Ana içeriğe geç
Sözlük

kule ile cümle

kule kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimelec a ajuns pînă la turn; l -a bătut, şi s'a apropiat de uşa turnului ca să -i pună foc.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimelec fue a la torre, la atacó y se acercó a la puerta de la torre para prenderle fuego
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimélech drong door tot de ingang van de toren en stond op het punt de toren in brand te steken,
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimèlech, giunto alla torre, l'attaccò e si accostò alla porta della torre per appiccarvi il fuoco
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimélec parvint jusqu`à la tour; il l`attaqua, et s`approcha de la porte pour y mettre le feu.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,A-bi-mê-léc tấn tới tháp, xông hãm nó, và đi lại gần cửa đặng phóng hỏa.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,A-bi-mê-léc tấn_tới tháp , xông hãm nó , và đi_lại gần cửa đặng phóng_hỏa .
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,E Abimeleque, tendo chegado até a torre, atacou-a, e chegou-se � porta da torre, para lhe meter fogo.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,In Abimelek pride do stolpa in se bojuje zoper njega in pristopi do samih duri v stolp, da jih zažge.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,아비멜렉이 망대 앞에 이르러서 치며 망대의 문에 가까이 나아가서 그것을 불사르려 하더니
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Potom prišiel Abimelech až k veži, bojoval proti nej a priblížil sa až ku dveriam veže, aby ju podpálil ohňom.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Så kom Abimelek til tårnet og kringsatte det; han gikk nær til tårnets inngang for å sette ild på det.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Tehdy přišed Abimelech až k věži, dobýval jí, a přistoupil až ke dveřím věže, aby je zapálil ohněm.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Авимелех пришел к башне и окружил ее и подошел к дверям башни, чтобы сжечь ее огнем.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,ויבא אבימלך עד המגדל וילחם בו ויגש עד פתח המגדל לשרפו באש׃
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,فجاء ابيمالك الى البرج وحاربه واقترب الى باب البرج ليحرقه بالنار.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,亞 比 米 勒 到 了 樓 前 攻 打 、 挨 近 樓 門 、 要 用 火 焚 燒
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,亞比 米勒 到 了 樓前 攻打 、 挨近 樓門 、 要 用 火焚燒
Aynı zamanda da iki kule arasındaki yarı uzaklık olacak. .القطع المكافئ، ستكون هذه منتصف المسافة بين البرجين
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Aku ini sebuah tembok, dan buah dadaku menaranya. Kekasihku tahu bahwa pada dia aku bahagia
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Eu sînt un zid, şi ţîţele mele sînt ca nişte turnuri; în ochii lui am fost ca una care a găsit pace.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Ik heb mijzelf in reinheid bewaard tot nu toe. Nu ben ik voor hem degene, die zich volkomen geven wil.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Io sono un muro e i miei seni sono come torri! Così sono ai suoi occhi come colei che ha trovato pace
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Já jsem zed, a prsy mé jako věže; takž jsem byla před očima jeho, jako nacházející pokoj.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Jam jest mur, a piersi moje jako wieże. Wtenczas byłam przed oczyma jego, jako ta, która znajduje pokój.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Ja som múrom, a moje prsia sú jako veže. Vtedy som bola v jeho očiach ako tá, ktorá našla pokoj.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Jaz sem zid, in prsi moje so kakor stolpi. Tedaj sem bila v očeh njegovih kakor ona, ki je našla mir.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Jeg er en Mur, Mine Bryster Tårne. Da blev jeg i hans Øjne som en, der finder Fred.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Jeg var en mur, og mine bryster som tårner; da vant jeg yndest for hans øine og fikk fred.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Je suis un mur, Et mes seins sont comme des tours; J`ai été à ses yeux comme celle qui trouve la paix.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.나는 성벽이요 나의 유방은 망대 같으니 그러므로 나는 그의 보기에 화평을 얻은자 같구나
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde."Minä olen muuri, ja rintani ovat kuin tornit; vaan nyt olen hänen silmissään niinkuin antautuvainen."
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Yo soy muralla, y mis pechos son torreones. Entonces llegué a ser a sus ojos como quien encuentra paz
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Εγω ειμαι τειχος, και οι μαστοι μου ως πυργοι τοτε ημην εις τους οφθαλμους αυτου ως ευρισκουσα ειρηνην.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.Я – стена, и сосцы у меня, как башни; потому я буду в глазах его, как достигшая полноты.
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.אני חומה ושדי כמגדלות אז הייתי בעיניו כמוצאת שלום׃
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.انا سور وثدياي كبرجين. حينئذ كنت في عينيه كواجدة سلامة
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.我 是 牆 、 我 兩 乳 像 其 上 的 樓 . 那 時 我 在 他 眼 中 像 得 平 安 的 人
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.我 是 牆 、 我兩乳 像 其上 的 樓.那時 我 在 他 眼中 像 得 平安 的 人
Beni o odaya kadar takip ediyor. Çan kulesinin girişi.Persegue-me até uma sala, a entrada para a torre do sino.
Beni o odaya kadar takip ediyor. Çan kulesinin girişi.Pronásleduje mě až ke vstupu do zvonice.
Beni o odaya kadar takip ediyor. Çan kulesinin girişi.Με κυνηγάει στο δωμάτιο αυτό, στην είσοδο του καμπαναριού.
Beni o odaya kadar takip ediyor. Çan kulesinin girişi.Я оказываюсь в комнате, где есть вход на саму колокольню.
Bhimsen Kulesi olarak da bilinen Dharahara, Nepal'in ilk başbakanı Bhimsen Thapa tarafından inşa edilmişti.Dharahara, auch als Bhimsen-Turm bekannt, wurde von Nepals erstem Premierminister, Bhimsen Thapa, erbaut.
Bhimsen Kulesi olarak da bilinen Dharahara, Nepal'in ilk başbakanı Bhimsen Thapa tarafından inşa edilmişti.Dharahara, también conocida como Torre Bhimsen, fue construida por el primer ministro de Nepal, Bhimsen Thapa.
Bhimsen Kulesi olarak da bilinen Dharahara, Nepal'in ilk başbakanı Bhimsen Thapa tarafından inşa edilmişti.Дхарахара, известная также как башня Бхимсен, была построена первым премьер-министром Непала Бхимсен Тапа.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.En dag föll några torn och huset nära parken blev ett hus under aska, så de flydde.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.Într-o zi nişte turnuri au căzut, casa de lângă parc a devenit o casă sub cenuşă, aşa că ei au evadat.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.어느날 어떤 큰 빌딩들이 무너지고 공원 근처의 있던 집은 재투성이가 되서 다들 도망가게 되었죠.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.Un giorno caddero delle torri e la casa vicino al parco divenne una casa sotto la cenere, e così fuggirono.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.יום אחד נפלו כמה מגדלים והבית ליד הפארק הפך לבית תחת אפר, אז הם ברחו.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.公園の近くの家は 灰の下の家になり みんなで逃げ出した リュックで背負われ 自転車で 暗室へと でもウースター通りのロフトは
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Cuando miré de nuevo un par de minutos después y vi quemarse la segunda torre, supe que estábamos en guerra.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Enkele minuten later toen ik weer keek en de tweede toren zag branden, wist ik dat we in oorlog waren.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Gdy po chwili wyjrzałem ponownie, zobaczyłem, jak płonie druga. Zrozumiałem, że to wojna.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.몇 분 뒤 다시 내다보았을때 두번째 건물이 불타고 있었고 전 그제서야 전쟁이 일어났다는걸 깨달았습니다.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Minutos depois, quando voltei a olhar e vi a segunda torre a arder, percebi que estávamos em guerra.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Muutaman minuutin kuluttua, nähtyäni toisen tornin palavan, tiesin, että olimme sodassa.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Pár perccel később pedig láttam a másik torony lángjait. Tudtam, hogy hadban állunk.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Несколько минут спустя, когда я взглянул снова и увидел вторую башню горящей, я знал, что мы на войне.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod