Ana içeriğe geç
Sözlük

kulesi ile cümle

kulesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.In der Nähe von Hamids Haus gibt es auch einen Scharfschützen-Außenposten.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Niedaleko domu Hamida jest również stanowisko snajperów.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Près de la maison de Hamid, se trouve poste de sniper.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.V bližini Hamidovega doma, je tudi ostrostrelska postojanka.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Vicino alla casa di Hamid c"è anche una postazione di cecchini.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.هناك كذلك نقطة تمركز قناصة بجوار منزل حميد.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Aber Malchia, der Sohn Harims, und Hassub, der Sohn Pahath-Moabs, bauten ein andres Stück und den Ofenturm.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.A kõfal másik darabját javítgatá Malkija, Hárim fia és Hassub, a Pahath-Moáb fia, és a kemenczéknek tornyát.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Części zaś drugiej poprawiał Malchyjasz, syn Harymowy, i Hasub, syn Pachatmoabowy, także i wieżę Tannurym.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Druhý diel opravoval Malkiáš, syn Chárimov, a Chaššúb, syn Pachat-moábov, a vežu Pecí.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Druhý pak díl opravoval Malkiáš syn Charimův, a Chasub syn Pachat Moábův, a věži Tannurim.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.En anden Strækningistandsatte Malkija, Harims Søn, og Hassjub, Pahat-Moabs Søn, hen til Ovntårnet.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Et annet stykke blev satt i stand av Malkia, Harims sønn, og Hassub, Pahat-Moabs sønn, og dessuten Ovnstårnet.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.하림의 아들 말기야와 바핫모압의 아들 핫숩이 한 부분과 풀무 망대를 중수하였고
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Malkija, sin Harimov, in Hašub, sin Pahat-moabov, sta pa popravljala drugi kos zidovja in Pečni stolp.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Malquías hijo de Harim y Hasub hijo de Pajat-moab restauraron otro tramo, y también la torre de los Hornos
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Manh-ki-gia , con_trai của Pha-hát-Mô-áp , tu_bổ một phần khác và cái tháp lò .
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Manh-ki-gia, con trai của Pha-hát-Mô-áp, tu bổ một phần khác và cái tháp lò.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Toisen osan korjasivat Malkia, Haarimin poika, ja Hassub, Pahat-Mooabin poika, sekä sen lisäksi Uunitornin.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.А Мелхия, Харимовият син, и Асув, Фаат-моавовият син, поправяха друга част и кулата на пещите.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.На втором участке чинил Малхия, сын Харима, и Хашшув, сын Пахаф-Моава; они же чинили и башню Печную.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.מדה שנית החזיק מלכיה בן חרם וחשוב בן פחת מואב ואת מגדל התנורים׃
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.قسم ثان رممه ملكيا بن حاريم وحشوب بن فحث موآب وبرج التنانير.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.哈 琳 的 兒 子 瑪 基 雅 、 和 巴 哈 摩 押 的 兒 子 哈 述 修 造 一 段 、 並 修 造 爐 樓
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.哈琳 的 兒子瑪 基雅 、 和 巴 哈 摩押 的 兒子 哈述 修造 一 段 、 並修造 爐樓
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.A Izrael sa rušal ďalej a roztiahol svoj stán z tamtej strany veže Éder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Azután tovább költözék Izráel, és a Héder tornyán túl voná fel sátorát.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Derpå brød Israel op og opslog sit Telt hinsides Migdal Eder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Então partiu Israel, e armou a sua tenda além de Migdal-Eder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.I odebral se odtud Izrael, a rozbil stan svůj za věží Eder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.I poszedł stamtąd Izrael, i rozbił namiot swój za wieżą Heder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Israel a plecat mai departe; şi şi -a întins cortul dincolo de Migdal-Eder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Israel partió e instaló su tienda más allá de Migdal-eder
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Israël partit; et il dressa sa tente au delà de Migdal Éder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Israël zette de reis voort en sloeg zijn kamp op bij de Toren van Eder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Ja Israel lähti liikkeelle sieltä ja pystytti telttansa tuolle puolen Karjatornia.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Kế đó , Y-sơ-ra-ên đi , đóng trại ở ngoài nơi tháp Ê - để .
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Kế đó, Y-sơ-ra-ên đi, đóng trại ở ngoài nơi tháp Ê-để.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.이스라엘이 다시 발행하여 에델 망대를 지나 장막을 쳤더라
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Nato se napoti Izrael in razpne šator svoj onkraj stolpa Ederja.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Och Israel bröt upp därifrån och slog upp sitt tält på andra sidan om Herdetornet.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Poi Israele levò l'accampamento e piantò la tenda al di là di Migdal-Eder
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Så brøt Israel op igjen og slo op sitt telt bortenfor Migdal-Eder*. / {* hjordens tårn.}
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Sesudah itu Yakub meneruskan perjalanannya, lalu memasang kemahnya di suatu tempat lewat menara Eder
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Und Israel zog aus und richtete seine Hütte auf jenseit des Turms Eder.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Σηκωθεις δε ο Ισραηλ, εστησε την σκηνην αυτου περαν του Μιγδωλ-εδερ.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.И отправился Израиль и раскинул шатер свой за башнею Гадер.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.Подир това Израил тръгна и разпъна шатрата си оттатък Мигдал-едер.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.ויסע ישראל ויט אהלה מהלאה למגדל עדר׃
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.ثم رحل اسرائيل ونصب خيمته وراء مجدل عدر.
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.以 色 列 起 行 前 往 、 在 以 得 臺 那 邊 支 搭 帳 棚
İsrail yine göçtü ve Eder Kulesinin ötesinde konakladı.以色列 起行 前往 、 在 以 得臺 那 邊支 搭 帳棚
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Ajattele kirkontornia", useimmat ajattelevat sitä käsitteenä.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Berpikir tentang menara gereja" kebanyakan orang akan membayangkan bayangan yang umum.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Denk aan een kerktoren", dan denken de meeste mensen aan een algemeen beeld.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Denken Sie an eine Kirchturmspitze", dann denken die meisten an die verallgemeinerte Form.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Ganditi-va la turnul unei biserici" cei mai mult oameni se gandesc la unul foarte generic.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir."Gondolj egy templomtoronyra!" a legtöbben egyfajta áltlagos toronyra gondolnak.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir.Jeśli powiem: pomyśl o wieży kościelnej, u większości pojawi się "ogólny" obraz.
"Kilise kulesini düşünün" pek çok insanın aklına bu genel ve yaygın şey gelir.Když řeknete "kostelní věž," většina lidí si představí jakousi generalizaci.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod