O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldıהוא נשאר במצב זה של הרהורים ריקים ושלווים עד מגדל השעון
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldıبقي في هذه الحالة من التفكير وسلمية فارغة حتى برج الساعة
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı朝の三時を打った。窓から彼が先頭を目撃
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Egy régi templommal szemben lakunk, ami a viharban elvesztette jellegzetes tornyát.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.저희는 유서깊은 교회의 길건너에 살고 있었는데 교회는 그 상징이었던 첨탑이 날라갔더군요.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Locuim peste drum de o biserică istorică care-și pierduse turla iconică în furtună.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Mieszkamy na przeciwko historycznego kościoła, który podczas burzy stracił swoją charakterystyczną wieżę.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Moramos em frente de uma igreja histórica que tinha perdido o seu antigo campanário na tempestade.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Nơi chúng tôi sống đối diện một nhà thờ cổ nó đã mất đi gác chuông biểu tượng trong cơn bão.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Nous vivons en face d'une église historique qui avait perdu son très emblématique clocher dans la tempête.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Viviamo di fronte a una vecchia chiesa che aveva perso il suo caratteristico campanile a causa del tornado.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Vivimos en frente de una iglesia antigua que había perdido el campanario en la tormenta.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.We wonen tegenover een historische kerk die zijn torenspits in de storm had verloren.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Wir wohnen gegenüber einer alten Kirche, die ihren bezeichnenden Turm im Sturm verloren hatte.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Мы живём через улицу от исторической церкви, которая потеряла свой знаковый шпиль во время стихии.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.אנו גרים מול כנסיה עתיקה שאיבדה בסערה את הצריח המיוחד שלה.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.نحن نعيش على الجهة المقابلة من كنيسة تاريخية والتي فقدت برجها الشهير في العاصفة.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.竜巻によって尖塔を失いましたが 一夜にして地域住民の 集まる場所となっていました
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Vanaf deze toren tot de muur van de Ofel waren mannen uit Tekoa aan het werk.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Depois repararam os tecoítas outra parte, defronte da grande torre que se projeta, e até o muro de Ofel.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Kế người ấy có người Thê-cô - a sửa một phần khác đối ngang tháp lớn ló ra , và cho vách Ô - phên .
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Kế người ấy có người Thê-cô-a sửa một phần khác đối ngang tháp lớn ló ra, và cho vách Ô-phên.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.그 다음은 드고아 사람들이 한 부분을 중수하여 내어민 큰 망대 와 마주 대한 곳에서부터 오벨 성벽까지 이르렀느니라
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Za nimi poprawiali Tekuitczykowie drugą część przeciw wieży wielkiej i wysokiej aż do muru Ofel.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Za ním opravovali Tekoitští díl druhý, naproti věži veliké a vysoké, až ke zdi při Ofel.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Za njim so Tekojčani popravljali drugi kos zidu, nasproti visokemu stolpu, ki kvišku moli, in do zidu Ofela.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Za tým opravovali Tekoania druhý diel, od miesta naproti veľkej veži vystupujúcej a tak až po múr Ofela.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.За ними чинили Фекойцы, на втором участке, от места напротив большой выступающей башни до стены Офела.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.След него текойците поправяха друга част срещу голямата издадена кула и до стената на Офил.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.אחריו החזיקו התקעים מדה שנית מנגד המגדל הגדול היוצא ועד חומת העפל׃
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.وبعدهم رمم التقوعيون قسما ثانيا من مقابل البرج الكبير الخارجي الى سور الاكمة.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.其 次 是 提 哥 亞 人 又 修 一 段 、 對 著 那 凸 出 來 的 大 樓 、 直 到 俄 斐 勒 的 牆
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.其次 是 提 哥亞 人 又 修 一 段 、 對著 那 凸出 來 的 大樓 、 直 到 俄斐勒 的 牆
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,A bolo oznámené Abimelechovi, že sa tam shromaždili všetci mužovia veže Sichema.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,A oznámeno jest Abimelechovi, že se tam shromáždili všickni muži věže Sichemské.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Da das Abimelech hörte, daß sich alle Männer des Turms zu Sichem versammelt hatten,
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,E contou-se a Abimeleque que todos os cidadãos de Migbol-Siquém se haviam congregado.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,E informaron a Abimelec que todos los señores de la torre de Siquem estaban reunidos
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Fu riferito ad Abimèlech che tutti i signori della torre di Sichem si erano adunati
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,In sporoči se Abimeleku, da so se zbrali vsi gospodje sihemskega gradiča.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,I opowiedziano Abimelechowi, że się tam zgromadzili wszyscy mężowie wieży Sychem.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,세겜 망대의 모든 사람의 모인 것이 아비멜렉에게 들리매
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Lalu orang memberitahukan kepada Abimelekh bahwa orang-orang di benteng Sikhem itu telah berkumpul di sana
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,mikor Abiméleknek elmondották, hogy Sikem tornyának minden férfiai [ott] gyûltek össze:
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Mutta kun Abimelekille kerrottiin, että kaikki Sikemin tornin miehet olivat kokoontuneet sinne,
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Người ta đem tin cho A-bi-mê-léc hay rằng hết thảy dân sự tháp Si-chem đều hiệp lại tại trong đồn.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Người_ta đem tin cho A-bi-mê-léc hay rằng hết_thảy dân_sự tháp Si-chem đều hiệp lại tại trong đồn .
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Och när det blev berättat for Abimelek att hela besättningen i Sikems torn hade församlat sig där,
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Og da Abimelek fik Melding om, at hele Besætningen i Sikems Tårn var samlet,
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,On avertit Abimélec que tous les habitants de la tour de Sichem s`y étaient rassemblés.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,S'a dat de ştire lui Abimelec că toţi locuitorii turnului Sihemnului s'au strîns acolo.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Så snart det blev meldt Abimelek at alle mennene i Sikems borg hadde samlet sig,
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Και ανηγγελθη προς τον Αβιμελεχ, οτι συνηθροισθησαν παντες οι ανδρες του πυργου της Συχεμ.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,Авимелеху донесено, что собрались туда все бывшие в башне Сихемской.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,И извести се на Авимелеха, че всичките мъже от сихемската кула се били събрали.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,ויגד לאבימלך כי התקבצו כל בעלי מגדל שכם׃
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,فأخبر ابيمالك ان كل اهل برج شكيم قد اجتمعوا.
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,有 人 告 訴 亞 比 米 勒 、 說 、 示 劍 樓 的 人 都 聚 在 一 處
Onların Şekem Kulesinde toplandığını haber alan Avimelek,有 人 告 訴亞 比 米勒 、 說 、 示劍 樓 的 人 都 聚 在 一 處
' Onun nesi harika bu konuyla ilgili tarihlerde Babil Kulesi, pozitif hakkında"Της αρέσει τον πύργο της Βαβέλ εκεί έξω, επί του θέματος, αυτό που είναι μεγάλο για θετικό