Ana içeriğe geç
Sözlük

kulesi ile cümle

kulesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."교회의 뾰쪽탑을 생각해 보세요" 라고 하면, 대부분의 사람들은 이것을 일반화된 특정 형태로 생각하죠.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Nghĩ về các tháp chuông nhà thờ" mọi người thường nghĩ đến cái chung chung.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Pensate a un campanile" la maggioranza capisce un campanile in generale, generico.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Pensem numa torre de igreja" a maior parte tem uma imagem genérica de uma torre.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Pensez à un clocher d'église.", la plupart des gens ont cette sorte de clocher d'église générique.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Piensen en un campanario de iglesia" mucha gente piensa en cierta forma muy generalizada.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir.Som om jag säger, "Tänk på ett kyrktorn." tänker de flesta på ett typiskt kyrktorn.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Tænk på et kirkespir", så ville de fleste mennesker se en slags generaliseret generisk et.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Σκεφτείτε ένα καμπαναριό" οι περισσότεροι άνθρωποι το αντιλαμβάνονται σαν μία γενική ιδέα.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Мисли за църковна камбанария", повечето хора си представят нещо общо, генерализирано.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Представьте себе шпиль церкви", большинство людей представят некий обобщенный, абстрактный шпиль.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir.Якщо я скажу: "Уявіть церковний купол", більшість уявить абстрактний купол.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."חישבו על צריח כנסיה" מרבית האנשים יראו מעין צריח כללי שכזה.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir." فكروا ببرج الكنيسة " أغلبية الناس تُدرك هذا بشكل عام مطلق .
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir.大半の人は一般的なものを想像します この会場では違うかも知れませんが
Mies'in 1928 Berlin için kulesiyle birlikte görürüz ki, soru şu olabilir:베를린을 위한 미스의 1928 타워를 알게 될텐데요,
Mies'in 1928 Berlin için kulesiyle birlikte görürüz ki, soru şu olabilir:נראה עם מגדליו של מיס בברלין ב1928,
Mies'in 1928 Berlin için kulesiyle birlikte görürüz ki, soru şu olabilir:نرى مع برج ميس عام ١٩٢٨ في مدينة برلين،
Mies'in 1928 Berlin için kulesiyle birlikte görürüz ki, soru şu olabilir:「太陽はどこ?」と聞かれるかもしれません
Mimarlık dünyasına bakarsak, Mies'in 1928 Berlin için kulesiyle birlikte görürüz ki, soru şu olabilir:Si observamos el mundo de la arquitectura, vemos la torre de Mies en Berlín, 1928,
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.Bahkan, kisah Menara Babel di Injil adalah fabel dan peringatan tentang kekuatan bahasa.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.Biblický příběh o babylonské věži - to je vlastně báje, jež varuje před silou jazyka.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.De facto, a história da Torre de Babel, na Bíblia, é uma fábula e um aviso sobre o poder da linguagem.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.De fapt, povestea Turnului Babel din Biblie este o fabulă și un avertisment despre puterea limbajului.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.Faktum är, Babels torn berättelsen i Bibeln är en fabel och varning om kraften i språk.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.Historia biblijnej wieży Babel to mit i ostrzeżenie o potędze języka.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.In feite is het Bijbelse verhaal van de Toren van Babel een fabel en een waarschuwing over de kracht van taal.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.I virkeligheden er Babelstårnet i Bibelen en fortælling og advarsel om sprogets magt.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.사실, 성경의 바벨탑 이야기는 언어의 힘에 대한 우화이자 경고입니다.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.Pravzaprav je biblijska zgodba o babilonskem stolpu basen in opozorilo o moči jezika.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.Valójában a Bibliában a Bábel Tornya történet is egy ilyen mese, ami a nyelv erejére figyelmeztet.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.V podstate, Babylonská Veža v príbehu Biblie je bájkou a varovaním o sile reči.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.В самом деле, библейская история о Вавилонской башне это притча и предупреждение о силе языка.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.Всъщност, историята за Вавилонската кула в Библията е мит и предупреждение за силата на езика.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.Насправді, біблійна історія про Вавилонську вежу - це байка та пересторога щодо сили мови.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.למעשה, סיפור מגדל בבל בתנ"ך הוא משל ואזהרה על כוחה של השפה.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.في الحقيقة، قصة برج بابل في الإنجيل هي أسطورة محذرة من قوة اللغة.
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.言語の力に警鐘を 鳴らしている寓話です 自惚れた古代人が言語使用を通じて
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.내가 내 파수하는 곳에 서며 성루에 서리라 그가 내게 무엇이라 말씀하실는지 기다리고 바라보며 나의 질문에 대하여 어떻게 대답하실는지 보리라 그리하였더니
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.על משמרתי אעמדה ואתיצבה על מצור ואצפה לראות מה ידבר בי ומה אשיב על תוכחתי׃
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.على مرصدي اقف وعلى الحصن انتصب واراقب لارى ماذا يقول لي وماذا اجيب عن شكواي.
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.我 要 站 在 守 望 所 、 立 在 望 樓 上 觀 看 、 看 耶 和 華 對 我 說 甚 麼 話 、 我 可 用 甚 麼 話 向 他 訴 冤 。 〔 向 他 訴 冤 或 作 回 答 所 疑 問 的
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.我 要 站在 守望 所 、 立 在 望樓 上 觀看 、 看 耶和華 對 我 說甚麼話 、 我 可 用 甚 麼話 向 他 訴冤 。 〔 向 他 訴冤 或 作 回答 所 疑問的
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı그는 타워 클럭까지 비어있는 평화로운 반사의 상태에 남아
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldıPermaneció en este estado de reflexión vacía y tranquila hasta que el reloj de la torre
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.A rămas în această stare de reflecţie gol şi paşnic până la Turnul cu Ceas a lovit ora trei dimineaţa.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Dia tetap dalam keadaan kosong dan damai refleksi sampai menara jam berdentang tiga pagi.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Er blieb in diesem Zustand leeren und friedlichen Reflexion, bis die Turmuhr schlug drei Uhr morgens.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Han forblev i denne tilstand af tomme og fredelige refleksion, indtil tårnets ur slog klokken tre om morgenen.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Hän pysyi tässä tilassa tyhjien ja rauhallinen heijastus kunnes torni kellon iski kolme aamulla.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Hij bleef in deze staat van lege en rustige reflectie tot de torenklok sloeg drie in de ochtend.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Maradt ebben az állapotban az üres és csendes elmélkedés, amíg a toronyóra csapott három órakor reggel.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Ông vẫn ở trạng thái này phản ánh sản phẩm nào và hòa bình cho đến khi đồng hồ tháp đánh 3:00 vào buổi sáng.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.On je ostal v tem stanju prazne in mirne razmislek do stolp z uro udaril 3:00 zjutraj.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.On pozostał w tym stanie refleksji pusty i spokojnie aż do wieży zegarowej uderzył godzina trzecia nad ranem.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.On zostal v tomto stave prázdneho a pokojného úvahy do veže s hodinami odbili tri hodiny ráno.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.On zůstal v tomto stavu prázdného a pokojného úvahu do věže s hodinami odbily tři hodiny ráno.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Він залишався в такому стані порожніх і мирного відображення до башти з годинником пробили три години ночі.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Он оставался в таком состоянии пустых и мирного отражение до башни с часами пробили три часа ночи.
O kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumu saat kulesi kaldı Sabah 03:00 vurdu.Той остана в това състояние на празна и спокойна размисъл до часовниковата кула удари три часа през нощта.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod