Ana içeriğe geç
Sözlük

kulesi ile cümle

kulesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Özgürlük Kulesi, anıt.2011, 2013. Башня Свободы, Мемориал - и моя работа закончена.
Özgürlük Kulesi, anıt.A Freedom Tower, o memorial.
Özgürlük Kulesi, anıt.Die "Freedom Tower," die Gedenkstätte.
Özgürlük Kulesi, anıt.Freedom Tower, az emlékmű.
Özgürlük Kulesi, anıt.Freedom Tower, el monumento conmemorativo.
Özgürlük Kulesi, anıt.La Freedom Tower, il memoriale ai caduti.
Özgürlük Kulesi, anıt.La tour de la liberté, le mémorial.
Özgürlük Kulesi, anıt.Tháp Tự do (Freedom Tower), đài tưởng niệm.
Özgürlük Kulesi, anıt.Кулата на свободата, мемориалът.
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright brillait sur les toits, les dômes, les clochers,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright chiếu những mái nhà, mái vòm, những ngọn tháp,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright paistoi katot, kupolit, että Spiers
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright ragyogott a tetők, a kupolák, a tornyok,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright schien die Dächer, Kuppeln, die Türme,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright sijala strehe, je kupole, je fiale,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright skinnede tagene, kuplerne, den spir,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright splendeva sui tetti, le cupole, le guglie,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright strălucea acoperisuri, cupole, turle,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright świeciło dachy, kopuły, wieże,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright zářil střechy, kopule, věže,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright έλαμψε από τις στέγες, τους θόλους, τα καμπαναριά,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Brilho brilhou os telhados, as cúpulas, os pináculos,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Brilló los techos, las cúpulas, las torres,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Helder scheen de daken, de koepels, de torenspitsen,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Jasne žiaril strechy, kupoly, veže,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"밝은 지붕의 지붕의 첨탑을 빛났다
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Ljus lyste taken, de kupoler, spiror,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Terang bersinar atap, kubah, puncak menara,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Брайт блестеше покриви, куполи, кули,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Яркий сияли крыши, купола, шпили,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Яскравий сяяли даху, куполи, шпилі,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"מוארת זרח גגות, הכיפות, הצריחים,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"برايت أشرق في السقوف ، والقباب ، وأبراج ،
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyorduやロケットは、その瞬間的な火災を切断するには、自己駆動吹いた
Paul katedralinin yanında bulunan bir elektrik trafo merkezi için bir çift soğutma kulesi.이건 변압기를 위한 2개의 쿨링타워입니다. 런던의 성 폴 성당 옆에 있습니다.
Paul katedralinin yanında bulunan bir elektrik trafo merkezi için bir çift soğutma kulesi.לחוות חשמל ליד קתדרלת סנט פול בלונדון.
Paul katedralinin yanında bulunan bir elektrik trafo merkezi için bir çift soğutma kulesi.لمحطات الكهرباء بجانب كاتدرائية سانت بول في لندن.
Paul katedralinin yanında bulunan bir elektrik trafo merkezi için bir çift soğutma kulesi.これはロンドンの セントポール大聖堂の横にあります 日本にある
Sağda meşhur London kulesi,Aan uw rechterkant is de bekende Toren van Londen
Sağda meşhur London kulesi,Na desni imamo slavni londonski stolp, kjer je kraljica Elizabeta priprla svojega dragega g.
Şanzelize'ye, sonra Fouquet'te yememk yeriz ve Eyfel kulesini gezeriz.Champs-Elysées, apoi am vom mânca la Fouquet's şi vom vizita la Turnul Eiffel.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.A keď to počuli všetci mužovia veže Sichema, vošli do hradu, do domu boha Beríta.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.A usłyszawszy wszyscy mężowie, którzy byli na wieży Sychem, przyszli do twierdzy domu boga Beryt.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Da das hörten alle Männer des Turms zu Sichem, gingen sie in die Festung des Hauses des Gottes Berith.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Da hele Besætningen i Sikems Tårn hørte det, begav de sig ben til Kælderrummet i El Berits Hus.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.세겜 망대의 사람들이 이를 듣고 엘브릿 신당의 보장으로 들어갔더니
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Ko pa to slišijo vsi gospodje sihemskega gradiča, stopijo v hram hiše boga Berita.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.kor pedig [ezt] meghallották Sikem tornyának minden férfiai, az El- Berith [isten] házának várába mentek.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Kun kaikki Sikemin tornin miehet sen kuulivat, menivät he Eel-Beritin temppelin holviin.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.La auzul acestui lucru, toţi locuitorii turnului Sihemului s'au dus în cetăţuia casei dumnezeului Berit.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Nghe tin nầy , hết_thảy dân_sự ở tháp Si-chem đều rút về trong đồn của miếu thần Bê-rít .
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Nghe tin nầy, hết thảy dân sự ở tháp Si-chem đều rút về trong đồn của miếu thần Bê-rít.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Tendo ouvido isso todos os cidadãos de Migdol-Siquém, entraram na fortaleza, na casa de El-Berite.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Tutti i signori della torre di Sichem, all'udir questo, entrarono nel sotterraneo del tempio di El-Berit
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Uslyševše pak všickni muži věže Sichemské, vešli do hradu svého, chrámu boha Berit.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Και οτε ηκουσαν παντες οι ανδρες του πυργου της Συχεμ, εισηλθον εις το οχυρωμα του οικου του Θεου Βεριθ.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.А всичките мъже на сихемската кула, като чуха това, влязоха в укреплението на капището на бога си Верита.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Услышав об этом, все бывшие в башне Сихемской ушли в башню капища Ваал-Верифа .
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.וישמעו כל בעלי מגדל שכם ויבאו אל צריח בית אל ברית׃
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.وسمع كل اهل برج شكيم فدخلوا الى صرح بيت ايل بريث.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod