Fakat kunduzlar birbiri ile anlaşamazlar.De echtelieden houden echter niet van elkaar.
Ve oda bir kunduzdur.Stolicą jest Ropaži.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Sądzono, że ktoś przyszył kaczy dziób do ciała zwierzęcia przypominającego bobra.
Daggett Doofus Beaver (Seslendirme: Köksal Engür): Kahverengi bir kunduzdur.ドメル Domeru, w komiksie: Cubitus) – wielki biały pies.
Kolejin maskotu bir kunduzdur.Skolans maskot är en grip.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Ankan tycks ha haft en särställning som symbol för den avlidnes själ.
Ve oda bir kunduzdur.Laukaa on vesistöinen kunta.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Tieteilijät uskoivat, että joku oli ommellut ankan nokan majavaa muistuttavan eläimen ruumiiseen.
Sonra erkek kunduzlar kendi ailelerini kurmaya giderler.Μετά εγκαταστάθηκαν οι Βλογγαίοι με τις οικογένειες τους.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Người ta cho rằng ai đó đã khâu mỏ của một con vịt vào cơ thể của một con vật như hải ly.
Bu kunduzlar kardeştir.Những con mèo này là anh trai và em gái.
Eylül ayında Taliban Kunduz şehir merkezine doğru ilerlemeye başlamıştır.Vào tháng 9, quân Mông Cổ tiến đến gần Trung Đô.
Ve oda bir kunduzdur.屋号は片屋である。
Siyah kunduz kürkünden bir yatakta uyur.睡覺中的白臉雞尾鸚鵡。
Gözlemler, "Tükler… kunduzlar gibi çalışıyorlar" diye özetleniyordu.Като говорят, като че ли пищят скворци..."
Fakat kunduzlar birbiri ile anlaşamazlar.Mužjaci se ne slažu jedni s drugima.
Fakat kunduzlar birbiri ile anlaşamazlar.Prúdnice sa nemôžu navzájom pretínať.
Sonra erkek kunduzlar kendi ailelerini kurmaya giderler.Dospelí vedúci motivujú družiny k ich vlastnému družinovému životu.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Vse kaže, da so jamskega medveda častili kot svojo totemsko žival.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Aber der Biber benötigt ebenfalls Dinge.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Ale i bobry potrzebują różnych rzeczy.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Dar un castor, de asemenea, are nevoie de lucruri.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.그렇지만 비버에게도 필요한 것이 있죠.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Ma anche un castoro ha bisogno di cose.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Maar een bever heeft ook dingen nodig.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Mais le castor a aussi d'autres besoins.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Nhưng một con hải ly cũng có nhu cầu riêng.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Αλλά και ο κάστορας χρειάζεται κάποια πράγματα.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Но бобру тоже что-то нужно.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Но бобърът също има нужда от някои неща.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.אבל בונה גם צריך דברים. והעובדה שיש אותו
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.ولكن القندس بحاجة إلى أشياء أيضا، وبحصوله عليها
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.それらのニーズを関連づけると
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Am ajuns la concluzia ca principalul meu competitor era castorul.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Ik realiseerde dat mijn echte concurentie de bever was.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Jag insåg att min egentliga motståndare var bävern.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.J'ai réalisé que mon véritable rival était le castor.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Jeg blev klar over, at min virkelige konkurrent var bæveren.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.저의 진정한 경쟁자는 비버라는 것을 깨달았습니다.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Mi resi conto che in realtà il mio rivale era il castoro.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Mir wurde bewusst, dass mein stärkster Konkurrent der Biber war.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Rájöttem, hogy az igazi kihívóm a hód.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Sabia que o meu verdadeiro concorrente era o castor.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Tajusin, että todellinen kilpakumppanini oli majava.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Tôi nhận ra rằng thách thực thực sực của tôi là con hải ly.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Uvedomil som si, že mojím skutočným súperom bol bobor.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Y descubrí que mi verdadero rival era el castor.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Zdałem sobie sprawę, że moim prawdziwym konkurentem był bóbr.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Zjistil jsem, že můj opravdový konkurent je bobr.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Συνειδητοποίησα ότι ο πραγματικός μου ανταγωνιστής ήταν ο κάστορας.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Дадох си сметка, че най - големият ми конкурент е бобърът.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.Я понял, что мой настоящий конкурент — это бобр.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.אז הבנתי שהמתחרה האמיתי שלי היה בונה.
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.أدركت أن تلك المنافسة على الرقم جادةٌ جداً وقد كانت الأجدر
Benim gerçek yarışmamın kunduzla olduğunu anlamıştım.ビーバーだということに気付きました <動物の呼吸チャート>--(笑い)
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Al snel realiseerden we ons dat bevers een behoefte kunnen zijn van een lynx.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Così rapidamente abbiamo iniziato a capire che i castori possono essere qualcosa di cui una lince ha bisogno.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.그런데 저희들은 곧 보브캣에게는 비버가 필요하다는 것을 깨달았지요.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Nagle zdaliśmy sobie sprawę, że bobry to coś, czego potrzebują rysie.
Birden fark ettik ki, kunduzlar aslında vaşakların ihtiyaç duyduğu bir şey olabilir.Rapidement, nous avons réalisé qu'un castor peut aussi être quelque chose dont le lynx a besoin.