Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Es ist also aus demselben Baumwollgewebe, demselben Ballon, mit demselben Innendruck.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Il sera donc fait du même tissu en coton, du même ballon, et aura la même pression interne.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.동일한 면 소재의 천으로 만들어졌고, 같은 풍선과 똑같은 내부 압력이 주어졌습니다.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.làm bằng chất liệu tương tự: cùng loại vải cotton, cùng bong bóng, cùng áp lực bên trong.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Model itu terbuat dari pakaian yang sama, balon yang sama, tekanan dari dalam yang sama.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Quindi stesso tipo di tessuto in cotone, stesso palloncino, stessa pressione interna.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Zrobiono go z takiej samej bawełny, z tego samego balona, przy tym samym ciśnieniu.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Από το ίδιο βαμβακερό ύφασμα, το ίδιο μπαλόνι, την ίδια εσωτερική πίεση.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Итак, сделано из такого же куска хлопка, такой же надувной шарик, такое же давление внутри.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Ще бъде направен от същото памучно парче, същия балон, същото вътрешно налягане.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.אז הוא יהיה עשוי מאותו בד כותנה, אותו בלון, אותו לחץ פנימי.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.حيث انه سوف يصنع من نفس القماش القطني, ونفس البالون,ونفس الضغط الداخلي.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.内圧も同じにしてあります 唯一違う点は
Ayrıca elinizde uzaktan kumandanız var.Je hebt een afstandsbediening.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Domnisoara, va rog. Ati primit si bani pentru ca ati oferit spatiul pentru jocuri.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Mademoiselle, regardez. Vous avez même reçu de l'argent qui provenait des jeux d'argent.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Nona, lihat ini. Kau bahkan menerima uang untuk membangun rumah perjudian.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Passen Sie auf. Sie haben den Ort zum Spekulieren angeboten und Geld dabei verdient.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Proszę tutaj spojrzeć. Dostała pani nawet pieniądze za udostępnienie miejsca na hazard.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Signorina, ha ricevuto soldi per fornire la casa da gioco d'azzardo.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Δεσποινίς, κοιτάξτε. Λάβατε μέχρι και χρήματα για την παροχή της σχολής για τζόγο.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Мисс, смотрите.Вы даже получили деньги, за предоставление студии
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.آنـسة، لنرى.. حتى أنكِ قد استلمت المال مقابل توفير منزل القمار
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --다른 은유를 사용해보죠. 만약 사회연결망을 사람들을 엮은 커다란 천이라고 상상해본다면
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --תופסים מיקום שונה במבנה בתוך הרשת. כך שיש אמצע וקצה לרשת הזאת,
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --إذاً لإستدعاء إستعارة أخرى، إن تخيلتم الشبكة الإجتماعية كنوع من النسيج الهائل للبشرية--
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --社会的ネットワークを 巨大な人類の構造のようなものだと想像すると 私はあなたとつながっていて あなたは彼女とつながっている
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumIk was er tegen dat ze hem zouden ontleden voor ik mijn rapport klaar had en de Commandant had gesproken.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldum제가 최고사령관을 만나서 리포트를 쓰기 전까진 해부하지 말라고 극구 반대했어요
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumM-am opus sa il disece pana nu imi fac un raport si ma intalnesc cu Comandantul Sef.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumMe opuse a que fueran a diseccionarlo hasta que realicé mi informe y después vi al comandante general.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumЯ был против того, чтобы они расчленили тело до того, как я составлю отчет и увижусь с Главным командующим.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumהתנגדתי לכך שכעת הם יבתרו אותו עד שאסיים להכין את הדוח שלי ואדווח למפקד הראשי.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumعارضت ذلك وهم الآن يحللونه حتى أنهي تقريري ثم سأقوم بلقاء القائد الآعلى ,
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumそれは報告するまでです。その後、最高司令官にい会いました 成功でした
Baş ve eller kayıp, bedenlerin de büyük kısmı kumaşla kaplanmış.ほとんど衣類に包まれていても 体は非常に表現豊かに描かれていて
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.Ďalšou metódou skúmania je, že sa ponoríme s ponorkami a vozidlami ovládanými na diaľku.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.De andere voornaamste manier is om af te dalen met duikboten en op afstand bestuurde voertuigen.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.Den anden primære måde vi tager ned på er med ubåde og fjernbetjente fartøjer.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.Die zweite oft verwendete Technik ist das Tauchen mit U-Booten und ferngesteuerten Fahrzeugen.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.다른 방법은 우락 직접 잠수함을 타고 내려가거나 원격 조정 장비를 사용하는 것입니다.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.Kolejnym sposobem jest zejście pod wodę w mini-łodziach lub wysłanie tam zdalnie sterowanych pojazdów.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.L'altro principale modo di andare sott'acqua e' con sommergibili e veicoli guidati a distanza.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.L'autre moyen principal est de descendre avec des sous-marins et des robots.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.O altă metodă este să ne scufundăm cu submersibile și vehicule operate de la distanță.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.Другим используемым способом является погружение на батискафах и устройствах с удаленным управлением.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.Другият основен начин е, като се спускаме с подводници и дистанционно управляеми апарати.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.הדרך העיקרית הנוספת היא שאנו יורדים למטה עם תאי-צלילה ועם כלי-שיט הנשלטים מרחוק.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.الطريقة الرئيسية الاخرى هي النزول الى اسفل بغاطسات ومركبات تشغل عن بعد.
Başvurduğumuz bir diğer yöntem ise denizaltı veya uzaktan kumandalı cihazlarla su altına inmek.潜行すること 潜水艇では何百回と潜水をしてきました
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.Dat zand doet erg denken aan het zand van de Haleakala (vulkaan op het eiland Maui).
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.이 모래는 할레아칼라 산에서 볼 수 있는 모래와 아주 유사하게 생겼습니다.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.Lavă bazaltică, și așa arată acest nisip, asemănător cu cel din Haleakala.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.Tamtejszy piasek bardzo przypomina piasek z wulkanu Haleakala na Maui.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.И песок с темных участков выглядит вот так. Очень похоже на песок с вулкана Халеакала в Мауи.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.סוגי חול אחרים, כאשר מיקרו מטאוריטים אלה מגיעים, הם מתאיידים ויוצרים מזרקות אלו,
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.وهذا ما يبدو عليه هذا الرمل، مشابه جداً للرمال التي قد ترون في هالياكالا.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.とても小さいのです 微小隕石が衝突して溶け
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .Hver gang vi slår med terningen, spiller resultatet jo ikke nogen rolle for, hvad vi slår næste gang.
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .당신이 주사위를 굴릴 때마다, 이것이 다음 번에 주사위를 굴릴 때에 영향을 주지 않는다는 거죠, 몇몇 겜블러들은 다르게 생각하더라도.