Sami doğuştan kumarbazdı.Sami was a born gambler.
Sami ailesinin tüm servetini kumarda kaybetti.Sami gambled away all of his family's fortune.
Leyla, Sami'nin kumarından bıkmıştı.Layla was fed up of Sami's gambling.
Kumaşı kendi gözlerinizle görmeniz gerekirdi.You should have seen the fabric with your own eyes.
Tom kumar oynamayı severdi.Tom said he hasn't decided what he'll do.
Neden bazı insanlar kumar oynamayı severler?Why do some people like to gamble?
Tom kumar oynamaz.Tom doesn't gamble.
Tom bir kumarbaz değildir.Tom isn't a gambler.
Sami kumarı çok seviyordu.Sami loved gambling.
Tom bütün hayatı boyunca bir kumarbazdı.Tom has been a gambler all his life.
Kumar oynamam, içki ya da sigara içmem.I don't gamble, drink or smoke.
Tom artık kumar oynamıyor.Tom doesn't gamble anymore.
Tom atlar üzerine kumar oynamaktan hoşlanır.Tom likes to gamble on horses.
Sami başını kuma gömdü.Sami buried his head in the sand.
Sami kumar bağımlısıydı.Sami was addicted to gambling.
Sami kumar oynuyordu.Sami was gambling.
Sami kumarhaneleri seviyordu.Sami loved casinos.
Sami her zaman kumar oynuyordu.Sami was always gambling.
Sami kumar bağımlısı haline geldi.Sami became addicted to gambling.
Sami kumarhaneye doğru gidiyordu.Sami was on his way to the casino.
Sami kumarla daha çok ilgileniyordu.Sami was more interested in gambling.
Neden kumar oynuyorsun?Why do you gamble?
Kumar oynar mısın?Do you gamble?
Büyük bir kumar oynuyorsun, değil mi?You're taking a big gamble, aren't you?
Tom tekrar kumar oynuyor, değil mi?Tom is gambling again, isn't he?
Tom kumarhaneye gitti.Tom went to the casino.
Tom kumarhanede para kaybetti.Tom lost money at the casino.
Kumarda bir gecede servet kaybetti.He gambled away a fortune in one night.
Bütün parayı gittim kumara yatırdım.I went and gambled with all the money.
Kumandanın pili bitmiş.The battery of the remote is dead.
Cezayir'de hiç kumarhane yoktur.There are no casinos in Algeria.
Kedimi kuma alıştırıyorum.I'm training my cat to go to the litter box.
Karl bir kumarhaneyi soydu.Karl robbed a casino.
Stefan televizyonu açmaya çalıştı ama uzaktan kumanda çalışmadı.Stefan tried putting on the TV, but the remote didn't work.
Sana şarap ve kumardan soruyorlar.They ask ye about wine and gambling.
"'En büyük kumarı AKP oynuyor'"."'En büyük kumarı AKP oynuyor'".
Galip taraf Kumanlar olmuştur.The victory seemed surely assured.
Üretim şirketi, kumar kayıplarının bir kısmını karşılamak zorunda kalmıştı.The production company had to cover some of his gambling losses.
Ballist-Zogist kumarı başarısız oldu.The Ballist-Zogist gamble had failed.
Kumaşlar ve tekstil kesikleri en başından beri kullandığı malzemelerdi.Fabrics and textile cuts were materials she used from the beginning.
Ama kısa süre sonra büyü güçleri bu hassas dünyanın kumaşını çözmeye başlar.But soon great magical forces will begin to rend the fabric of this delicate land.
2011'de A Very Harold & Kumar 3D Christmas filminde İsa'yı canlandırdı.In 2011, he played Jesus in A Very Harold & Kumar 3D Christmas.
Kumaş topları standart boyutlarda üretilir ve kumaşın tamamı tek bir kimono yapmak için kullanılır.Tan come in standard dimensions, and the entire bolt is used to make one kimono.
Kardeşler Vardar'ın sol tarafında, Kumanova'dan Strumica'ya kadar olan bölgeye hakimlerdi.The brothers ruled on the left riverside of the Vardar, from Kumanovo to Strumica.
Yazılımın en son sürümü olan Boot Camp 5, uzaktan kumanda için sürücüleri de içerir.Boot Camp 5, the latest version of the software, also includes drivers for the remote control.
1956 yılında Robert Adler, “Zenith Uzay Kumandası” adıyla kablosuz bir uzaktan kumanda geliştirdi.In 1956, Robert Adler developed "Zenith Space Command," a wireless remote.
Bu yüzden Mars harekâtı ‘Milyar Avroluk Kumar‘ olarak adlandırıldı.This Mars manoeuvre was therefore nicknamed "The Billion Euro Gamble".
O sırada Mübarek,askeri kumandanlarıyla bir toplantı düzenliyordu.Mubarak was holding a meeting with his military commanders at the time.
Uzaktan kumanda menüsü işlevi iPod'da çalışmaz.The remote's menu functionality does not work on the iPod.
Rask Innovator Tirimo: şehrin seçilmiş kumandanı.Rask Innovator Tirimo: the town's elected headsman.
Film spor kumar dünyası ile ilgilidir.The film is about the world of sports gambling.
Adventist kilisesi kumar oynanmasına resmî olarak karşıdır.The Adventist church officially opposes the practice of gambling.
Nisan 2005 yılında NEEMO 8 görevinin kumandanıydı.In April 2005, he was the commander of the NEEMO 8 mission.
1914 yılında Alois, Bridget ve oğullarını Avrupa'da kumar oynamak için terk etti.In 1914, Alois left Bridget and their son for a gambling tour of Europe.
Ada kumandanı 1837'de hisarın yanına yeni evi yapılana kadar burada yaşadı.The commander of the island lived here until 1837 when his new home was built next door.
Baum, Prag'da bir Yahudi kumaş eşya tüccarının oğluydu.Baum was the son of a Jewish cloth goods merchant in Prague.
Bir aygıt yalnızca belirli bir uzaktan kumandaya yanıt verecek şekilde yapılandırılabilir.A device can be configured to respond only to a particular remote.
Kumandanlarından Emir Bozmış’ı da kendisine atabeg tayin edilmişti.He then kills his commander, who had been mutated.
Günümüzde erkek kimonolarının başlıca farklılığı kumaşındadır.In the modern era, the principal distinctions between men's kimono are in the fabric.
İkinci yılının sonunda Tesla bursunu kaybetti ve kumar bağımlısı oldu.At the end of his second year, Tesla lost his scholarship and became addicted to gambling.