Kuvvetli rüzgarlar sık sık deltayı karşıda karşıya süpürür ve doğrusal kumulu şekillendirir.Los fuertes vientos a menudo barren el delta y forman dunas lineales.
Kümül, sigortacılıkta risk birikimi.La Plata, patrimonio en peligro.
Yeni kumullar ön tarafta bulunurlar.La novia se sienta en la fila delantera.
Büyüyen kumullar 1956 yılından itibaren Karapınarı etkilemeye başlamıştır.El número de peñas fue aumentando notablemente desde 1952 cuando se fundó la primera de ellas.
Yönetim merkezi Kumul (Hami)'dir.Il capoluogo è Qal'eh-ye Khavaje (قلعه خواجه).
Araştırmacılara göre bu kumullar yaklaşık 440 bin yıl önce ortaya çıkmaya başlamışlardır.Di essi, e dei loro antenati, si hanno tracce risalenti a circa 40.000 anni fa.
Gevşek yapılı kumullar sürekli yer değiştirir.Gradualmente le monete cambiano aspetto.
Kümül Öge denilmesi ise halktan Öge adlı kişiyi belirtir.Придет время, и народ даст ему истинное название.
Kümülüsler bunların sonucu meydana gelir.Какая судьба их там постигнет?
Kümülüs: Kümülüste alçakta bulunan bir bulut türüdür.В небе осталось облако, схожее с обычными облаками.
Buna karşın, hemen hemen tüm risklerde kümül oluşabilir.Смеяться можно почти над всем.
Düzensiz özgür konvektif kümüliform bulutları yerelleştirilmiş yığınların içinde oluşur.Плоды — множественные голые семянки.
Kümül Öge denilmesi ise halktan Öge adlı kişiyi belirtir.وقيل سُمّيت الأكدرية : لأن الحجاج ألقاها على رجل يقال له الأكدر.
Özneldir Kümülatiftir Eleştiriye açıktır.صحيح الاعتقاد، وصريح الانتقاد.
Araştırmacılara göre bu kumullar yaklaşık 440 bin yıl önce ortaya çıkmaya başlamışlardır.تشير الفحوص إلى أن تلك المجموعة قد ظهرت قبل نحو 48.000 سنة.
Bazı kumul tepeleri 180m yüksekliğe yaklaşabilir.يمكن لبعض الكثبان الرملية أن تصل إلى ارتفاع 180 متر.
İlk Kumulus roket 20 Aralık 1960'ta Cuxhaven yakınlarında fırlatıldı.Seu primeiro lançamento ocorreu em 20 de dezembro de 1960 perto de Cuxhaven.
Bu şekilde kumul nüveleri oluşur.Afinal, é assim que nascem os mitos.
Kümülatif bir artış söz konusudur.Het afgeleide bijvoeglijke naamwoord is incrementeel.
Bu süreç hala devam etmektedir ve kumullar günümüzde de yavaş olarak büyümektedir.Dit proces herhaalt zich en zo wordt het koraal steeds groter.
Kümülonimbus mammatus.De houten achtbaan Mammut.
Kümülant üreten fonksiyon ise moment üreten fonksiyonun logaritma dönüşümünden oluşur.De cumulantgenererende functie is de logaritme van de momentgenererende functie.
Yine kumullarda çok özel "Royal Zoute Golf Kulübü" vardır.Hij ontwierp onder meer de Royal Zoute Golf Club.
Yönetim merkezi Kumul (Hami)'dir.Stolicą obwodu jest Taraz (Тараз).
Kümülatif bir artış söz konusudur.Mowa w nim o narastającej głuchocie.
Ayrıca tabanı daha alçakta bulanan kümülonimbuslar yıldırım açısında daha tehlikelidir.Nawet światło padające z okien karczmy jest bardziej groźne, niż podnoszące na duchu.
Kıyı ovaları çoğunlukla kumullar ve polderlerden oluşur.Niziny składają się przeważnie z wydm i polderów.
Ancak daha yüksek derecede kümülantlar ne momentler ne de merkezsel momentlere karşıttırlar."Hennes bilder fångar inte längre specifika ögonblick och platser.
Kümülonimbus mammatus.De tillväxer vid mognaden.
Buna karşın, hemen hemen tüm risklerde kümül oluşabilir.Так діють при небезпеці майже всі круглоголовки.
Buna karşın, hemen hemen tüm risklerde kümül oluşabilir.Pravděpodobně však za vším stála pouhá závist.
Kıyıda kumullar yer alır.Na břehu jsou staré duby.
Şimşek ve yıldırım sadece kümülonimbüs bulutlarında görülür.Fulgerele și precipitațiile pot fi de asemenea observate în cer în timpul furtunilor.
Bu ise olasılık teorisi ve kümülatif olasılık (Prospect) Teorisinin doğmasına yol açmıştır.Acest lucru a dat naștere la teoria perspectivei și cumulative teoria perspectivei.
Kümülatif bir artış söz konusudur.Ordinea implicită este crescătoare.
Sesin oluşumu rüzgarın kumul üzerinde geçmesi veya kumun üstünde yürüme sonucu oluşabilir.A hang keletkezésének oka lehet a homokdűnék felett süvítő szél vagy a homokon való sétálás.
Bu kumullar lagünler ile kıyı alanını birbirinden ayırmaktadır.A tavakat ezzel szemben a part menti államok között kell felosztani.
Kıyı ovaları çoğunlukla kumullar ve polderlerden oluşur.A tengerparti sík vidék nagyrészt homokdűnékből és polderekből áll.
Kümülatif bir artış söz konusudur.A Visnu szó jelentése kiterjesztő.
Tuz Gölü'nün her iki tarafı kumullarla sınırlandırılır.Järven kummatkin päät ovat suomaata.
Geleneksel olarak kümül çalışması yapılan başlıca riskler yangın ve depremdir.Det helt essentielle ved at ryge vandpibe, er roen og oplevelsen.
Kümülatif yüzdeleri gösteren bir sütun da tabloya eklenir.Et lighedstegnstast (=) tilføjet til det numeriske tastatur.
Yüz Kumul.100 grøss.
Kümülonmbus tuba.Bang i rommet.
Kovuklarını genelde kumullara tesis ederler.De har derimot som regel tenner i kjevene.
Bu kumullar arazisinin yüzölçümü 7,700 hektardır.Wilayah ini mencangkup areal ± 7.400 hektar.
Kümülonimbus kapillatusun bir alt türüdür.Đĩa đệm hình khuyên là loại dưới bầu.
Kümülüsler yayılıp bu bulutları oluşturabilir.Chảo tạo hình mây chảo này có thể tạo ra mây.
Bütün kümülantlar momentlerin polinomlarıdır yani faktoriyel momentlerdir.Tất cả những đa dạng đều là hư huyễn, chỉ có giá trị tạm thời, chỉ là những hiện thực tương đối.
Yönetim merkezi Kumul (Hami)'dir.実相寺昭雄監督。
Araştırmacılara göre bu kumullar yaklaşık 440 bin yıl önce ortaya çıkmaya başlamışlardır.研究人员称,沙丘开始形成于4万4千年前。
Tipik bir kümülüs bulutu yaklaşık 500 bin ton ağırlığa sahiptir ya da 1,1 milyon lira ya.典型的积云重约500公吨,即110万磅,约为100只大象。
Yönetim merkezi Kumul (Hami)'dir.主席為吴浩。
Kümülonmbus tuba.然闭目石室。
Yüz Kumul.伽藍數百。
Araştırmacılara göre bu kumullar yaklaşık 440 bin yıl önce ortaya çıkmaya başlamışlardır.החוקרים מעריכים שהדיונות החלו להיווצר לפני פחות מ-440,000 שנים.
Kümülonimbus kapillatusun bir alt türüdür.אפשרות סגירה אחרת היא מכסה מחורר.
Oraja kümülonimbüs bulutları neden olur.נסיבות מותו לוטות בערפל.
Kümülonimbus pileus.כרטיס ניקוב.
Ayrıca tabanı daha alçakta bulanan kümülonimbuslar yıldırım açısında daha tehlikelidir.Също така токът, който ще протече през спрайтовете при възникването на мълния, ще е по-голям.