Kulakları çıkıktır.耳が動く。
Yabani tavşana göre daha küçük olan kulaklarının ucunda benekler vardır.ウサギの耳のほかに人間の耳も生えているらしい。
Kulüpte 17 yıl geçiren Kulaksızoğlu 1924 yılında jübile yapana kadar 216 maça çıkmıştı.彼は17年にわたりチームに在籍し、1924年に引退するまでに216試合に出場した。
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.両耳の少し上。
10-14 gün sonra eniklerin gözleri ve kulakları açılır.生後10 - 15日で開眼し、耳孔も開く。
Tavşanın kulakları eşeğin gibi sivrice ve uzun.耳がウサギのように長い。
Vücuduna göre en uzun kulaklara sahip kedi türlerinden biridir.モデルは耳の長い猫らしい。
Çoğunlukla gözlerinin ve kulaklarının arkasında beyaz bir benek bulunur.眼の後方に、大きく白い斑がありよく目立つ。
Kıssacılar kulaktan kulağa geçen hikâyeleri kolaylıkla ezberleme kabiliyetleri ile bilinirdi.そこで私は音響についての単純でよく知られた事実を思い出した。
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)しかし、事情を聞いた鶴の忠助に頭を丸められてしまったことがある。
Valve ve HTC kulaklığın seçilen geliştiriciler için ücretsiz olacağını açıkladı.ValveとHTCは、同社が認めた開発者にはViveを無料で提供することをアナウンスした。
Kulak püskülleri bulunmaz.耳は聞えない。
Bunun üzerine Gaga, Twitter hesabı üzerinden "Şu sızan sıradaki single'ım kulaklarımı kanatıyor.ガガはこれを受けて、自身のTwitterに「次のシングルがリークされて、耳から血が出そうよ。
Bir zaman sonra sargı çıkarıldığında kulaklarını kaybetmiştir.去り際には切り落とした耳を投げつけた。
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.ウサギの耳を模した帽子を被っている。
Gözleri ve kulakları küçüktür.目や耳はとても小さい。
Kolektif çiftliklerin kurulması aslında kulak sınıfını yok etti.農事修学場の名は正式に農学校と変っていた。
Kulak kepçeleri bulunmamaktadır.生まれつき耳が聞こえない。
Kulakepçeleri büyüktür.耳孔は大型。
"Kulak kızartan" hamle.「耳に吐息」にも弱い。
Kulakları düşüktür ve yanaklara kadar uzanır.嘴はしゃくれて上あごに被さる。
Uzun kulakları vardır.耳が長い。
Kulakları diktir.耳ともいう。
Kulaklar düzenli olarak kontrol edilmeli ve tırnaklar kısa tutulmalıdır.しかし、耳は断耳して立たせ、尾は短く断尾されることもある。
Fare kulaklı bir şapka takar.ネコ耳の帽子をかぶっている。
Tenis topu büyüklüğünde gözleri, uzun kulakları vardır.スポーツ万能で、耳が大きい。
Saldırılara karşı uyanık olduklarında kulakları dikleşir.喜んでいる時は耳が動く。
Kulaklarının üst kısmının kenarları siyah tüylüdür.上の黒い穴は鼻。
‘Yarasaların kulakları neden bu kadar uzundur?」、「栗はどうしてそんなに重装備なの?
Açık kulaklarım var.普通の耳。
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.李傕らは賈詡を親しみながらも恐れたという。
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.巨大な耳が特徴。
Suya dalarken burun ve kulak deliklerini kapatır.水中にいる間は鼻腔と耳を閉じることができる。
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.人間に酷似するが、耳は長く鋭い。
Kanama ciddi ise: Kulak tıkanmadan gazlı bezle kapatılır.ただし、強勢のない音節では舌端が歯茎に触れることなく歯茎接近音で発音される場合も多い。
1 cadde vardır ve tüm dükkânlar bu cadde üzerindedir (Kulaksız Caddesi).この星にはありとあらゆるお店があり、この星のお店は皆生きているらしい。
Aynı tip konnektöre sahip bir cep telefonu kulaklığı test edildi.携帯電話の通話ボタンも同様の意匠があしらわれているものがある。
Söyleyen çavuş kulak dolgunluğu ile yanlış anımsıyor olabilir.・禿頭の爺さん…清兵衛に瓢箪と見間違われる。
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.他同時否認以色列在幕後插手示威。
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.趙匡胤堅拒,眾將士不聽,迫其上馬南行回京。
Diğerleri tahminlere veya kulaktan dolma bilgilere dayanır.惟淵藻、淵明於他傳中可考而知;而又或改淵為深。
Küçük kulaklarına rağmen iyi işitir.她的耳朵也挺小挺漂亮。
Erginleri konakçının yalnızca kulaklarına saldırır.退入庫中者,不止此耳。
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.他們吐唾沫在他臉上,肆意攻擊他。
Bu, Mozart'ın 'İşte benim yapabileceğim bu, dinleyebilecek kulakların olsaydı!' demesidir." demiştir.僧虔为此官,乃曰:“此是乌衣诸郎坐处,我亦可试为耳。
Vahye kulak verip ahirete hazırlananları bekleyen mutluluk ile kafirleri bekleyen kötü son hatırlatılır.信他的人有永生,不信的將要永遠沉淪。
Ayrıca kulakları radar olarak görev yapmaktadır.其工作原理类似雷达。
Kulakları, yarasa kulağına benzer.曰男子事當如是耳。
Cihaz kulaklık üstündeki tekerleğini kullanarak kalibre edilebilir.可以使用耳机顶部的滚轮校准设备。
Uyakları kimi zaman göz için, kimi de kulak içindir.寒宵听行漏,古月看悬玦。
Koromon kıvrık kulaklara, parlak kırmızı gözlere, keskin dişlere sahiptir.他擁有軟軟的耳朵、鮮紅色的眼睛和鋒利的牙齒。
Kulak küpesi (imigluktuq) ve yüzük (qitiqłiaġun) de kullanılır.右耳的外耳和中耳,正视。
Babası Yoşiyahu'nun tavsiyelerine kulak asmadı.不過平原君没有听赵奢的意見。
Yardım istedim ölüler diyarının bağrından, Kulak verdin sesime.我僻處荒徼,幸入朝睹天子声光,即死無憾。
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.顱骨短及低,頂部扁平,有很大及高的枕骨髁。
Yürüyemiyor, kulakları ağır işitiyor ve bir gözü hiç görmüyordu.他们有眼睛看不见,有耳朵听不见。
Kulakların gerçekleştirdiği eylemlerinin bastırılması kararlaştırıldı.當場一聽證明自己的耳朵沒錯。
Ortakulak ve kulak zarı yoktur.諸有聽者,莫不開悟。
Çünkü kulak, göz ve kalpten her biri bundan sorumludur.為識等依者,眼識及相應法,依此而生。
Kulaklık, 27 Kasım 2015 tarihinde serbest bırakıldı.该耳机于2015年11月27日发布。