーズがあります
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Aș dori să închei cu o întâmplare povestită de un castor.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Chciałbym zakończyć historią pewnego bobra.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Haluan lopettaa majavan kertomaan tarinaan.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Ik wil eindigen met een verhaal van een bever.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Je veux terminer en vous rapportant une histoire racontée par un castor.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.비버 이야기를 하면서 끝내도록 하죠.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Quero acabar com uma história contada por um castor.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Quiero terminar con una historia contada por un castor.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Tôi muốn kết thúc với một câu chuyện kể về một con hải ly.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Végezetül egy hód által elmesélt történet következik.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Vorrei concludere con una storia raccontata da un castoro.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Θα ήθελα να κλείσω με μια ιστορία που την είπε ένας κάστορας.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Я бы хотел завершить выступление историей об одном бобре.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.Я хочу завершити доповідь історією, яку розповів бобер.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.אני רוצה לסיים עם סיפור שסופר על ידי בונה.
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.أريد أن أختم بقصه قالها القندس
Bir kunduz tarafından söylenen bir hikaye ile bitirmek istiyorum.とても悲しい話ですが
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır."Acesta este cel mai bun lucru pentru un castor.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.Dat is het beste voor een bever.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.Đó là điều tốt nhất đối với một con hải ly.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.Eso es lo mejor para un castor.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.그런 곳이 비버의 최상 서식지다" 라는 글을 읽었지요.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.Questa è la cosa migliore per un castoro.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.Αυτό είναι το ιδανικό για ένα κάστορα.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.Для бобров лучше не бывает.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.ליד המים." זה הדבר הטוב ביותר לבונה.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.قريبة من الماء." هذا أفضل شئ للقنادس.
Bu, bir kunduz için en iyi ortamdır.そこで私達はリストを作りはじめました
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle이건 타임스퀘어 너머의 전망입니다.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Acesta este punctul de vedere asupra Times Square, cu castor iaz acolo, uită spre est.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Ceci est une vue de Times Square, avec l'étang des castors, en direction de l'est.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Das ist Blick über den Times Square, mit einem Biberteich, mit Blick Richtung Osten.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Đây là quang cảnh ở Quảng trường Thời đại, với cái hồ hải ly ở kia, hướng về phía Đông.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Dit is het uitzicht over Times Square, met de bevervijver daar, oostwaarts kijkend.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Esta es la vista panorámica de Times Square, con el lago castor allí, mirando hacia el este.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Questa è la vista sopra Times Square, con lo stagno dei castori lì, guardando verso est.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.To jest widok na Times Square, i znajdujący się tam staw bobrów, patrząc na wschód.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Αυτή είναι η πλατεία Τάιμς, με τη λιμνούλα καστόρων εκεί, κοιτώντας προς τα ανατολικά.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Това е изгледът над площад Таймс, с бобровото езеро там, обърнат на изток.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyle Times Meydanı'nın yukarıdan görüntüsü.Это вид сверху на Таймс Сквер с водоемом, где обитают бобры, с видом на восток.
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyleזה הנוף מעל לכיכר טיימס,
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyleهذا المنظر فوق التايمز سكوير،
Bu da doğuya bakan kunduz gölüyleビーバーの池が見えます 東を見渡しています
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Als ob dies die Karten wären, die wir bräuchten, um vorauszusagen, wo der Bider zu finden ist.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Alsof dit de kaarten zijn om te voorspellen waar je de bever zou kunnen vinden.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Była to jakby mapa, której potrzebowaliśmy, by przewidzieć, gdzie można znaleźć bobry.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Come se queste fossero le mappe di cui avremmo bisogno per prevedere dove trovare il castoro.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.이건 마치 비버가 사는데 필요한 여건을 지도에 넣는 것과 마찬가지죠.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Như thể những bản đồ này là cái ta cần để dự đoán nơi ở của loài hải ly.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Σαν αυτά να ήταν οι χάρτες που θα χρειαζόμασταν για να προβλέψουμε πού θα βρίσκαμε τον κάστορα.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Като че ли от тези карти бихме имали нужда, за да предвидим къде можем да намерим бобъра.