Ana içeriğe geç
Sözlük

kuma ile cümle

kuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bay Aoiyi görmek için yarın Kumamoto'ya gitmeyi planlıyorum.I plan to go to Kumamoto tomorrow to see Mr. Aoi.
Bana uzaktan kumandayı uzat.Hand me the remote.
Kumar oynadığın doğru mu?Is it true that you gamble?
Elle kumanda et.Use the manual override.
Kumar yasa dışı.Gambling is illegal.
O bir kumarbaz.He's a gambler.
O kumarhanede kazanabileceğini düşünüyor.He thinks that he can win at the casino.
Tüm parasını kumarda kaybetti.He lost all of his money gambling.
O, hayat tasarruflarını kumarda kaybetti.He gambled away his life savings.
O, kumarhanede parasının tümünü kaybetti.He lost all of his money at the casino.
Kocam bir kompulsif kumarbazdır. Ne yapabilirim?My husband is a compulsive gambler. What can I do?
Kumar oynamam.I don't gamble.
Kumar oynamaktan vazgeçeceğim.I'll stop gambling.
Bu bir kumar.It's a gamble.
Başka insanların parasıyla kumar oynama.Don't gamble with other people's money.
Kumar oynamayı sever ama genelde kaybeder.He loves to gamble but generally loses.
Uzaktan kumanda nerede?Where's the remote?
O kumaş çok sert.That cloth is very rough.
O kumaştan 6 metre al.Buy six meters of that cloth.
Kumaşın rengi çok soluk.The cloth's very faded.
Kumarhanede resmi bir dans olacak.There will be a formal dance at the casino.
Bu kumaş çok kalın.This cloth is very thick.
Bu kumaş yıkandığında çok süner.This cloth stretches a great deal when it's washed.
Artık kumar oynamam.I don't gamble anymore.
Kumar oynamayı gerçekten tasvip etmiyorumI don't really approve of gambling.
Bazı insanlar kumar oynamanın bir günah olduğunu düşünüyor.Some people think that gambling's a sin.
Onlar İngiltere'den kumaş getiriyorlar.They bring cloth from England.
Ben çeşitli kumaş parçaları satın aldım.I bought various pieces of cloth.
Kumaşları Hindistan'dan gelmedi değil mi?Its fabric didn't come from India, did it?
O, kuma bir çukur kazdı.He dug a hole in the sand.
Kumanda arıyordum.I was looking for the remote.
Tom uzaktan kumandayı aldı.Tom picked up the remote.
Ben artık kumar oynamıyorum.I'm not gambling anymore.
Kumar oynamayı bırakmak zorundasın.You must stop gambling.
Kumar borçları nedeniyle iflas etti.He went bankrupt because of gambling debts.
Uzaktan kumandan var mı?Do you have the remote?
Sandalyenin altında uzaktan kumanda var.There's a remote control under the chair.
Kumarı sevmem.I don't like gambling.
"Red Dragon" tanınmış bir kumar ve esrarkeş batakhanesi.The "Red Dragon" is a well-known gambling and opium den.
Tom uzaktan kumandasının üstünde bir düğmeye bastı ama hiçbir şey olmadı.Tom clicked a button on his remote, but nothing happened.
Tom sahip olduğu her şeyi kumarda kaybetti.Tom gambled away everything he had.
Tom profesyonel bir kumarbaz.Tom is a professional gambler.
Tom kumar oynamanın yanlış olduğunu düşünüyor.Tom thinks that gambling is wrong.
Daha kaliteli kumaş, daha pahalıdır.The better quality of cloth is more expensive.
Kumar oynamak: kesin bir şekilde bir şey için hiçbir şey elde etmemek.Gambling: The sure way of getting nothing for something.
Bu kumaş çok yıkamaya dayanıklı değildir.This cloth won't stand much washing.
Tom Mary'den uzaktan kumandayı aldı ve kanalları değiştirdi.Tom grabbed the remote control from Mary and changed channels.
Tom uzaktan kumandada bir butona bastı.Tom pressed a button on the remote control.
Tom kumaşı bir makasla dikkatlice kesti.Tom carefully cut the fabric with a pair of scissors.
Kafasını, deve kuşu gibi kuma gömdü.He stuck his head in the sand like an ostrich.
Kumar Tom'un kötü alışkanlıklarından biri değil.Gambling isn't one of Tom's vices.
Benim kötü alışkanlıklarım var fakat kumar onlardan biri değil.I have vices, but gambling isn't one of them.
Güzel bir kumaş.It's a beautiful fabric.
Tom uzaktan kumandayı aldı ve kanallara göz atmaya başladı.Tom picked up the remote and started flipping through channels.
Bu kumarhane para kaybediyor.This casino is losing money.
Kumar oynamak ister misin?Do you like to gamble?
Ben bir kumarbaz değilim.I'm not a gambler.
Tom uzaktan kumandayı televizyona yöneltti.Tom pointed the remote at the TV.
Tom aşırı bir kumarbaz, değil mi?Tom is a compulsive gambler, isn't he?
Tom Mary'ye uzaktan kumandayı uzattı.Tom handed Mary the remote control.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod