Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.学校に頼らない教育がそこにあります これによって一体 どんなことがができるでしょうか?
Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.어떤은 화로에 앉아 귀에서 귀에 좋다고 웃어했다.
Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.אשר ישב על האח מחייך מאוזן לאוזן.
Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.الذي كان يجلس على موقد ويبتسم ابتسامة عريضة من الأذن إلى الأذن.
Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.彼女は確かではないのだったからアリス、少しおずおず言った、"、あなたが私を伝えるとしてください"
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylece tüm zamanların en iyi içeceklerden biri keşfedildi.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylece tüm zamanların en iyi ikramlarından biri icat edilmiştir.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylece tüm zamanların en serinletici içeçeklerinden biri icat edildi.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylece tüm zamanların en serinletici içeceklerinden birini bulmuş oldu. Muhasebecisi Frank Robinson
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylelikle, dünyanın en harika içeceklerinden biri yaratılmış oldu.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylelikle şimdiye kadar ki en serinletici içeceği buldu.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylelikle tüm zamanların en iyi tatlarından biri kesfedildi
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Doktor Pemberton'ın bu icadına Coca-Cola adını verme fikri, muhasebecisi Frank Robinson'a aitti.
Üniversitelerde öğretilmiyor. Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.Man lernt es nicht an der Uni, sondern durch Überlieferung - die Ausbildung ist informell.