Dan'in boğazı neredeyse kulaktan kulağa kesildi.Dan's throat was cut almost from ear to ear.
Piyanoyu kulaktan duyma çalar.She plays piano by ear.
Kavalı kulaktan çalıyor.He plays the kaval by ear.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.It's taught [by] word of mouth, and it's an informal education system around this.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.I had heard of you by the hearing of the ear, but now my eye sees you.
Amerikalıları ülkeye getirdiğimizde, söz kulaktan kulağa yayılacaktır.Once we bring Americans to the country, they will spread the word.
Tsujii, yeni müzik eserlerini tamamen kulaktan öğrenmektedir.Tsujii learns new musical works strictly by ear.
Laboratuvarında çalışanlar Pavlov'un araştırmalarını kulaktan kulağa yaymışlardı.Sie bestätigen in ihren Publikationen die Arbeiten Paulescus.
Adamlar kulaktan dolma üç cümleyle beni kandıracaklarını düşünüyor.Les hommes croyaient qu'ils allaient m'appâter avec trois phrases susurrées à l'oreille.
Tom piyanoyu kulaktan çalar.Том играет на пианино на слух.
Diğerleri tahminlere veya kulaktan dolma bilgilere dayanır.وغيرهم من الحكماء والمثقفين وأهل الحل والعقد.
Ancak bütün kasabaya kulaktan kulağa yayılır ve herkes inanır.Ať to slyší celý Izrael a bojí se.
İyinin kötüyü yendiği efsaneler, kehanetler kulaktan kulağa yayılır.Opakem sebenaplňujícího se proroctví je proroctví sebemařící se.
Ne yazık ki çağımızda insanlar kulaktan dolma bilgilerle yetinmektedirler.Trong các hoạn quan có người nghe được chuyện bèn báo với Trương Nhượng.
Kıssacılar kulaktan kulağa geçen hikâyeleri kolaylıkla ezberleme kabiliyetleri ile bilinirdi.そこで私は音響についての単純でよく知られた事実を思い出した。
Diğerleri tahminlere veya kulaktan dolma bilgilere dayanır.惟淵藻、淵明於他傳中可考而知;而又或改淵為深。
Diğerleri tahminlere veya kulaktan dolma bilgilere dayanır.소연경(所緣境)은 인식대상(認識對象) 또는 인식범위(認識範圍) 의 다른 말이다.
Gazetecilik kulaktan dolma bilgilerle yapılmaz.להודעת העיתונות לא מצורף מאזן.
Burnunuzu çekmeyin mutfakta tek şey, aşçı, büyük bir kedi Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.Единствените неща в кухнята, не кихам, са готвач, и голяма котка който седеше на огнището и ухилен до уши.
Burnunuzu çekmeyin mutfakta tek şey, aşçı, büyük bir kedi Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.Єдине, на кухні, не чхати, був кухарем, і велика кішка який сидів на вогнище і посміхаючись від вуха до вуха.
Fikirlere, geleneklere, kulaktan kulağa devredilmiş değerlere veyaНам следует искать значимую для человека информацию, а не информацию, основанную на мнениях, народных обычаях,
Fikirlere, geleneklere, kulaktan kulağa devredilmiş değerlere veyaТрябва винаги да се стремим към информация, която помага на хората.
Fikirlere, geleneklere, kulaktan kulağa devredilmiş değerlere veyaעלינו לחפש מידע שהוא רלוונטי עבור בני-אדם.
Fikirlere, geleneklere, kulaktan kulağa devredilmiş değerlere veyaعلينا أن نسعى للحصول على المعرفة ذات الصلة بالناس،
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Az én fülemnek hallásával hallottam felõled, most pedig szemeimmel látlak téged.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Bare hvad ryktet meldte, hadde jeg hørt om dig; men nu har mitt øie sett dig.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Blott hörsägner hade jag förnummit om dig, men nu har jag fått se dig med egna ögon.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Com os ouvidos eu ouvira falar de ti; mas agora te vêem os meus olhos.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.De oídas había oído de ti, pero ahora mis ojos te ven
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Doteraz som bol iba počul o tebe; ale teraz ťa vidí moje oko.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Ich hatte von dir mit den Ohren gehört; aber nun hat dich mein Auge gesehen.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Io ti conoscevo per sentito dire, ma ora i miei occhi ti vedono
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Jeg havde kun hørt et Rygte om dig, men nu har mit Øje set dig;
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.내가 주께 대하여 귀로 듣기만 하였삽더니 이제는 눈으로 주를 뵈옵나이다
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Korvakuulolta vain olin sinusta kuullut, mutta nyt on silmäni sinut nähnyt.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Le s sluhom ušesa sem slišal o tebi, a sedaj te oko moje vidi.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Maar nu zeg ik: 'Ik had al eerder van U gehoord, maar nu heb ik U gezien.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Mon oreille avait entendu parler de toi; Mais maintenant mon oeil t`a vu.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Przedtem tylko ucho słyszało o tobie; ale teraz oko moje widzi cię.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Tolikoť jsem slýchal o tobě, nyní pak i oko mé tě vidí.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Trước lỗ tai tôi có nghe đồn về Chúa , Nhưng bây_giờ , mắt tôi đã thấy Ngài :
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Trước lỗ tai tôi có nghe đồn về Chúa, Nhưng bây giờ, mắt tôi đã thấy Ngài:
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.,,Urechea mea auzise vorbindu-se de Tine; dar acum ochiul meu Te -a văzut.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Ηκουον περι σου με την ακοην του ωτιου, αλλα τωρα ο οφθαλμος μου σε βλεπει
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Слушал бях за Тебе със слушането на ухото, Но сега окото ми Те вижда;
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Я слышал о Тебе слухом уха; теперь же мои глаза видят Тебя;
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.לשמע אזן שמעתיך ועתה עיני ראתך׃
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.بسمع الاذن قد سمعت عنك والآن رأتك عيني.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.我 從 前 風 聞 有 你 、 現 在 親 眼 看 見 你
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.我 從前 風聞 有 你 、 現 在 親眼看 見你
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.Het gaat van mond tot mond, een informeel onderwijssysteem.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.Nu se învață în universități.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.Se enseña por el boca a boca, y hay un sistema educativo informal en torno a esto.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.Viene insegnato con il passaparola, ed è un sistema di educazione informale.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.Διδάσκεται από στόμα σε στόμα και πρόκειται για ένα άτυπο εκπαιδευτικό σύστημα γύρω από αυτό.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.Предава се устно и е неформална образователна система.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.Этому учат устно, и вокруг этого имеется система неформального образования.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.זה לא משהו שמוסד.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.إنه يدرس بالكلمات المنطوقة ( كلمة من فمه ) وهو نظام تعليمي غير رسمي حول هذا
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.구전(口傳)으로 배우게 되고, 비정규적인 교육제도인것 입니다.