Hiç kimse kumar oynamıyor.No one's gambling.
Kumaşı diyagonal kesin.Cut the cloth on the bias.
Tom bütün parasını kumar oynayarak kaybetti.Tom lost all of his money gambling.
Tom uzaktan kumandadaki butonlardan birine bastı.Tom pressed one of the buttons on the remote control.
Tom kumar oynayarak bir sürü para kaybetti.Tom lost a lot of money gambling.
Bu tür kumaş hem ucuz hem de sağlam.This kind of cloth is both cheap and sturdy.
Kumar oynamayı bıraktım. Çok para kaybediyorum.I've packed gambling in. I've been loosing too much money.
Onlar kumaşı açık kırmızıya boyadı.They dyed the fabric light red.
Kumarhanedeki şanslı bir geceden sonra, Tom'un cepler dolusu nakiti vardı.Tom had pockets full of cash after a lucky night at the casino.
Tom videoyu durdurmak için uzaktan kumandaya tıkladı.Tom clicked the remote to stop the video.
Kumarda tüm paramı kaybettim.I'm tapped out.
Bunun gibi bir bluz için ne kadar kumaşa ihtiyacım var?How much fabric do I need for a blouse like this?
Mary ayak parmaklarını sıcak kuma gömdü.Mary buried her toes in the warm sand.
Ne kadar kumaş satın aldın?How much fabric did you buy?
Mary büyük kumaş parçalarını bayrağa dikiyordu.Mary was sewing large pieces of fabric into a flag.
Kumarhanelerde çok zaman harcadım.I've spent a lot of time in casinos.
Dan kumarda servetini kaybetti.Dan lost his fortune in gambling.
Dan kumar borçlarını ödedi.Dan paid off his gambling debts.
Dan bütün kumar borçlarını ödedi.Dan paid up all his gambling debts.
Tom kumar borçlarını tamamen ödedi.Tom paid off his gambling debts.
Bir uzman arabada bulunan kumaşı analiz etti.An expert analyzed the fabric found in the car.
Kumarı bırakmalısın.You should quit gambling.
Tom sonunda bütün kumar borçlarını geri ödedi.Tom has finally paid back all his gambling debts.
O, uzaktan kumanda mı?Is that the remote control?
Bu kumaş çok yumuşak.This fabric is very soft.
Uzaktan kumandayı bana uzatabilir misin?Could you hand me the remote?
Tom kumaşın inci beyazlığına hayran kaldı.Tom admired the pearly whiteness of the fabric.
Tom kumar bağımlılığı için psikolojik destek aldı.Tom sought help for problem gambling.
Meryem oldukça sıradan biri, ama Tom onu bulunmaz Hint kumaşı gibi görüyor.Mary is fairly plain, but Tom thinks she's the bee's knees.
Kumar acısını çıkardı.The gamble paid off.
Büyük bir kumardı.It's a huge gamble.
Bu bir kumardı.It was a gamble.
Kafamızı kuma gömmeyelim.Let's not pretend otherwise.
O bir kumarhanede kokteyl garsonu olarak çalıştı.She worked as a cocktail waitress in a casino.
O, kumar bağımlılığı geliştirdi.She developed a gambling addiction.
Denimin aslında fitilli kumaş türü olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that denim is actually a type of twill fabric?
Sen kumarhaneye gittin.You went to the casino.
Tom kumar oynamayı sevmiyor.Tom doesn't like gambling.
Tom bir kumarbaz.Tom is a gambler.
Başını kuma gömemezsin.You can't bury your head in the sand.
Kumarbaz aldatmak için hileli zar kullandı.The gambler used loaded dice to cheat.
Tom tekrar kumar oynuyor.Tom is gambling again.
Koministler gerçekten büyük bir kumarhane olan borsaya inanmazlar.Communists don't believe in the stock exchange, which is really a big casino.
O, kumar borçlarından dolayı iflas etti.He's gone bankrupt due to gambling debts.
Tom kumar oynamayı sevdi.Tom liked to gamble.
O kumaş pamuktan yapılır.That cloth is made from cotton.
Bu kumar değil.It's not gambling.
Tom bir kumarhanede krupiye olarak çalışıyor.Tom works as a croupier in a casino.
Tom, Monte Carlo'daki bir kumarhanede krupiye olarak çalışıyor.Tom works as a croupier in a casino in Monte Carlo.
Başını devekuşu gibi kuma gömüyorsun.You have your head in the sand.
Bombalar uzaktan kumandayla patlatıldı.The bombs were detonated by remote control.
Kumar bir lanettir.Gambling is a curse.
Tom bir kumarbazdı.Tom was a gambler.
Kumarhane girişinin yakınında hamile bir kedi gördük.We saw a pregnant cat near the casino entrance.
Tom tasarruf kumarını kaybetti.Tom lost his savings gambling.
Büyükanne uzaktan kumandanın nasıl kullanılacağını öğrendi ama ertesi gün unuttu.Grandma figured out how to operate the remote control, but forgot the next day.
Tom kumar oynamayı sever.Tom likes to gamble.
Sami ölümcül bir kumar oynadı.Sami took a deadly gamble.
Tom'un gerçekten sevdiği şey kumar oynamaktı.What Tom really loved was gambling.
Ve o, kuma ne çizdi?And what did she draw in the sand?