Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .To, co padne v jednom hodu, neovlivní výsledek v dalším hodu, i když si to někteří gambleři myslí.
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .Кожне ваше жбурляння не буде впливати на те що випадатиме при інших жбурляннях.
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .影響しません。たとえギャンブラーたちがそう考えたとしてもです。 これは、次にサイコロを振るのに影響を与えません。
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.A spójrz jaki świetlisty materiał spowija Marię-dziecko
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.É só um belo acabamento dado pelo artista bem à direita de Cristo pode-se ver uma figura levemente inclinada
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Hoặc có thể chúng ta sẽ đẩy nó cho người khác hỏi nhà chức trách, xem những gì họ nói.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Mungkin kita menebak - tanya bagian hukum, apa pendapat mereka.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Nebo se na to vykašlem, zeptáme se právního oddělení, co si o tom myslí.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Oder wir weichen aus - fragen die Rechtsabteilung und sehen, was die sagen.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Of misschien geven we het op -- vraag het de juridische afdeling, kijk wat zij zeggen.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.O forse ci affidiamo alla legge - chiediamo all'ufficio legale e vediamo che ne pensano.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.O tal vez apostamos -- preguntamos al departamento legal, vemos lo que dicen.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Ou peut-être que nous nous déchargeons -- nous demandons le service juridique, voir ce qu'ils en pensent.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Ou talvez pesquisemos — perguntamos ao departamento jurídico, para ver o que dizem.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Sau poate pariem- întrebaţi departamentul juridic, vedeţi ce spun ei.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Vagy hazardírozunk -- megkérdezzük a jogi osztályt, lássuk, mit mondanak ők.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Ή ίσως απλώς να το ρίξουμε στα νομικά -- να ρωτήσουμε το νομικό τμήμα να δούμε τι λένε.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Или, может, мы сдаёмся — спрашиваем юристов, что они скажут.
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Или просто залагаме - и питаме какво мисли правния отдел по този въпрос.
Belki kumar oynuyoruz --또는 어쩌면 우리는 펀트(손에서 떨어뜨린 공이 땅에 닿기 전에 차기)를 하겠죠--
Belki kumar oynuyoruz --או אולי מהמרים --
Belki kumar oynuyoruz --أو ربما نقوم بالمجازفة --
Belki kumar oynuyoruz --法務部門の意見を聞いてみるかもしれません
Ben sana bağlıyım ve sen ona, sonsuza kadar uzar gider -- bu kumaş aslında eski moda저는 여러분에게 연결되어 있고 여러분은 그녀에게, 그렇게 끝없이 갑니다. 그런데 이 천은 사실은 마치
Ben sana bağlıyım ve sen ona, sonsuza kadar uzar gider -- bu kumaş aslında eski modaונראה שהאנשים הלא מאושרים ממוקמים בקצוות. אז כדי לעורר מטאפורה נוספת,
Ben sana bağlıyım ve sen ona, sonsuza kadar uzar gider -- bu kumaş aslında eski modaأنا متصل بك وبها، لمسافة تمتد لمالانهاية-- هذا النسيج في الواقع مثل
Ben sana bağlıyım ve sen ona, sonsuza kadar uzar gider -- bu kumaş aslında eski modaというように限りなく遠くまでつながっていきます この構造は昔ながらのアメリカンキルトのように
. Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .아기 티셔츠를 만들기 위해 4/5의 옷감이 필요합니다
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .48ヤードの布からは、何枚のTシャツが作れるでしょうか
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .Egy baba pólóhoz 4/5 yardnyi (amerikai mértékegység, 1 yard=91,44 cm) anyag szükséges,
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .För att sy en baby-T-shirt behövs 4/5 yards tyg, eller 4/5 av en yard av tyg.
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .Hoeveel T-shirts kan je maken van 48 yard?
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .Kolik triček může být vyrobeno ze 48 metrů?
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .Man skal bruge 4/5 af en meter stof for at lave en baby t-shirt
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .Per fare una T-shirt per bambini ci vogliono 4/5 di yard di stoffa, o i 4/5 di una yard di stoffa.
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .Uma camiseta para bebês requer 4/5 metros de tecido, ou 4/5 de um metro de tecido
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .Μια μπλούζα μωρού χρειάζεται 4/5 γιάρδες ύφασμα... ή 4/5 της γιάρδας ύφασμα.
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .За бебешка тениска са нужни 4/5 метра плат или 4/5 от 1 метър плат.
Bir bebek T-shirt'ü yaklaşık 1 metrenin 4/5'i kadar kumaş gerektiriyor. .اذا افترضنا انه اذا اردنا صنع قميص لطفل فسيلزمنا 4/5 يارد من القماش، 4/5 يارد قماش
Bir Bu bir Asansör kumaş bana ödünç iyi geceler gizleme yeniden silahlanma rehberlikla un este es un ascensor tela me presta ocultando buenas noches rearme orientar
Bir Bu bir Asansör kumaş bana ödünç iyi geceler gizleme yeniden silahlanma rehberlikTo je dvigalo tkanina mi daje vas skriva noč oboroževanja usmerjanje
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Anh ấy cờ bạc, vì thế nên không thể đi làm được và đổ hết mọi sự phẫn nộ lên đầu cô
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Bil je hazarder - zato ni dobil zaposlitve - in svoje frustracije je znašal nad njo.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Byl to ten gamblerský typ - proto nezaměstnatelný. Své frustrace si vybíjel na ní.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Él era del tipo jugador, y por lo tanto desempleado, y proyectaba sus frustraciones en ella.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.El juca jocuri de noroc şi ca urmare era greu să-şi găsească de lucru şi îşi vărsa frustrarea pe soţia lui.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Era un giocatore d'azzardo -- quindi inadatto ad essere assunto -- e sfogava le sue frustrazioni su di lei.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Er war eine Spielernatur -- und daher nicht vermittelbar -- und er ließ seine Frustration an ihr aus.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Hij was een gokverslaafde -- en raakte daardoor niet aan werk -- en hij reageerde zijn frustraties op haar af.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Il jouait - et était donc sans emploi,- et passait ses frustrations sur elle.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.그 남편은 도박가 종류의, 그래서 고용이 되기 어려운 사람 이었고, 그의 좌절감을 아내에게 풀어댔습니다.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Lubił hazard i dlatego nie miał szans na zatrudnienie, i frustrację wyładowywał na żonie
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Suaminya adalah penjudi -- dan tidak dapat bekerja, sehingga -- dan melampiaskan rasa frustasi kepadanya
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Szerencsejátékos típus volt -- ami miatt nem lehett foglalkoztatni -- és Saimán töltötte ki a csalódottságát.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Ήταν τζογαδόρος και άνεργος οπότε έβγαζε τα προβλήματά του πάνω της.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Он был игрок по натуре, кроме того, безработный, поэтому своё разочарование он выплёскивал на неё.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Той е бил комарджия и безработен, затова е пренасял емоциите си върху нея.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.הוא היה מעין טיפוס מהמר -- ובלתי מועסק, ולכן -- והוציא את התסכולים שלו עליה.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.كان من النوع المقامر -- ولأجل هذا، لم يكن أحد ليعرض عليه العمل-- وكان يلقي بإحباطه عليها.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.そのイライラをすべて彼女に吐き出していました 彼女が次女を出産した時に